10 Ağustos 2025’te meydana gelen olayda, Hakan Çakır ile Ahmet Emir Zeynal arasında çıkan kavganın ailelerin de dahil olmasıyla büyüdüğü ve Çakır’ın bıçaklanarak hayatını kaybettiği belirtildi. Olayın ardından Ahmet Emir Zeynal ve babası Cemal Zeynal müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Zeynal ailesinin diğer çocuklarından 14 yaşındaki T.Y.Z.’ye 25 yıl, 17 yaşındaki B.S.Z.’ye ise 32 yıl hapis cezası verildi. Emir Zeynal’ın olay sırasında yanında bulunan arkadaşı Umut Kılınç ise daha sonra serbest bırakıldı.
Çocuklarının aldığı cezaların ağır olduğunu savunan Alev Zeynal, “Çocuklarımın üzerine atılı olan suçları hak etmediklerini düşünüyorum. Çocuklarıma karşı büyük haksızlıklar oldu. Olayın esas mağduru biz olmamıza rağmen karşı tarafın mağdur gösterilmesi bizleri çok üzüyor” ifadelerini kullandı.

“OLAYDA HERHANGİ BİR TACİZ DURUMU YOK”
Olayın kamuoyuna yanlış aktarıldığını ileri süren Zeynal, çocuklarının Hakan Çakır’ın annesi ve kız kardeşine yönelik herhangi bir taciz girişiminde bulunmadığını savundu.
Alev Zeynal, çocuklarının kamuoyunda “tacizci” olarak gösterilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, “Üzerimize ‘taciz’ suçu atıldı. Çocuklarımı sapık ve tacizci gibi kamuoyuna yansıttılar. Olayda herhangi bir taciz durumu olmadığından eminiz. Olmayan bir durumu çocuğuma yakıştırdılar” dedi.
“KAVGAYI ÇIKARAN ÇAKIR TARAFIYDI”
Kavganın başlangıcına ilişkin de kendi anlatımını paylaşan Zeynal, olayın Hakan Çakır’ın annesinin sözleri sonrasında büyüdüğünü ileri sürdü. Zeynal, Çakır’ın annesinin oğlunu arayarak Emir Zeynal’ın kendisine ve kız kardeşine yönelik tacizde bulunduğu yönünde bilgi verdiğini ve bunun ardından iki genç arasında kavga çıktığını iddia etti.
“Esas taciz edilen o gece benim çocuğumdu. Taciz edilmedikleri ve saldırıya uğramadıkları halde oğlunu arayıp sanki bunlar yaşanmış gibi yardım istemiş. İki gencin kavga etmesine neden oldu” ifadelerini kullanan Zeynal, olayın bu şekilde geliştiğini savundu.

“OĞLUMUN KAFASINA ÇİVİLİ SOPALARLA VURULDU”
Olay sırasında oğlu Ahmet Emir Zeynal’ın da darbedildiğini öne süren anne Zeynal, oğlunun kendisini telefonla arayarak yardım istediğini söyledi. Zeynal, “Bir kadın bana sapık ve tacizci dedi. Beni öldürtmeye çalışıyor. Ne olur yetişin” şeklinde oğlunun kendisine söylediğini aktardı.
Olay yerine gittiğinde oğlunun darbedildiğini gördüğünü ileri süren Zeynal, “Üzerine kapanıp darp edilmesini önlemeye çalıştım. Vücudunu parçalamışlar. Esas mağdur biziz” dedi.
“KAVGAYI EN SON EŞİM GÖRDÜ”
Eşi Cemal Zeynal’ın da olay sırasında saldırıya uğradığını öne süren Alev Zeynal, olayın ilk aşamasında çocuklarının ellerinde herhangi bir kesici veya delici alet bulunmadığını savundu. Zeynal, “Kavganın olduğu yere en son gelen eşimdi. Görünce ona saldırdılar. Kafasına çivili sopalarla vurdular. Tüm bunların üzerine oğlum Taha maalesef korku ve heyecanın etkisiyle bıçak almaya gitmiş” diye konuştu.
“HUKUK MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”
Yargılama sürecinde adil karar verilmediğini savunan Alev Zeynal, çocuklarının haklarını aramaya devam edeceğini belirtti. Zeynal, “Ben çocuklarımı kendi ellerimle adalete teslim ettim ama hata yaptığımı düşünüyorum. Hak etmedikleri ağır cezalara çarptırıldılar. Hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğim. Çocuklarımın hakkını aramaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.
Öte yandan açıklamalar, Zeynal ailesinin olayla ilgili kendi anlatımını ve savunmasını yansıtıyor. Dosyaya ilişkin yargı sürecinin sonuçları ve mahkeme kararlarının gerekçeleri ise ayrıca önem taşıyor.




