AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne dair sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulundu. Elitaş, 2026 NATO Zirvesi'nin yalnızca uluslararası bir organizasyon değil, Türkiye'nin stratejik önemini ve rolünü pekiştiren bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Elitaş, "Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, krizler ve jeopolitik belirsizliklerin yoğun olduğu bir süreçte gerçekleştirilen bu zirve, Türkiye'nin barış ve istikrar üreten devlet kimliğinin somut bir göstergesidir," dedi. Zirve sırasında oluşan diplomatik atmosferin Türkiye'nin siyasi, askeri, teknolojik ve diplomatik gücünün ulaştığı noktayı açıkça ortaya koyduğunu belirten Elitaş, katılan liderlerin açıklamalarının da Türkiye'nin çok boyutlu gücüne duyulan saygıyı gösterdiğini vurguladı.
"TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKA VİZYONUNU YANSITTI"
Mustafa Elitaş, Türkiye'nin NATO'yu hiçbir zaman saldırgan bir güç olarak görmediğini ve ittifakın caydırıcılık rolünü diplomasi önceler bir yaklaşımla benimsediğini kaydetti. "Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden 'Yurtta sulh, cihanda sulh' anlayışı, bu zirve süresince Türkiye'nin dış politika vizyonunu yansıttı," ifadesini kullandı.
Elitaş ayrıca Türkiye'nin askeri kapasitesinin yalnızca asker sayısına dayalı olmadığını, savunma sanayisi ve askeri teknolojideki gelişmeleriyle de NATO'nun önemli bir aktörü haline geldiğini söyledi. "Türkiye, yerli ve milli savunma teknolojileri ve diplomatik ağırlığı ile ittifak içinde vazgeçilmez bir ülke konumundadır," dedi.
NATO 2026 Zirvesi'nin Türkiye'nin ittifak içindeki konumunun nicelikten niteliğe evrildiğini ve bu değişimin yalnızca Türkiye'nin konumunu değil NATO'nun Türkiye'ye bakışını da değiştirdiğini belirten Elitaş, Türkiye'nin kriz anlarında desteği aranan, stratejik ağırlığı artan bir müttefik haline geldiğini dile getirdi.
"TÜRKİYE SÖZÜ DİNLENEN BİR ÜLKEDİR"
Elitaş, "Bugün Türkiye, sadece söz alan değil, gerektiğinde sözünü cesaretle söyleyen, sözü dinlenen ve değer verilen bir ülkedir. Türkiye'nin güvenliği artık yalnızca kendi sınırları ile sınırlı olmayıp, Avrupa'nın güvenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır," şeklinde konuştu.
Elitaş, Orta Doğu'daki savaşların yol açtığı göç hareketlerinin Avrupa'yı daha ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakmamasında Türkiye'nin üstlendiği tarihi sorumluluğun büyük olduğunu vurguladı. Ayrıca, Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde izlenen dengeli diplomasinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından önemli bir katkı sağladığını ifade etti.
Son olarak, NATO ülkelerinin bugün Türkiye'yi hem niceliksel hem de niteliksel açıdan vazgeçilmez bir müttefik olarak gördüğünü söyleyen Mustafa Elitaş, "2026 Zirvesi, Türkiye'nin barış üreten, güven veren, kriz çözen ve sözüne itibar edilen stratejik bir aktör olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu diplomatik ve stratejik başarı, Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli kazanımlarındandır," dedi.


