Saraybosna temaslarında AB üyeliğinin önemine vurgu yapan Costa, ülkedeki reform takvimine odaklanılmasını isterken, Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri arasındaki siyasi görüş ayrılıkları ise Bosna Hersek'in Avrupa yolculuğundaki iç çatışmaları gözler önüne serdi.
"GENİŞLEME BİR FIRSATTAN ÖTE JEOPOLİTİK BİR ÇIKAR"
Saraybosna'da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde AB'nin genişlemesinin sadece bir fırsat değil, Avrupa'nın barışı ve istikrarı için bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Bosna Hersek'in katılım müzakerelerinde kritik bir eşikte bulunduğunu hatırlatan Costa, ülkenin hedeflerine odaklanması ve AB standartlarıyla uyum sağlayacak reformların hızını artırması gerektiğini belirtti. AB üyeliğinin sadece ekonomik değil, ortak stratejik tercihleri paylaşan bir siyasi birliğe katılım anlamına geldiğini vurgulayan Costa, başmüzakereci atama sürecinin bir an önce tamamlanması için çağrıda bulundu.

BECIROVIC: "RUSYA YANLISI GÜNDEM AB YOLUNU TIKIYOR"
Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Becirovic, AB ve NATO üyeliğinin ülkenin birinci önceliği olduğunu ifade ederek, AB'nin desteğine teşekkür etti. Ancak katılım sürecindeki yavaşlığa dikkat çeken Becirovic, özellikle Sırp Cumhuriyeti liderliğinin Moskova'nın talimatları doğrultusunda hareket ederek ayrılıkçı bir gündem izlediğini ve bu durumun AB yolunu tıkadığını savundu. Becirovic, Dayton Barış Antlaşması'nı baltalamaya yönelik hamlelerin ve Yüksek Temsilcilik Ofisi'ni (OHR) zayıflatma girişimlerinin ülkenin istikrarını hedef aldığını belirtti.
CVIJANOVIC'TEN OHR'NİN KAPATILMASI ÇAĞRISI
Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Sırp üyesi Zeljka Cvijanovic ise savaşın üzerinden 30 yıl geçtiğine vurgu yaparak, dış müdahalelerin yerel kurumların yetkilerini zayıflattığını savundu. OHR'nin kapatılmasına yönelik somut bir çıkış stratejisi oluşturulması gerektiğini belirten Cvijanovic, ülkenin kendi reformlarını dış baskı olmaksızın, kendi kurumları aracılığıyla gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti. Cvijanovic'e göre, OHR'nin devreden çıkması, hem ülkenin egemenliği hem de AB ile olan ilişkilerin normalleşmesi açısından olumlu bir adım olacaktır.
BOSNA HERSEK'İN AB SÜRECİNDE KIRILGAN DENGELER
AB Konseyi Başkanı Costa’nın temasları, Bosna Hersek'in AB yolundaki yüksek potansiyelini bir kez daha ortaya koyarken, ülkedeki iç siyasi kutuplaşmanın çözüm bekleyen temel bir sorun olduğunu gösterdi. AB üyeliği hem Boşnak, Hırvat hem de Sırp temsilciler tarafından stratejik bir hedef olarak kabul edilse de, OHR'nin varlığı ve dış müdahale tartışmaları, Avrupa standartlarına uyum sürecinde yerel kurumların ortak bir noktada buluşmasını zorlaştırıyor. Önümüzdeki dönemde atılacak adımların, ülkenin hem kendi içindeki güven hem de Brüksel ile olan entegrasyonu açısından belirleyici olması bekleniyor.




