New York'taki mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihli başkanlık bildirisini geçersiz sayarken, davacı şirketlerin ödediği ek vergilerin yasal faiziyle iade edilmesine karar verdi. Karar, Trump yönetiminin ticaret savaşlarında kullandığı yasal dayanaklara vurulan en büyük yargı darbelerinden biri olarak nitelendiriliyor.
BAŞKANLIK BİLDİRİSİ GEÇERSİZ SAYILDI
ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi, Başkan Trump’ın "Temel Uluslararası Ödemeler Sorunlarını Ele Almak" amacıyla çıkardığı geçici ithalat ek vergisi düzenlemesini masaya yatırdı. Mahkeme, 1974 Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü uyarınca kullanılan yetkinin hukuki sınırları aştığına ve bildirinin anayasal çerçeveyle çeliştiğine hükmetti. Bu kararla birlikte, ithal ürünlere getirilen ek yükümlülükler yasal dayanağını kaybetmiş oldu.
ŞİRKETLERE FAİZİYLE VERGİ İADESİ
Washington eyaleti ile Burlap and Barrel ve Basic Fun gibi şirketlerin öncülük ettiği davada, mahkeme davacıları haklı buldu. Karar kapsamında, söz konusu şirketlerin 24 Şubat'tan bu yana ödediği yüzde 10 ve sonrasındaki yüzde 15'lik ek gümrük vergilerinin, devlet tarafından yasal faiziyle birlikte geri ödenmesine hükmedildi. Bu kararın, benzer durumdaki binlerce ABD'li ithalatçı için emsal teşkil etmesi bekleniyor.
YÜKSEK MAHKEME KARARI SONRASI KRİZ DERİNLEŞTİ
Küresel tarifeler süreci, 20 Şubat'ta Yüksek Mahkeme'nin verdiği bir başka kararla başlamıştı. Yüksek Mahkeme, Trump'ın daha önce kullandığı Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nın (IEEPA) başkana tarife koyma yetkisi vermediğini açıklamıştı. Bunun üzerine Trump, yetkisini 1974 Ticaret Yasası'nın 122. Bölümü'ne kaydırarak tarifeleri savunmaya çalışmış, ancak bu yeni hamle de alt mahkemenin hukuk duvarına çarptı.
YÜZDE 15'E ÇIKARILAN TARİFELERDE BELİRSİZLİK
Trump yönetimi, başlangıçta 150 gün süreyle yüzde 10 olarak belirlediği küresel tarife oranını, 21 Şubat'ta yaptığı bir hamleyle yüzde 15'e yükselteceğini duyurmuştu. 24 Şubat'tan itibaren yürürlüğe giren bu oranlar, ABD iç piyasasında fiyat artışlarına ve tedarik zinciri krizlerine yol açmıştı. Ticaret Mahkemesi'nin son kararı, Beyaz Saray'ın korumacı ticaret politikalarına karşı yargı denetiminin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.





