Ankara’da bazı alışveriş merkezlerinde (AVM) hafta sonu akşam saatlerinde 18 yaş altı bireylerin girişlerine yönelik getirilen kısıtlama, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kimileri kararı “ayrımcılık” olarak değerlendirirken, güvenlik uzmanları ise uygulamanın uzun süredir biriken sorunların sonucu olduğunu ifade ediyor.
Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, Ankara’da AVM’lere 18 yaş altı bireylerin girişlerine yönelik alınan karara ilişkin Turkınforma’a özel açıklamalarda bulundu.
“GÖZ ARDI EDİLEMEYECEK BOYUTTA”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayar, alınan kararın temelinde güvenlik ve kamu düzenini sağlama amacı olduğunu belirtti. Son yıllarda hem sokaklarda hem de toplu yaşam alanlarında güvenlik algısının zayıfladığına dikkat çeken Bayar, özellikle AVM’lerde yaşanan olayların göz ardı edilemeyecek boyuta ulaştığını söyledi.
“HAFTA SONLARINDA BU TÜR OLAYLAR ARTIŞ GÖSTERİYOR”
“Alışveriş merkezleri yalnızca ticaret yapılan alanlar değil, aynı zamanda ailelerin ve bireylerin güvenli vakit geçirmek istediği sosyal alanlar olarak öne çıkıyor” diyen Bayar, “Ancak son dönemde bu alanlarda yaşanan şiddet olayları, bu temel işlevi zedelemeye başladı” diye konuştu.
“İnsanlar AVM’lere huzur bulmak, zaman geçirmek ve alışveriş yapmak için geliyor. Ancak bazı grupların yüksek sesli tartışmaları, kavgaları ve şiddet içerikli davranışları bu ortamı bozuyor” diyen Bayar, özellikle hafta sonlarında bu tür olayların artış gösterdiğini ifade etti.
“KARAR BİR ANDA ALINMADI”
Uygulamanın ani bir karar olmadığını vurgulayan Bayar, AVM yönetimlerinin uzun süredir benzer olaylarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Bayar, güvenlik görevlilerinin uyarıları, olaylara müdahaleler ve geçici çözümlerin yetersiz kalması üzerine yönetimlerin daha kalıcı önlemler almaya yöneldiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü;
“Her hafta benzer olayların yaşanması, aynı grupların tekrar tekrar sorun çıkarması bu kararı kaçınılmaz hale getirdi. Yönetimler bir araya gelerek hem müşterilerin hem de çalışanların güvenliğini sağlamak adına bu adımı attı”
“AMAÇ GENÇLERİ DIŞLAMAK DEĞİL, KORUMAK”
Kararın en çok tartışılan yönlerinden biri olan “gençlere yönelik yasak” eleştirilerine de değinen Bayar, uygulamanın tüm gençleri kapsayan bir yasak olmadığını özellikle vurguladı. 18 yaş altı bireylerin aileleriyle birlikte AVM’lere girişinde herhangi bir kısıtlama bulunmadığını belirten Bayar, hedefin belirli risk grupları olduğunu söyledi. Bayar, “Burada bir genelleme yapmak doğru değil. Her genç suç işliyor gibi bir algı kesinlikle yanlıştır. Ancak küçük bir grubun yarattığı olumsuzluk, tüm toplumu etkiliyor. Bu tedbir aynı zamanda o gençleri de korumaya yöneliktir” ifadelerini kullandı.
TİCARİ KAYGILAR DA ETKİLİ
Bayar, alınan kararın yalnızca güvenlik değil, ekonomik boyutunun da bulunduğuna dikkat çekti. AVM’lerde yaşanan olumsuzlukların müşteri kaybına yol açtığını belirten Bayer, bu durumun işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Bayar, “Hiçbir işletme müşterisini kaybetmek istemez. İnsanlar ‘orada sürekli olay çıkıyor’ algısına kapıldığında o AVM’ye gitmemeyi tercih eder. Bu da doğrudan ekonomik kayıp anlamına gelir. Dolayısıyla bu karar, ticari sürdürülebilirlik açısından da değerlendirilmeli” diye konuştu.
“BU SADECE LOKAL BİR ÇÖZÜM”
AVM’lerde alınan bu önlemin, sorunun tamamını çözmeye yeterli olmadığını asıl meselenin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurgulayan Bayar, özellikle sokak güvenliği konusuna dikkat çekti. Bayar sözlerine şu şekilde devam etti;
“Bu uygulama AVM içindeki düzeni sağlayabilir ancak sokaktaki sorunu ortadan kaldırmaz. Suça sürüklenen çocuklar meselesi çok daha kapsamlı bir konudur. Eğitimden aile yapısına, sosyal politikalardan güvenlik önlemlerine kadar birçok boyutu vardır”
“SOKAK DEĞİL, TOPLUMUN SORUNU”
Toplumda sıkça kullanılan “sokak çocuğu” ifadesini de eleştiren Bayar, bu yaklaşımın sorumluluktan kaçmak anlamına geldiğini söyledi. Çocukların topluma ait olduğunun altını çizen Bayar, çözümün dışlamak değil sahip çıkmak olduğunu ifade etti. Bayar, “Sokakların çocuk doğurma özelliği yoktur. Bu çocuklar hepimizin. Onları dışlamak yerine rehabilite etmek, yönlendirmek ve topluma kazandırmak zorundayız. Bu noktada sadece güvenlik birimleri değil, tüm kurumlar sorumluluk almalı” şeklinde konuştu.
UYGULAMA YAYGINLAŞABİLİR
Alınan kararın diğer alışveriş merkezlerine de örnek olabileceğini belirten Bayar, uygulamanın sonuçlarının yakından takip edileceğini ifade etti. Güvenliğin sağlandığı ve müşteri memnuniyetinin arttığı bir tablo oluşması halinde benzer kararların farklı şehirlerde de gündeme gelebileceğini söyledi.
Son olarak Bayar, toplumun tüm kesimlerinin ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Daha güvenli, daha huzurlu yaşam alanları oluşturmak hepimizin ortak görevidir” dedi.





