Yargı sürecine ilişkin verilen butlan kararının ardından piyasalarda oluşan dalgalanma dikkat çekti. Kararın ardından Borsa İstanbul’da satış baskısı artarken, döviz piyasalarındaki hareketlilik ve Merkez Bankası rezervlerine ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi.
Ekonomi çevreleri, yaşanan sürecin yalnızca kısa vadeli piyasa dalgalanması olmadığını, aynı zamanda yatırımcı güveni açısından da önemli sinyaller verdiğini değerlendiriyor.
“3 SENEDİR UYGULANAN REÇETE HEDEFLERİ TUTTURAMADI”
İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, Türkinform’a yaptığı değerlendirmede son yıllarda uygulanan ekonomi politikalarına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.
Dirican, “Şampiyonlar Ligi iktisatçılarının önerdiği acı reçeteye geçişte 3 seneyi geride bıraktık. İddiaları neydi? Faiz artmalı, bilim bunu gerektirir. Negatif reel faiz deneyi bırakılmalı, makro ihtiyati tedbirler bilim dışı. Hatta bilime davet edilmiş, Ankara'dan zoom ile bunlar anlatılmıştı” dedi.
Uygulanan politikaların beklenen sonuçları vermediğini savunan Dirican, “Yüksek reel faiz ile kur baskılanacak, enflasyon düşecek, dış ticaret açığı azalacak, denk bütçe oluşacaktı. Bugün 3 sene sonunda enflasyon sadece 6 puan aşağısında, kur 2 katını geçti ki sürünen kur paritesinde, dış ticaret açığı eleştirdikleri döneme yaklaşıyor, bütçede faiz gideri ülkenin tarihi rekorunu kırarken bırak denk bütçeyi, sağlık ve eğitim harcamalarından fazla faiz giderimiz var” ifadelerini kullandı.
BORSADA SATIŞ BASKISI ARTTI
Kararın ardından özellikle bankacılık ve holding hisselerinde dikkat çeken kayıplar yaşandı. Piyasalarda artan belirsizlik havası yatırımcıların risk iştahını düşürürken, döviz talebinde de hareketlilik gözlendi.
Dirican, rezerv tartışmalarına ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:
“Şimdi rezervleri konuşuyor yine herkes, faiz artmalı mı diye birbirine soruyor. Yabancı yatırımcı getirisine bakar. Carry trade fırsatını gördü mü diğer gelişmeler ikinci plana düşer.”
“YABANCI YATIRIMCI FIRSATA BAKAR”
Yabancı yatırımcının siyasi gelişmelerden çok getiri ve teşviklere odaklandığını ifade eden Dirican, İstanbul Finans Merkezi hedefinin önemine dikkat çekti.
“İstanbul Finans Merkezi için başta vergi yapılan düzenlemeler dışında teşvikler her durumda dikkatini çeker, yeterli gördüğü yerde de gelir. İngiltere'de kabine defalarca değiştiğinde, Fransa'da Le Pen yasaklı olunca gitmedi mi?” dedi.
Dirican ayrıca Kur Korumalı Mevduat sistemine ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Türk Lirası bir ürün olan opsiyonlu mevduat türü Kur Korumalı Mevduat kalması gereken bir üründü. Esas Merkez Bankası Kanunu ve 32 Sayılı TPKKK mevzuatı gereği kalkması gereken DTH'lardır” ifadelerini kullandı.
“ABD ÖRNEKLERİNDE PİYASALAR YOLUNA DEVAM ETTİ”
Piyasaların siyasi tartışmalardan her zaman aynı ölçüde etkilenmediğini savunan Dirican, ABD örneğini işaret etti.
“ABD Kongre baskını, Trump’ın Biden ile şaibeli seçim çekişmesi, oy pusulalarının mahkemelik olması, Fed Powell için başsavcının izahname istemesi ABD borsalarını etkiledi mi? Hala yükselişleri devam ediyor” dedi.
“ODAK NOKTASI İSTANBUL FİNANS MERKEZİ OLMALI”
Ekonomi Gazetecileri Derneği Bayramlaşma Töreni’nde yaptığı konuşmaya da değinen Dirican, Türkiye’nin İstanbul Finans Merkezi fırsatını kaçırmaması gerektiğini söyledi.
“Tek konuya dikkat çektim. İstanbul Finans Merkezi. Böyle bir fırsat 25-30 senede bir gelir. Bunu 1990 Beyrut sonrası Dubai tercihi gibi kaçırmamalıyız. Ekonomik açıdan odaklanılması gereken tek başlığımız bu” ifadelerini kullandı.
“SWAP HARİÇ NET REZERV TANIMI BİLİMSEL DEĞİL”
Rezerv tartışmalarına ilişkin kullanılan bazı kavramları da eleştiren Dirican, şu değerlendirmede bulundu:
“Swap hariç net rezerv gibi dünyada olmayan, bilimsel hiçbir karşılığı olmayan tanımlarla tereddüte ve kaygıya yer verilmemeli.”
Dirican açıklamasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:
“Para her zaman bulunur, önemli olan hangi maliyetle ve geri ödeyebilecek bir itfa tablosu var mı? 2023 Mayıs öncesi makro veriler daha iyiydi. Şimdi faiz arttırmak gerekirse daha mı iyi olacak ya da ne olacak sorusunun asıl muhatabı Şampiyonlar Ligi denilen zoom sunumu yapan neoklasik ortodoks ana akım.”










