İstanbul Yenibosna’da bir çöplüğe terk edilen genç kadın, yakın çevresi tarafından güvenilen bir kişinin elinde hayatını kaybetti. Katil zanlısı, maktulün kolundaki dört bilezik için cinayeti işlediğini itiraf etti. Zanlı, polisin takibiyle yakalanarak tutuklandı.

GÜVENİN VAHŞETE DÖNÜŞTÜĞÜ OLAY
Zanlı, maktulün aile dostu ve sık sık evlerine gelen bir arkadaşıydı.
Maddi sıkıntılar içinde olduğunu belirten zanlı, kolundaki bilezikleri almak için genç kadını boğarak öldürdü.
Cesedi bir çuvala koyup Yenibosna’daki boş arsaya attı.
Polis üç gün süren sorgu ve teknik takip sonucunda zanlıyı köşeye sıkıştırdı.
BİLEZİKLER ELE GEÇİRİLDİ
Zanlının gösterdiği kuyumcuda yapılan aramada, maktule ait dört altın bilezik bulundu.
Zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Maktulün eşi Musa Bey, dost bildikleri kişinin böyle bir suç işlediğini öğrenince büyük şok yaşadı:
“Yıllarca dost bilip evimize aldığımız kişi meğerse bir yılanmış. Oysa işsiz ve parasız olduğu günlerde nanköre soframızda yer vermiştik.”
OLAYIN DETAYLARI
Cinayet 1990 yılının Ocak ayında işlenmişti.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Masası ekipleri, boş bir arsada darp edilmiş ve boğularak öldürülmüş 25 yaşlarında bir kadın cesedi buldu.
Üzerinden kimlik, para veya ziynet eşyası çıkmayan kadının cesedi iz bırakmamak amacıyla özel bir noktaya bırakılmıştı.
İLK ŞÜPHELİ: EŞİ
Maktulün eşi Musa Bey, bir gün sonra karakola kayıp başvurusu yaptı. Adli Tıp morgunda cesedin eşine ait olduğu tespit edildi.İlk aşamada eş, soruşturmanın baş şüphelisi oldu ancak saha araştırmaları ve ifadeler sonucunda şüphe başka yöne kaydı.
Dedektifler, maktulün yakın çevresine yönelerek arkadaşının ani harcamalarını ve kuyumcu kayıtlarını inceledi.
Maddi imkansızlıklarıyla bilinen zanlının cebinde yüklü miktarda para bulunması ve kuyumcuya gitmesi dikkat çekti.
Teknik takip ve deliller, zanlının suçunu itiraf etmesiyle tamamlandı.




