Türkiye’de doğurganlık hızı 2024 yılı itibarıyla 1,48'e gerileyerek nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1'in altında kaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve akademik projeksiyonlar, yaşlı nüfus oranının gelecek yıllarda hızla artacağını ortaya koyuyor. 2050’de her dört kişiden birinin 65 yaş ve üzerinde olması bekleniyor.

Yaşlı Nüfus Oranı Hızla Yükseliyor

TÜİK verilerine göre 2024 yılında yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6’ya çıktı. Bu oran, Türkiye'nin “çok yaşlı nüfuslu ülke” kategorisine girmesine neden oldu. Yapılan projeksiyonlar, bu oranın 2050’de yüzde 25’e, 2075’te yüzde 33’e ve 2100’de yüzde 40’a ulaşacağını gösteriyor.

Nüfus 2100’de 54 Milyona Düşebilir

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt’a göre Türkiye’nin toplam nüfusu uzun vadede düşüş eğilimine girecek. Orta senaryoya göre nüfus 93 milyonla zirve yapacak, ardından azalarak 2100’de yaklaşık 70 milyona inecek. Düşük doğurganlık senaryosunda ise nüfus 54 milyona kadar gerileyebilir.

Doğurganlık Büyük Şehirlerde Daha Düşük

Prof. Dr. Eryurt, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde doğurganlık hızının 1,2'nin altına düştüğünü belirtti. Yükseköğrenim gören kadınlarda bu oran 1,2 çocuk seviyesine kadar indi. Kültürel açıdan Türkiye’ye benzeyen ülkelerde benzer düşüşlerin yaşandığına dikkat çekilerek, Türkiye’deki doğum oranlarının da düşmeye devam edeceği öngörülüyor.

Aile Yapısında Büyük Değişim Yaşanıyor

Türkiye'de aile yapısı da değişiyor. Ortalama hane halkı büyüklüğü 1950’lerde 6 kişiyken, günümüzde 3 kişiye kadar düştü. Her 5 haneden biri tek kişilik, her 10 haneden biri ise tek ebeveynli hale geldi. Boşanma oranları da artış gösterdi. 10 evliliğe karşılık 3 boşanma yaşanıyor.

İlk Doğum Yaşı Yükseliyor

Prof. Dr. Eryurt, evlenme ve doğum yaşının giderek yükseldiğini belirtti. Doğumların neredeyse yarısının 30 yaş üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Eryurt, bu durumun demografik yapıyı doğrudan etkilediğini söyledi.

Doğum Oranlarını Artırmaya Yönelik Adımlar Atılıyor

Devlet, doğum oranlarını artırmak için çeşitli teşvikler uygulamaya başladı. Bunlar arasında evlilik kredisi, doğum teşvikleri ve doğum izni süresinin uzatılması yer alıyor. Evlilik kredisi önce deprem bölgesinde uygulamaya alınırken, ardından pilot illerde devam etti ve şu anda tüm Türkiye'de geçerli hale getirildi. Ayrıca çocuk sayısına göre teşvik planları ve doğum izninin bir yıla kadar uzatılması gibi uygulamalar da hayata geçirildi.

Kaynak: AA