Pakistan’daki doğrudan müzakerelerin "anlaşma sağlanamadan" sona ermesi ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik askeri ablukası bölgeyi yangın yerine çevirmişken, CNN’den gelen son dakika bilgisi umutları yeniden yeşertti. Türkiye’nin her iki başkentle yürüttüğü stratejik temaslar, diplomasi kapısını son anda tekrar araladı.
ANKARA’NIN MEKİK DİPLOMASİSİ SONUÇ VERDİ
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in "anlaşma sağlanamadı" açıklamasının ardından bölgede askeri hareketlilik zirveye ulaşmıştı. Ancak Türkiye’nin krizin derinleşmesini engellemek adına yürüttüğü yoğun diplomatik trafik, Washington ve Tahran’ı ateşkes sona ermeden önce son bir kez masaya oturmaya ikna etti. Diplomatik kaynaklar, Ankara’nın sunduğu yeni müzakere taslağının taraflarca değerlendirmeye alındığını belirtiyor.
İKİNCİ TUR İÇİN İKİ ADRES: İSLAMABAD VEYA CENEVRE
CNN’in haberine göre, perşembe günü yapılması planlanan kritik zirve için lojistik hazırlıklar başladı. Görüşmelerin ilk turda olduğu gibi İslamabad’da mı yoksa tarafsız bölge olarak Cenevre’de mi yapılacağı henüz kesinleşmese de, tarafların takvimlerini bu buluşma için ayarladığı bildirildi. Bu zirve, bölgedeki askeri ablukanın sona ermesi ve kalıcı bir barış zemini oluşturulması açısından "son çıkış" olarak görülüyor.

İLK TURDAKİ "AŞIRI TALEP" KRİZİ AŞILACAK MI?
İslamabad’daki ilk turda İran medyasının "ABD’nin aşırı talepleri" olarak nitelediği şartlar, müzakerelerin kilitlenmesine neden olmuştu. ABD tarafı ise Tahran’ın uzlaşmaz tavrından şikayetçiydi. Perşembe günü yapılması beklenen yeni turda, Türkiye’nin arabuluculuk rolüyle bu keskin uçların törpülenmesi ve Orta Doğu’yu rahatlatacak ortak bir çerçevenin oluşturulması hedefleniyor.
DÜNYANIN GÖZÜ PERŞEMBE GÜNÜNDE
Ateşkesin sona ermesine sayılı günler kala yapılacak bu hamle, küresel enerji piyasalarından siyasi dengelere kadar her alanı etkileyecek güçte. Eğer perşembe günü yapılacak görüşmelerden de sonuç çıkmazsa, Hürmüz Boğazı’ndaki askeri ablukanın sıcak bir çatışmaya dönüşmesinden endişe ediliyor. Türkiye’nin "kolaylaştırıcı" rolüyle yönettiği bu süreç, bölgedeki barışın anahtarı olarak değerlendiriliyor.




