Dijital teknolojilerin hızla geliştiği günümüzde kadınların çevrimiçi dünyadaki görünürlüğü artarken, teknoloji sistemlerinin tasarım süreçlerinde ortaya çıkan bazı yapısal sorunlar da tartışılıyor. Florida Gulf Coast University ve Marmara Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen araştırmanın yürütücülerinden Prof. Dr. Şevki Işıklı, dijital teknolojilerin toplumsal cinsiyet üzerindeki etkilerine ilişkin bulguları anlattı. Yapay zeka sistemlerinden sağlık teknolojilerine, dijital platformlardan ekonomik fırsatlara kadar birçok alanda elde edilen veriler, teknolojinin bazı alanlarda kadınlar için yeni fırsatlar sunarken bazı eşitsizlikleri de yeniden üretebildiğini ortaya koydu.

ALGORİTMALAR ERKEK AĞIRLIKLI VERİLERLE EĞİTİLİYOR

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından birinin yapay zekâ sistemlerinin veri yapısıyla ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Şevki Işıklı, algoritmaların tamamen tarafsız olmadığını ifade etti.

Şevki Işıklı, "Yapay zeka sistemleri cinsiyetsiz değil. Çünkü onları eğiten veriler çoğunlukla erkek ağırlıklı. Bu durum sağlık uygulamalarının kadın biyolojisini doğru okuyamamasına, giyilebilir teknolojilerin kadın bedenine uyumsuz tasarlanmasına ve bazı finans teknolojisi uygulamalarının kadınların alışkanlıklarını öngörememesine yol açabiliyor" dedi.

Işıklı, birçok akıllı saat modelinde uzun süre adet döngüsü takibi özelliğinin bulunmamasının da bu duruma örnek olduğunu belirtti.

73480790 57890 Yapay Zeka Nedir Gelecegi

DİJİTAL ORTAMDA ÖZGÜRLÜK VE RİSKLER BİRLİKTE ARTIYOR

Dijital platformların kadınlara ifade alanı sunduğunu ancak bazı riskleri de beraberinde getirdiğini belirten Işıklı, çevrimiçi ortamların iki yönlü bir etki yarattığını söyledi.

Otizm nedir, ve nasıl anlaşılır?
Otizm nedir, ve nasıl anlaşılır?
İçeriği Görüntüle

Şevki Işıklı, "Akıllı cihazlar, sosyal medya, forumlar ve çevrimiçi platformlar kadınlara fikirlerini ifade edebilecekleri geniş bir alan sunuyor. Ancak aynı zamanda siber taciz, dijital şiddet, görüntü temelli istismar ve cinsiyetçi nefret söylemi gibi riskler de artıyor. Bu nedenle bazı kadınlar dijital alanlardan uzaklaşmak zorunda kalabiliyor" ifadelerini kullandı.

Işıklı, araştırmada “dijital özgürlük ile dijital şiddet arasındaki uçurum”un büyüdüğüne dair bulgular bulunduğunu aktardı.

TEKNOLOJİ ALANINDA CİNSİYET KALIPLARI SÜRÜYOR

Teknoloji üretim alanlarında da bazı toplumsal kalıpların etkisinin devam ettiğini belirten Işıklı, özellikle eğitim sürecinde kız öğrencilerin farklı deneyimler yaşayabildiğini söyledi.

Şevki Işıklı, "Kız öğrenciler teknoloji alanlarında çoğu zaman daha az kendine güvenebiliyor. Mühendislik birçok yerde hâlâ erkeklerin alanı olarak görülüyor. Laboratuvarlarda kız öğrencilerin teknik ekipmana erişimi daha düşük olabiliyor. Kadınların duygusal ve sosyal rollere daha yatkın olduğu yönündeki kalıplar da bu tabloyu etkiliyor" dedi.

DİJİTAL EKONOMİDE KADINLARIN POTANSİYELİ

Araştırma bulgularının dijital ekonomide kadınlar açısından yeni fırsatların bulunduğunu da gösterdiğini belirten Işıklı, bazı yapısal engellerin devam ettiğini ifade etti.

Şevki Işıklı, "Dijital ekonomi kadınlara yeni iş ve girişimcilik fırsatları sunuyor. Ancak ev içi bakım yükü, kültürel engeller ve teknolojinin çoğu zaman kadın odaklı tasarlanmaması nedeniyle kadınlar bu fırsatlardan tam kapasiteyle yararlanamıyor" diye konuştu.

Işıklı, özellikle blockchain, finans teknolojileri ve dijital girişimcilik alanlarında kadınların önemli bir potansiyele sahip olduğunu da dile getirdi.

SAĞLIK TEKNOLOJİLERİNDE BİYOLOJİK FARKLILIKLAR YETERİNCE YANSIMIYOR

Dijital sağlık teknolojilerinin de araştırmada incelenen alanlardan biri olduğunu belirten Işıklı, bazı biyolojik farklılıkların tasarım süreçlerinde yeterince dikkate alınmadığını söyledi.

Şevki Işıklı, "Dijital sağlık hizmetleri kadınlar için önemli fırsatlar sunuyor. Ancak biyolojik farklılıklar, hormonal döngüler, yaş ve cinsiyet temelli varyasyonlar teknolojik tasarımlara yeterince yansımayabiliyor. Bu durum veri eksikliklerine ve sağlık hizmetlerinde bazı eşitsizliklere yol açabiliyor" dedi.

Uretken Yapay Zeka Nedir

TEKNOLOJİ EŞİTSİZLİKLERİ YENİDEN ÜRETEBİLİYOR

Araştırmanın genel sonucuna ilişkin değerlendirmede bulunan Işıklı, dijital teknolojilerin toplumsal eşitsizlikleri tamamen ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Şevki Işıklı, "Dijital teknolojiler toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. Bazı durumlarda bu eşitsizlikler yeni biçimlerde yeniden üretilebiliyor" ifadelerini kullandı.

TEKNOLOJİ TASARIMINDA CİNSİYETE DUYARLI YAKLAŞIM

Araştırmada çözüm önerilerine de yer verildiğini belirten Işıklı, teknoloji tasarım süreçlerinde daha kapsayıcı yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Şevki Işıklı, "Teknoloji tasarımında cinsiyete duyarlı yaklaşımı güçlendirmek, kadınların teknoloji üretim süreçlerine daha fazla katılımını sağlamak ve dijital şiddete karşı güçlü yasal koruma mekanizmaları oluşturmak bu sorunun çözümüne katkı sağlayabilir" dedi.

Muhabir: YAREN TEKİN