Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail’in adımını sert bir dille eleştiren İletişim Başkanı Duran, "Ellerine bulaşan Filistinli masumların kanını ve yürüttükleri devlet terörünü örtbas etmek isteyenlerin, Türkiye'ye tarih dersi vermeye hakkı yoktur" ifadesini kullandı. Duran, hastaneleri, okulları ve mülteci kamplarını hedef alan bir yapının ahlaki ve tarihi yükümlülüklerden bahsetmesini "insanlık tarihinin gördüğü en büyük ironi" olarak tanımladı.
"BEYHUDE BİR ÖRTBAS ÇABASI"
İsrail'in 1915 olaylarını sözde "soykırım" olarak tanımasını, mevcut insani suçlarını perdeleme girişimi olarak değerlendiren Burhanettin Duran, bu adımın gerçekleri saptıramayacağını belirtti. Duran, "Bebek, kadın, yaşlı demeden on binlerce masum sivili katledenlerin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür" dedi.
"ULUSLARARASI HUKUKU AYAKLAR ALTINA ALIYORLAR"
Açıklamasında İsrail'in uluslararası hukuk karşısındaki tutumuna vurgu yapan İletişim Başkanı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve mülteci kamplarını aralıksız bombalayan, uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yapının ahlaki ve tarihi yükümlülüklerden bahsetmesi, tarihin gördüğü en büyük ironidir."
"VİCDAN BEKÇİLİĞİNE SOYUNMA HAKLARI YOK"
Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) devam eden soykırım davasına dikkat çeken Duran, İsrail yönetiminin vicdani konularda söz söyleme ehliyetini kaybettiğinin altını çizdi. Duran, "Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçuyla yargılananların Türkiye'ye tarih dersi vermeye veya vicdan bekçiliğine soyunmaya zerre kadar hakkı yoktur" ifadeleriyle tepkisini net bir şekilde dile getirdi.





