Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına gazeteci Hüseyin Aykol’u anarak başlayan Hatimoğulları, iç politika, ekonomi, barış süreci ve uluslararası gelişmelere ilişkin başlıkları değerlendirdi.
2025 YILINA İLİŞKİN TOPLUMSAL TABLO
Hatimoğulları, 2025 yılında demokratik güvencelerin daha fazla tahrip edildiğini, kadınlara yönelik şiddetin arttığını, muhalif belediye başkanları ve yönetimlerinin tutuklandığını ve çok sayıda belediyeye kayyım atandığını söyledi. Depremin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen yaraların sarılamadığını ifade eden Hatimoğulları, Hatay’da birçok ilçenin yeni yıla elektriksiz girdiğini belirtti ve yetkilileri hızlı müdahaleye davet etti.
SİYASİ MAHPUSLARA MESAJ
Hatimoğulları, yeni yıla girilmesine rağmen infazı yakılan kişilerin hâlâ cezaevinde bulunduğunu belirterek, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Osman Kavala’nın isimlerini anarak tüm siyasi mahpusların yeni yılını kutladı.
27 ŞUBAT ÇAĞRISI VE BARIŞ VURGUSU
27 Şubat 2025 tarihinde demokratik toplum ve barış eksenli bir çağrının yapıldığını hatırlatan Hatimoğulları, bu çağrının barış için önemli bir imkan sunduğunu söyledi. PKK’nin çağrıya uyarak kendini feshettiğini ve silahlı mücadele yerine demokratik mücadeleyi esas alacağını açıkladığını belirten Hatimoğulları, DEM Parti olarak çabalarını barışa, rotalarını demokrasiye ve umutlarını adalet içinde bir geleceğe yönlendirdiklerini ifade etti.
MECLİS KOMİSYONU VE İMRALI ZİYARETİ
Hatimoğulları, Meclis’te kurulan komisyonun önemli dinlemeler gerçekleştirdiğini ve ardından İmralı ziyaretinin yapıldığını belirtti. Bu gelişmelere rağmen iktidar ve devletin sürece ilişkin adımları henüz karşılamadığını dile getiren Hatimoğulları, artık somut adımların atılması gerektiğini vurguladı.
BARIŞ SÜRECİNE İLİŞKİN UYARILAR
Sürecin belirsizliklerle yönetildiğini ve zamana yayıldığını söyleyen Hatimoğulları, barışın açıklık, cesaret ve kararlı bir irade gerektirdiğini ifade etti. Barış sürecinin belirsizliğe terk edilemeyeceğini, zamana yayılamayacağını ve başka siyasal dosyaların gölgesinde bırakılmaması gerektiğini belirtti.
ÇÖZÜM SÜRECİNE YÖNELİK TALEPLER
Hatimoğulları, ilk etapta bazı adımların atılması gerektiğini belirterek Abdullah Öcalan’ın özgür iletişim ve haberleşme koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi. Siyasi partilerin kendi raporlarını sunduğunu belirten Hatimoğulları, bundan sonraki aşamada ortak konsensüsle bir rapor hazırlanması ve çözüm perspektifiyle yazılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca PKK’ye ve sonuçlarına ilişkin özel bir yasanın çıkarılması, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi, demokratik entegrasyon yasasının çıkarılması, infaz hukukunda adil düzenlemeler yapılması ve siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
ASGARİ ÜCRET ZAMMI VE EKONOMİK ELEŞTİRİLER
Hatimoğulları, asgari ücrette yapılan artışa tepki göstererek kiralardaki yüzde 34,88’lik artışa dikkat çekti. TÜİK verileriyle belirlenen zam oranlarının milyonlarca insanı zor durumda bıraktığını ifade eden Hatimoğulları, Türkiye ekonomisinin mevcut politikaları taşıyamaz hale geldiğini söyledi.
ABD VE VENEZUELA GERİLİMİ
Hatimoğulları, uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, emperyalizmin yeni paylaşım savaşları peşinde koştuğunu ve dünya genelinde jeopolitik risklerin arttığını belirtti. ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarını ele alan Hatimoğulları, bu gelişmelerin 21. yüzyılda emperyalizmin ulaştığı noktayı gösterdiğini ifade etti. Latin Amerika’nın yeniden “arka bahçe” olarak ilan edildiğini söyledi.
ULUSLARARASI BARIŞ ÇAĞRISI
Hatimoğulları, hiçbir halkın egemenliğini hedef alan dış kuşatmanın ve hiçbir halkı baskı altına alan yönetim anlayışının kabul edilemeyeceğini belirtti. Venezuela’da çözümün halkın özgür iradesini kullanabileceği bir ortamın sağlanmasıyla mümkün olacağını söyledi. Emperyalist güçlerin dünyayı büyük bir savaşa sürüklemesinin önlenmesi için enternasyonalist barış hareketinin örgütlenmesi gerektiğini ifade etti.




