İmralı’da tutuklu bulunan terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, DEM Parti heyetiyle gerçekleştirdiği görüşmede, uzun süredir yasal adımların atılmaması nedeniyle tıkanan sürece dair çarpıcı bir çıkış yaptı. Terör örgütü PKK’nın süreci "fiilen dondurduğunu" açıklamasının ardından tırmanan tartışmaların gölgesinde konuşan teröristbaşı Öcalan, masadaki faaliyete yeni bir isim önerdi. Öcalan, bu adımı "Türk-Kürt ilişkilerini yeniden düzenleme, çağdaşlaştırma, modernleştirme süreci" olarak nitelendirdi.
CHP Genel Merkezi önünde yaşanan polis müdahalesinin hemen ardından İmralı’yı ziyaret eden DEM Parti heyeti, dün gerçekleşen kritik görüşmenin notlarını bugün kamuoyuna servis etti. Notlarda, terör örgütü PKK elebaşının yasal dayanak talebi ve bölgedeki küresel risklere karşı acele edilmesi yönündeki dayatmaları öne çıktı.
"ZAMAN KAYBEDİLMEDEN YASAL TEMEL ŞART"
Orta Doğu’daki bölgesel denkleme dikkat çeken ve sürecin yasal bir zemine oturtulmamasını eleştiren terör örgütü PKK elebaşı Öcalan, zamanın daraldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Büyük bir öfkeyle yüklü toplumları büyük düşünce ve büyük etik değerler olmadan dönüştürmek mümkün değildir. Toplum; hayatın her düzeyinde etik, siyasal, hukuksal ve ekonomik açılardan büyük bir sıkışma yaşıyor. Bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz. Orta Doğu konjonktürünün halen her şeye gebe olduğunu düşünüyorum. İran ve İsrail gibi devletler katılaşıyor ve daha da katılaşacak gibi görünüyor. Orta Doğu'da milliyetçilik ve ayrışmayı geliştirmek, mikro-milliyetçilikleri büyütmek zarar verir. Bölgedeki riskli gelişmeleri gözetecek ve önleyecek, kanlı hesaplaşmaları aşacak bir süreç çalışması yürütüyoruz."
"MECLİS BU HASSASİYETLE HAREKET ETMELİ"
Taleplerinin göz ardı edilmesinin vahim sonuçlar doğuracağını ileri süren teröristbaşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) ve siyasi aktörleri göreve çağırarak tehditvari bir dille konuştu:
"Ve elbette tüm yapılanların yasal bir temele kavuşması önemlidir. Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur. Bütün aktörlerin bu tarihi sorumluluk anlayışla hareket edeceğine ve TBMM'nin de çalışmaları bu hassasiyetle yürüteceğine inanıyorum. sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."
"BU SÜRECE YENİDEN DÜZENLEME SÜRECİ DE DİYEBİLİRİZ"
Hukuk sisteminin ve anayasal düzenin hedef alındığı İmralı görüşmesinde, terör örgütü PKK elebaşı Öcalan, sürece neden yeni bir isim önerdiğini ve hedeflerini şu sözlerle açıkladı:
"Biz bu ülkede bunun zeminini geliştirmeye ve imkanlarını büyütmeye çalışıyoruz. İmralı'da çözüme doğru yasal adımlara giderken cumhuriyeti demokratik bir çıkışa, demokratik bir hukuka hazırlamayı çok önemsiyoruz. Bunu hem parti içi hem partiler arası demokrasi eksikliğini de gidermeye yönelik bir adım olarak görüyoruz. Tüm çabaların karşılığı, cumhuriyeti demokratik bir içeriğe ve kültüre kavuşturmak, bunları güvence altına alan sağlam bir hukuk sistemi altına alan sağlam bir hukuk sistemi kurmak olacaktır. Bu temelde herkesi Barış ve Demokratik Toplum Sürecine katkı sunmaya çağırıyorum. Kürtlerin demokratik cumhuriyete entegrasyonunun anlamı budur. Kürt meselesinin yıllarca kilitlediği bir durumu aşmaya çalışıyoruz. Kürt meselesinden kaynaklı şiddet öğesi, çözüm sistematiğiyle aşılıyor. Bu sürece Türk-Kürt ilişkilerini yeniden düzenleme, çağdaşlaştırma, modernleştirme süreci de diyebiliriz. Barış ve Demokratik Toplum Sürecine destek sunan uluslararası aydın ve akademisyenlerin mesajları kitaplaştırılmış. Bu çerçevede her türlü öneri, eleştiri ve katkıyı en titiz şekilde değerlendirmeye hazır olduğumu vurgulamak isterim. Barışa ve demokrasiye en fazla ihtiyacımız olan dönemde çok önemli destekleri için hepsini selamlıyorum."




