Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ilin milli eğitim müdürlüklerine gönderilen genelge, okul öncesinden liseye kadar tüm öğrenciler için kapsamlı bir Ramazan programı öngörüyor. Program çerçevesinde çocukların camilere götürülmesi, çeşitli dini etkinliklere katılması ve aileleriyle fotoğraf paylaşmaları isteniyor. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, bu adımı değerlendirirken, öncelikle anayasa ve laiklik ilkesi açısından ciddi sakıncalar taşıdığını ifade ederek, kararı çok sert eleştirdi.

Meb Den Ramazan Kilavuzu 4 9 Yas Grubundaki Cocuklar Camiye Goturulecek (1)

"AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ANAYASADAN MUAF GİBİ DAVRANIYOR"

Özbay, “Anayasaya açıkça aykırı zaten, laiklik ilkesine de aykırı” diyerek, Bakanlığın uygulamayı hayata geçirirken “sanki anayasadan muafmış gibi” davrandığını vurguladı. Özbay ayrıca, “Anayasanın başlangıç hükümlerine ve ikinci maddesindeki laik devlet ilkesine açıkça aykırı. Eğitimle ilgili temel ilkelere de açıkça aykırı” açıklamasını yaptı.

Thumbs B C 5E7Cf147C96D200056E66B0C88C3Bb92

"PEDOGOJİK UYGUNLUK AÇISINDAN CİDDİ BİR İHLAL"

Özbay, uygulamanın pedagojik açıdan da ciddi sorunlar taşıdığını belirterek, bunun çocukları etiketleme ve dışlama zemini oluşturduğunu aktardı. Özbay, “Pedagojik anlamda da sorunlu. Eğitim, insanların ailelerinden gelen kültürel miraslara ve farklılıklarına saygı duyar; dayatma yeri değildir. Aynı inanca sahip insanlar bile aynı inanç düzeyinde olmak zorunda değildir. Bu ülkede farklı inançtan, farklı mezhepten ya da herhangi bir inancı benimsemeyen yurttaşlar var. Bir din pratiği birleştirici değer olarak sunulamaz. Tam tersine farklı olanı görünmez kılma, baskı altına alma ve dışlama riski taşır” dedi.

Thumbs B C C5De0F3F2Eb2E5Fee420316Bf08Ad5E1

"ALINAN KARAR, AKRAN ZORBALIĞININ ZEMİNİNİ OLUŞTURUR"

Özbay, özellikle yatılı ve pansiyonlu okullarda bu riskin daha da arttığını, akran zorbalığı ve sosyal dışlanma olasılıklarının ciddi boyutta olduğunu ifade etti. O, “Okullarda akran zorbalığının zeminini oluşturur. Çocuk gün boyu okulda; farklı inancı olan ya da sağlık sorunu olan çocuk baskıya maruz kalabilir. Ramazan sohbetleri, cami buluşmaları, manevi destek başlıkları altında okullara kimlerin gireceği de riskli bir alan. Çocuk hakları, pedagojik uygunluk ve anayasal çerçeve açısından ciddi bir ihlal var” diyerek, uygulamanın eğitim ve çocuk hakları açısından sakıncalarını özetledi.

Thumbs B C 14F3B5Cdf01672B8Cc751Ff214B58Ee6

Yaz aylarını öğrenciler nasıl değerlendirmeli?
Yaz aylarını öğrenciler nasıl değerlendirmeli?
İçeriği Görüntüle

"TAMAMEN DİNİ REFERANSLARLA BİR NESİL YETİŞTİRME PROJESİDİR"

Özbay, kararın pedagojik veya bilimsel gerekçelerle alınmadığını, aksine tamamen dini referanslarla bir nesil yetiştirme projesi olduğunu vurguladı. O, “Bu karar pedagojik ya da bilimsel gerekçelerle alınmış değil. Tamamen dini referanslarla bir nesil yetiştirme projesidir. Eğitim araçsallaştırılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı okulların, çocukların ve öğretmenlerin sahibi gibi davranamaz. Milli Eğitimin Temel Kanunu var, anayasa var, çocuk hakları var; hepsi ihlal ediliyor. Öğretmenler, inanmadıkları etkinlikleri yapmak zorunda bırakıldıklarını söylüyor. Bir matematik ya da fen bilgisi öğretmeninin görevi bu değildir. Eğitimin gerçek sorunları görünmez kılınıyor. Bu bir toplum mühendisliğidir. Bu pedagojik değil, siyasi bir tercihtir” ifadelerini kullandı.

"KARARLA BERABER ÖĞRETMEN VE VELİLER ÜZERİNDEKİ BASKI ARTACAK"

Özbay, öğretmenler ve veliler üzerinde ciddi baskı riski bulunduğunu da sözlerine ekleyerek şunları söyledi: “Gönüllülük deniyor ama bu bir talimattır. Veliler tedirgin, öğretmenler tedirgin. Aileyle birlikte çocuğun karar vereceği süreçlere kimse karışamaz. Milli Eğitim Bakanı okulu mu yönetiyor, camiyi mi? Eğitimin bunca sorunu varken din üzerinden etkinliklerle meşgul ediliyoruz. Bir din pratiği birleştirici unsur olamaz. Bu uygulama ayrımcılığı ve dışlamayı başlatır. Yaşanacak olumsuzlukların sorumlusu bu kararı alanlar olacaktır.”

Yusuf Tekin Açıklama Lgs

"HERTÜRLÜ HUKUKİ ADIMLARI ATMA KARARI ALDIK"

Özbay, sendika olarak uygulamaya karşı hem hukuki hem de örgütsel adımlar atacaklarını belirterek, “Anayasal bir ihlal var. Mevzuatta yeri, temeli olamayan ve temel ilkelerine aykırı olan aynı zamanda anayasaya aykırı olan bu karar hakkında hukuki süreci başlatıyoruz. Öğretmenlerin asli görevleri dışında zorlanamayacağı yönünde karar almayı düşünüyoruz. Bu süreç, üyelerimiz ve öğretmenler açısından bağlayıcı olacaktır” dedi.

Muhabir: SEMA ERSOY