Beyaz Saray lideri, askeri operasyonların son durumuna dair çarpıcı mesajlar verirken İsrail'in İran'a yönelik olası saldırılarını erteleme süreci hakkında da ipleri elinde tuttuğunu belirtti. Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tamamen kendi direktiflerine göre hareket edeceğinin altını çizdi.
MEZUNİYET TÖRENİNDE ASKERİ GÖZDAĞI
ABD Başkanı Donald Trump, Connecticut eyaletinde gerçekleştirilen Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'nde kürsüye çıkarak küresel kamuoyunun gözünü çevirdiği İran gerilimine ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. ABD ordusunun son dönemde sergilediği performansın "önemli işler" olarak nitelendirilebileceğini ifade eden Trump, hem Venezuela hem de İran cephelerinde operasyonel anlamda oldukça başarılı adımlar attıklarını savundu.
İRAN'IN HER ŞEYİ BÜYÜK ÖLÇÜDE GİTTİ
Konuşmasında Tahran yönetiminin savunma mekanizmalarına ciddi zararlar verdiklerini ileri süren Trump, İran'ın askeri kapasitesinin neredeyse sıfırlandığını iddia etti. Sert ve net ifadeler kullanan ABD Başkanı, "(İran'ın) Her şeyi gitti, donanmaları gitti, hava kuvvetleri gitti, neredeyse her şey. Şu anda önümüzde duran tek soru şu: Gidip bu işi bitirecek miyiz, yoksa bir anlaşma imzalayacaklar mı? Bakalım ne olacak?" şeklinde konuştu.
NETANYAHU BEN NE İSTERSEM ONU YAPACAK
Trump, askeri törene katılmak üzere hareket etmeden önce havalimanında basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, Orta Doğu politikasındaki hiyerarşiyi net bir dille ortaya koydu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a yönelik planlanan hava operasyonlarını ve askeri saldırıları ne kadar süreyle erteleyeceği yönündeki soruya yanıt veren Trump, "O (Netanyahu), ben onun ne yapmasını istiyorsam onu yapacak." diyerek bölgedeki nihai karar merciinin Washington olduğunu vurguladı.
MASADAKİ SINIRLI SÜRE DARALIYOR
Körfez bölgesinde savaş tamtamlarının çalındığı ve operasyon emrinin "son 1 saat kala" ertelendiğinin açıklandığı bu kritik günlerde, Trump'ın son çıkışı müzakere kanallarının ne kadar daraldığını gösterdi. Tahran'a tanınan kısıtlı sürenin ardından ABD'nin nasıl bir yol izleyeceği, bölge ülkeleri ve uluslararası aktörler tarafından büyük bir endişe ve merakla takip ediliyor.





