ABD’de yaşayan ve Türkiye’ye gelen içerik üreticisi ve sporcu Deniz Özsoy, sosyal medya hesabından yayınladığı video ile Türkiye’deki hizmet sektörüne ve restoranlardaki fiyat-porsiyon dengesizliğine tepki gösterdi. Türkiye'de ödenen ücretlerin karşılığında alınan hizmet ve ürün kalitesinin sınıfta kaldığını vurgulayan Özsoy, esnafa sert sözlerle yüklendi.
"PORSİYONU KÜÇÜK GÖSTERMEMEK İÇİN ŞİŞE YAĞ TAKMIŞLAR"
Türkiye’de dışarıda yemek yemenin maliyeti ile porsiyonların küçüklüğü arasındaki uçuruma dikkat çeken Deniz Özsoy, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:
"Türkiye'de dışarıda yemek yerken porsiyonların küçüklüğünü ve fiyatların aşırı abartı olmasının azizliğini biraz konuşabilir miyiz? Az önce bir buçuk porsiyon kuzu şiş yedim. Bir porsiyon bana yetmiyor diye bir buçuk söyledim. Gelen et, taş çatlasın 150-200 gram bile değil, tam 150 gram. Çünkü Türkiye'de bir porsiyon 100 gram geliyor. Kuzu şişin fiyatı 1050 lira. 20-25 dolar para ediyor. Doymuyorsun. Üstelik yanındaki etin 50 gramı da yağ idi. Ben sporcu bir adamım, 50 gram yağı ne yapayım? Benim protein almam lazım. Porsiyonu küçük göstermemek için şişe resmen yağ takmışlar. Doymadım; doymadığım için şimdi kelle paça söyledim."
"AMERİKA'DA DA MEKSİKA'DA DA 25 DOLAR AMA O PARAYI VERİNCE ETİ ALABİLİYORUM"
Sorunun fiyatların yüksekliği değil, ödenen paranın karşılığında doymamak olduğunu belirten Özsoy, Türkiye'deki restoran işletmeciliğini dünyadaki örnekleriyle kıyaslayarak sert eleştirilerini sürdürdü:
"Türkiye'de aynı ücreti ödediğiniz halde birçok ülkedeki hizmet ve ürün kalitesini bulamıyoruz. Porsiyonların küçülmesi ve hizmet kalitesinin ödediğiniz bedelle uyuşmaması, tüketicilerde memnuniyetsizlik yaratıyor. Türkiye'de şunu söylemek istiyorum: Türkiye'de dışarıda yemek yediğinde parayı veriyorsun ama maalesef karşılığında hizmeti alamıyorsun. Benim sorunum yemeklerin niye pahalı olduğu değil. Amerika'da da dışarıda et yesem 25 dolar, buna lafım yok. Tayland'da da yesem 25 dolar, Meksika'da da 25 dolar. Ama dünyanın her yerinde 25 doları verince eti alabiliyorum. Ben o parayı 300-400 gram et yiyebileyim diye veriyorum. Sorun parayı vermek değil; parayı verince ufak bir karşılık olarak sadece et koklatmazsanız, yemek üstüne bir de çorba içmek zorunda kalmayız. Bence ülkemizde böyle bir sorun var, buradan esnaflara sesleniyorum."




