ABD Başkanı Trump’ın uluslararası hukuku hiçe sayan çıkışlar, yabancı liderlere yönelik alaycı ifadeleri ve son olarak Papa 14. Leo hakkında sarf ettiği sözler ile sosyal medyada kendisini Hz. İsa olarak tasvir eden görsel paylaşımı, “Bu bir strateji mi, yoksa kontrol kaybı mı?” sorusunu gündeme taşıdı.

Konuyu Türkinform’a değerlendiren siyaset bilimi uzmanlarına göre, Trump’ın söylemleri yeni değil. Popülist liderlik tarzının bir parçası olarak provokatif ve sınır zorlayıcı dil kullanımı, seçmen mobilizasyonu açısından bilinçli bir strateji olarak kendini gösteriyor.

Trump Papa Paylaşım

Uluslararası ilişkiler uzmanları ise bu durumu, “Trump, kriz ve kaos üzerinden gündem belirleyen bir lider profili çiziyor. Bu tür açıklamalar çoğu zaman irrasyonel görünse de tabanını konsolide etmeye yönelik hesaplı hamleler olabilir.” değerlendirmesi yapıyor.

DOZU KAÇIYOR

Ancak son dönemdeki söylemlerin dozunun arttığına dikkat çeken klinik psikologlar ve davranış bilimciler ise iki ana ihtimali öne çıkarıyor:

1-Güç zehirlenmesi: Uzun süre yüksek güç ve görünürlük sahibi olan liderlerde, kendini “dokunulmaz” hissetme hali gelişebiliyor. Bu durum empati kaybı, aşırı özgüven ve gerçeklik algısında bozulma ile sonuçlanabiliyor.

Venezuela'daki "çifte felaket"te korkunç rakam: 68 bin kişi kayıp
Venezuela'daki "çifte felaket"te korkunç rakam: 68 bin kişi kayıp
İçeriği Görüntüle

Bu durumdaki kişiler için “Kendilerini eleştiriden bağımsız görmeye başlar. Bu da sınırları aşan söylemleri normalleştirir.” değerlendirmesi yapılıyor.

2-Narsistik kişilik örüntülerinin derinleşmesi: Trump hakkında daha önce de sıkça dile getirilen narsistik eğilimlerin, yoğun baskı ve güç birleşimiyle daha görünür hale geldiği öne sürülüyor. Kişinin kendisini tarihsel veya dini figürlerle özdeşleştirmesi, “büyüklük fantezisi”nin bir yansıması olabilir.

Official Presidential Portrait Of President Donald J. Trump (2025).Jpg

AKLİ DENGE KAYBI VAR MI?

Uzmanlar, bir lider hakkında doğrudan “akli dengesini yitirdi” demenin bilimsel olarak mümkün olmadığını özellikle vurguluyor. Uzaktan teşhis koymanın etik olmadığını belirten psikiyatristler, bu tür değerlendirmelerin ancak klinik gözlemle yapılabileceğini ifade ediyor.

Ancak davranış kalıpları üzerinden şu şekilde risk analizi yapılabileceği belirtiliyor:

-Gerçeklikten kopuk söylemler.

-Kendini aşırı yüceltme.

-Kurumsal normları küçümseme.

-Sürekli çatışma üretme.

Bu unsurların artması, liderlik tarzında “tehlikeli kayma” olarak değerlendiriliyor.

Trump’ın söylemlerinin yalnızca iç politikaya değil, küresel dengelere de etkisinin büyük olduğuna işaret eden uzmanlar, diplomatik teamüllerin dışına çıkan açıklamaların müttefiklerle ilişkileri zayıflatırken, kriz riskini artırdığı vurgulanıyor.

Dış politika analistleri, “Bu tarz çıkışlar, öngörülebilirliği azaltır. Uluslararası sistemde en tehlikeli şey belirsizliktir.” şeklinde özetliyor.

BIÇAK SIRTI DENGE

Uzmanlar, Trump’ın davranışlarını tek bir nedene indirgemenin mümkün olmadığının altını çizerek, bir yandan bilinçli bir siyasi strateji, diğer yandan ise güçle birlikte gelen psikolojik dönüşümün iç içe geçmiş olması ihtimalinin ağır bastığını ifade ediyor.

Uzmanlar asıl sorunu, bireysel bir tartışma değil, küresel istikrar açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir sürecin işareti olarak görüyor.

Muhabir: Ömür Melih Üzelce