Küresel petrol fiyatlarındaki artışın ardından Türkiye’de akaryakıt fiyatları yeniden gündemin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. İlk etapta motorinde yaklaşık 12,5 TL’yi bulan zam beklentisi oluşurken, gelen tepkilerin ardından hükümet eşel mobil sistemini devreye aldı. Ancak ertesi gün ve sonraki süreçte pompaya sınırlı ama peş peşe gelen zamlar, kamuoyunda “büyük zam parça parça mı uygulanıyor?” sorusunu gündeme getirdi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğretim Üyesi ve Politik Ekonomi Uzmanı Elif Kaya, yaşanan sürecin ekonomi yönetiminin karşı karşıya kaldığı klasik bir politika ikilemine işaret ettiğini söyledi.

Putin'den akaryakıta sert müdahale: İhracata yasak, iç piyasaya öncelik
Putin'den akaryakıta sert müdahale: İhracata yasak, iç piyasaya öncelik
İçeriği Görüntüle

Yeni Yıl Öncesi Kötü Haber Akaryakıt Fiyatları Bir Kez Daha Arttı

“EKONOMİK YÖNETİMİN KARŞI KARŞIYA KALDIĞI KLASİK BİR POLİTİKA İKİLEMİ”

Kaya’ya göre akaryakıt fiyatlarının tamamen sabit tutulması, mevcut küresel koşullar altında oldukça zor. Uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurundaki artışların doğrudan maliyetleri etkilediğini belirten Kaya, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada aslında ekonomik yönetimin karşı karşıya kaldığı klasik bir politika ikilemi görüyoruz. Bir tarafta maliyet gerçekliği vardır. Uluslararası petrol fiyatları ve döviz kuru yükseldiğinde akaryakıt fiyatlarını tamamen sabit tutmak mümkün değildir. Çünkü bu durumda ya bütçeden ciddi sübvansiyon verilmesi gerekir ya da vergi gelirleri ciddi şekilde azalır.”

Yeni Yıl Öncesi Kötü Haber Akaryakıt Fiyatları Bir Kez Daha Arttı4

“BÜYÜK ZAM TEK SEFERDE YAPILDIĞINDA ENFLASYON VE TEPKİ RİSKİ ARTIYOR”

Akaryakıta yapılacak yüksek oranlı ve ani zamların kısa sürede fiyatlar genel seviyesine yansıyabileceğine dikkat çeken Kaya, bu durumun hem enflasyon hem de toplumsal tepki açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Kaya, birçok ülkede bu nedenle farklı yöntemler tercih edildiğini belirterek şöyle konuştu:

“Akaryakıta yapılan yüksek oranlı ve ani zamlar kısa sürede fiyatlar genel seviyesine yansır ve tepki oluşturabilir. Bu nedenle birçok ülkede hükümetler bazen ‘kademeli fiyat ayarlaması’ yöntemini tercih eder. Büyük bir fiyat artışını tek seferde yapmak yerine zamları daha küçük dilimlere bölmek, ekonomik ve sosyal etkileri daha yönetilebilir hale getirebilir."

Akaryakıt Fiyatları Durmuyor! Yeni Zam Yolda1

“AKARYAKIT FİYAT POLİTİKASI SADECE ENERJİ DEĞİL, MAKROEKONOMİ MESELESİ”

Elif Kaya’ya göre akaryakıt fiyatları yalnızca enerji piyasasının değil, aynı zamanda kamu maliyesi ve makroekonomik yönetimin de önemli bir parçası. Bu nedenle alınan kararlar çoğu zaman birden fazla hedef arasında denge kurma amacı taşıyor. Kaya, ekonomi politikası açısından üç temel hedefe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Dolayısıyla burada görülen durum büyük ölçüde maliyet baskısı ile sosyal ve siyasi hassasiyetler arasında denge kurma çabasıdır. Ekonomi politikası açısından bakıldığında bu tür kararlar genellikle üç hedef arasında denge kurmaya çalışır: Enflasyonu kontrol etmek, bütçe dengelerini korumak ve toplumsal maliyetleri sınırlamak.”

Akaryakıt Tabelası Değişti! Beklenen Zam Geldi1

“EŞEL MOBİL ENFLASYON BASKISINI SINIRLAMAYA YÖNELİK BİR ARAÇ”

Uzmanlara göre eşel mobil sistemi de bu dengeyi kurmak için kullanılan araçlardan biri. Sistem kapsamında uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurundaki artışın tamamı pompa fiyatına yansıtılmıyor, artışın önemli bir kısmı Özel Tüketim Vergisi’nden karşılanıyor. Bu sayede akaryakıt fiyatlarındaki ani yükselişlerin hem tüketici bütçesi hem de enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlanması hedefleniyor. Ancak maliyet baskısının sürmesi durumunda fiyat ayarlamalarının kademeli şekilde devam edebileceği belirtiliyor.

Muhabir: SEMA ERSOY