Resmi açıklamalarda anlaşmanın diğer ülkelere açık olduğu belirtilirken, Mısır'ın kararının bölgesel çatışmaların tarafı olmama isteği ve siyasi çekincelerle bağlantılı olduğu öne sürülüyor. Uzman görüşleri, Mısır'ın bilinçli ve hesaplı politikalar izlediğini ve gelecekte pakta dahil olmasının mümkün olduğunu belirtiyor. Bu durum, bölgedeki askeri ve siyasi dengeler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
MISIR "DOĞAL ORTAK"
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Mekke'de 7 Ağustos'ta imzaladığı Ortak Savunma Anlaşması'na Mısır'ın katılmaması hem bölge hem de Arap basınında geniş yankı uyandırmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve diğer ülkelere de açık olduğunu vurgulamışlardır. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Anadolu Ajansı'na verdiği ropörtajda Mısır'ın bu üç ülkenin 'doğal ortağı' olduğunu söyleyerek gelecekte katılım ihtimalinin bulunduğunu ifade etmiştir.
KAHİRE DAHİL OLACAK MI?
Arap medyasında öne çıkan görüşler, özellikle Kahire'nin bölgedeki mevcut çatışmalara doğrudan dahil olma konusunda çekinceli olduğu yönündedir. BBC Monitoring tarafından aktarılan Al-Shorouk gazetesi editörü Emadeddin Hüseyin, Mısır'ın tüm seçenekleri değerlendirdiğini ve dikkatli bir politika izlediğini belirtmiştir. Mada Masr haberinde, Mısır'ın anlaşmaya savunma iş birliği yerine politika ve hizalanma olarak baktığı, Suudi Arabistan liderliğindeki blok içinde yer almaktan çekindiği vurgulanmıştır. Ayrıca, Arap diplomatlar Mısır'ın Türkiye ve Pakistan ile savunma anlaşması imzalama ihtimalinin karmaşık bölgesel ilişkiler nedeniyle düşük olduğunu ifade etmişlerdir.
Askeri uzmanlar Muhammed al-Shahawi ve Osama Mahmoud Kabeer, Mısır'ın tutumunun bilerek, hesaplı ve ulusal güvenlik endişeleriyle şekillendiğini söylemiştir. Bölgedeki çatışmaların daha da büyümesinin önüne geçmek isteyen Mısır, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmayı sürdürmektedir. Siyasi analistler ise Mısır'ın katılmamasını mevcut şartlar altında 'mantıklı' olarak değerlendirirken, Türkiye'deki bir savunma uzmanı bu kararı diplomatik bir başarısızlık olarak yorumlamıştır.
HUSİLER MEKKE PAKTI İÇİN ÖNEMLİ
Bölge güvenlik çıkarları ve Yemen'deki İran destekli Husilerle başlayan çatışmalar, Mısır'ın Mekke paktına dahil olmamasındaki önemli faktörlerdendir. Al-Araby al-Jadeed sitesine konuşan isimsiz bir Mısırlı kaynak, Kahire'nin Körfez güvenlik politikaları ile örtüşmesine rağmen Yemen ve Irak'taki doğrudan çatışma riskinden çekindiğini ifade etmiştir. Mısır’ın Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonlara yönelik tereddütleri, imzalanan Mekke paktından önce de basında yer almış; özellikle Riyad'ın Mısır'ı ikna çabalarına rağmen Kahire’nin bu konuda temkinli yaklaştığı aktarılmıştır.
Son olarak, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında yapılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması bölgedeki askeri ve siyasi dengeler açısından yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Bu yeni platformun kapsamı ve etkinliği, Mısır gibi bölgesel aktörlerin tutumu ve katılımıyla daha da şekillenecektir. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da belirttiği gibi, Mısır’ın ileride bu pakta dahil olma ihtimali korunmakta, bölgesel istikrar için iş birliğinin önemi vurgulanmaktadır. (Kaynak: Nisa göçer | Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır'ın da Mekke Ortak Savunma Anlaşması)





