Şırnak Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Selçuk Bayburtlu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın TBMM’de yaptığı açıklamanın ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Bayburtlu, Özvar’ın Şırnak Üniversitesi ile ilgili iddialara ilişkin "Bu haberlerle ilgili şüphesi olan varsa YÖK’e beklerim, ilk soruşturmayı ben başlatırım" sözlerini hatırlatarak, YÖK Başkanlığı Özel Kalemi’ni iki kez arayıp görüşme talep ettiğini belirtti.

Bayburtlu, üniversitedeki görev süreci boyunca hakkında açıldığını söylediği disiplin soruşturmaları, mahkeme kararları ve yaşadığını ileri sürdüğü psikolojik baskı iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

"10 SORUŞTURMADAN HİÇBİRİNDEN CEZA ALMADIM"

Bayburtlu, açıklamasında kamuoyunda adı geçen üniversite yöneticisi tarafından hakkında 10 ayrı disiplin soruşturması açıldığını ancak bu süreçlerin hiçbirinde disiplin cezası almadığını ifade etti. Bayburtlu, YÖK Başkanı Özvar’a hitaben yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"14.07.2026 tarihinde TBMM'de yaptığınız konuşmada Şırnak Üniversitesi hakkında çıkan haberlere değinerek, ‘Bu haberlerle ilgili şüphesi olan varsa YÖK'e beklerim, ilk soruşturmayı ben başlatırım.’ şeklindeki beyanınızı dikkatle okudum. Bu kapsamda, özel kaleminizi iki kez arayarak YÖK'e gelmek için randevu talebinde bulunduğumu bilmenizi isterim."

Bayburtlu, hakkında yürütülen süreçlere ilişkin ise, "Sizin çağrınız üzerine kamuoyunda adı geçen kişi tarafından tarafıma bugüne kadar 10 ayrı disiplin soruşturması açılmış olup bunların hiçbirinden disiplin cezası almamış bulunmaktayım" dedi.

MAHKEME KARARLARINI HATIRLATTI

Bayburtlu, görev süresinin uzatılmaması, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ve memuriyetten çıkarılma işlemleriyle ilgili mahkemelerin iptal kararları verdiğini savundu. Açıklamasında, "2024 Şubat ayında görev sürem hiçbir gerekçe gösterilmeden uzatılmamış bu hukuki temeli olmayan işlem idari mahkemece verilen kararda iptal edilmiştir" ifadelerini kullanan Bayburtlu, savunması alınmadan verilen disiplin cezasının da mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunduğunu belirtti.

Bayburtlu, "Kamuoyunda adı geçen şahıs tarafından savunmam dahi alınmadan verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, idare mahkemesince hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Yine memuriyetime son verilmesine ilişkin işlem de mahkeme kararıyla iptal edilmiştir" açıklamasında bulundu.

Oğuzhan Uğur'dan soruşturma sürecine ilişkin dikkat çeken sözler: "Savcı bilirkişi raporunu sonradan gördü"
Oğuzhan Uğur'dan soruşturma sürecine ilişkin dikkat çeken sözler: "Savcı bilirkişi raporunu sonradan gördü"
İçeriği Görüntüle

"SİSTEMATİK PSİKOLOJİK BASKI UYGULANIYOR"

Bayburtlu, mahkeme kararlarına rağmen kendisine yönelik baskının sürdüğünü öne sürdü. Görev süresinin önce bir ay, ardından üçer aylık dönemlerle uzatıldığını belirten Bayburtlu, bu sürecin mağduriyet oluşturduğunu savundu. Açıklamasında, "Buna rağmen aynı kişi tarafından uzun süredir sistematik şekilde psikolojik baskı (mobbing) uygulanmaya devam edildiğini, bu sürecin halen sürdüğünü bilgilerinize arz ederim" ifadelerini kullandı.

Bayburtlu, yaklaşık 20 kez Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne başvurduğunu ve bu başvuruların ardından dört ayrı dava açtığını belirtti.

"YARGI KARARLARININ GEREĞİ TAM OLARAK YERİNE GETİRİLMEDİ"

Anayasa’nın mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunu düzenleyen 138. maddesine dikkat çeken Bayburtlu, lehine sonuçlanan yargı kararlarının uygulanmadığını iddia etti. Bayburtlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü, 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti, 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı ve 74. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkı kapsamında bu açıklamaları yapmaktayım."

Bayburtlu ayrıca, "Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca mahkeme kararlarına uyulmasının zorunlu olmasına rağmen, hakkımda verilen yargı kararlarının gereğinin tam olarak yerine getirilmediğini" savundu.

"AİLE BİRLİĞİM CİDDİ ŞEKİLDE ZARAR GÖRDÜ"

Yaşadığı sürecin ailesini de etkilediğini belirten Bayburtlu, kazandığı davalara rağmen aynı konularda yeniden soruşturmalar açıldığını ileri sürdü. Bayburtlu, "Bu süreçte aile birliğim ciddi şekilde zarar görmüş, kazandığım davalara rağmen aynı konularda yeniden soruşturmalar açılmıştır" dedi.

Söz konusu işlemlerin Türk Ceza Kanunu’nun görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen 257. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğünü belirten Bayburtlu, nihai kararın bağımsız yargı mercilerine ait olduğunu vurguladı.

"HABERLERDEKİ İDDİALAR YAŞADIĞIM SÜREÇLE ÖRTÜŞÜYOR"

Bayburtlu, Şırnak Üniversitesi hakkında basına yansıyan haberlerin tamamı hakkında değerlendirme yapamayacağını ancak kendi yaşadığı süreçlerin bazı iddialarla örtüştüğünü ifade etti. Bayburtlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Son olarak; medyada yer alan haberlerin tamamı hakkında değerlendirme yapmam mümkün olmamakla birlikte, şahsen yaşadığım süreçler itibarıyla bu haberlerde yer alan iddiaların önemli bir kısmının kendi tecrübelerimle örtüştüğünü ifade etmek isterim."

Kaynak: HABER MERKEZİ