Halk TV.'nin haberine göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tapu kayıtlarını usulsüz şekilde sorguladığı iddiasıyla gözaltına alınan Çobanlar İlçe Tapu Müdürü Muharrem Demiröz ile Çorum Boğazkale İlçe Tapu Müdürü V.S., çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “görevi kötüye kullanmak” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“BİR ANLIK MERAKLA SORGULAMA YAPTIM”

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Demiröz, sorgulamayı “bir anlık merak” nedeniyle yaptığını söyledi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre memurların siyasetle uğraşamayacağını bildiğini belirten Demiröz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönül bağı olduğunu ancak bunu görevine yansıtmadığını savundu. Demiröz ifadesinde, sosyal medyada Bakan Gürlek hakkında mal varlığına ilişkin çeşitli iddialar gördüğünü belirterek şöyle dedi:

“Sosyal medyada Sayın Bakanımız hakkında birçok mal varlığı olduğu yönünde haber gördüm. Bunun doğru olmayacağını ve iftira olabileceğini düşündüm. Gafletle ve bir anlık merakla TAKBİS sisteminden makam odamda bulunan bilgisayarımdan isim ve soyisim yazarak sorgulama yaptım.”

Demiröz, sorgulamanın sonuçlarını kimseyle paylaşmadığını, ekran görüntüsü almadığını ve fotoğraf çekmediğini belirtti.

“ÇOK PİŞMANIM”

İfadesinde pişman olduğunu dile getiren Demiröz, şu ifadeleri kullandı:

“Devletin kurumlarını bir anlık merakım için uğraştırdığımdan dolayı pişmanım. Başta Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın Adalet Bakanımızdan ve milletimizden özür diliyorum.”

Demiröz, sorgulamadan maddi ya da manevi menfaat sağlamadığını ve telefon ile bilgisayarının incelenebileceğini savundu.

“SADECE BASİT SORGULAMA YAPTIM”

Demiröz, sistemde yalnızca isim ve soy isim üzerinden basit bir sorgulama yaptığını belirtti. Karşısına çıkan kayıtlardan birine tıkladığını, taşınmazların detaylarına bakmadığını ifade etti. Ayrıca, kayıtların gerçekten Akın Gürlek’e ait olup olmadığından emin olmadığını söyledi.

“KİMSEYLE PAYLAŞMADIM”

Şüpheli, sorgulama hakkında ailesi dahil kimseye bilgi vermediğini belirterek, basında isminin çıkmasının ardından bile yakınlarına herhangi bir bilgi aktarmadığını ifade etti. Demiröz'ün ifadesinin tamamı şöyle:

"657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre memurlar siyasetle uğraşamaz. Ancak benim Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a gönül bağım var, bunu iş yaparken hiçbir kimseye de hissettirmedim. Ancak bunu herkes bilir. Ben devletime, milletime bağlı, vatanını seven bir memurum. 1998’den bu güne bu kurumda başarı ve takdir belgelerimin sayısını hatırlamıyorum. Ne idari soruşturma ne de adli soruşturma bugüne kadar geçirmedim.

"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
İçeriği Görüntüle

Bahsedilen Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in tapu kayıtlarının sorgulanması olayı ile ilgili; Sayın Bakanımızın Başsavcı iken mi yoksa Adalet Bakanı olduktan sonra mı olduğunu hatırlamıyorum. Sosyal medyada Sayın Bakanımız hakkında birçok mal varlığı olduğu yönünde bir haber gördüm ve bunun doğru olmayacağını, kesin olarak iftira olacağını düşündüğümden gafletle ve bir anlık merakla TAKBİS (Tapu Kadastro Bilgi Sistemi) makam odamda, kendi bilgisayarımdaki kendi oturumumdan tam tarihini hatırlamadığım bir gün isim ve soyisim yazarak yani Sayın Adalet Bakanımızın adını ve soyadını yazarak sorgulama yaptım. Ancak bunu kimseyle paylaşmadım. Sorgulama sonucu ekrandan fotoğraf çekmedim, ekran görüntüsü almadım, sözlü veya yazılı olarak kayda almadım, kimseye söylemedim.

Basında ismimin çıkması halinde evlatlarım, eşim ve yakın çevrem gördüğü şeyin ne olduğunu sormasına rağmen ben kendi aileme bile gördüğüm hakkında bir bilgi paylaşmadım.

Devletin bütün kurumlarını benim bir anlık merakım için uğraştırdığımdan pişmanım. Bu olaydan dolayı başta Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın Adalet Bakanımızdan ve tüm milletimizden özür dilerim, çok pişmanım. Ben bundan dolayı hiç kimseden maddi ve manevi bir menfaat sağlamadım. Telefonu teslim ettim, incelenebilir. Yine kurumdaki bilgisayarım da incelenebilir. Beni en çok üzen, oğlumun FETÖ davasında verdiği ifadeden dolayı FETÖ’cü olarak atfedilmesi çok yanlıştır ve doğru değildir.

Kendimde ve ailemde hiçbir FETÖ’cü yoktur. FETÖ’ye karşı 15 Temmuz öncesi ve sonrası bakıldığında X platformunda görüşüm net ve açıktır. 15 Temmuz’dan sonra gece nöbetlerine ve Çorum mitingine dönemin kaymakamı ile birlikte katıldım. Bu sorgulama ile ilgili üst yöneticiler de benden bunu beklemediklerini, bunun başkasının yapıp yapmadığını sordular. Ben de “kendi salaklığım” diye cevap verdim. Basında çıkan Ali Sarıtaş isimli şahıs Çobanlar ilçesinde esnaf ve çiftçilik yapar. Kendisi ile telefonda tapu alım satım işlemleri ile ilgili birçok kez, benim kullandığım numaralı telefondan onun araması ile görüşmüşlüğüm vardır. Ali Sarıtaş isimli şahıs 2019 yılında MHP belediye başkan adayı olmuştu.

Yeğenim Süleyman Uğur, 14 Şubat 2026 tarihinde Çobanlar–Bolvadin yolu üzerindeki Pancar Kooperatifi önünde Mitsubishi kamyonet aracı ile süt taşıyan kamyonetle maddi hasarlı kaza yaptı. Süt tankerinin sahibi ile Ali Sarıtaş arkadaş imiş. Ben de kaza yerine gittim, bu esnada Ali Sarıtaş kaza mahalline geldi. Kaza mahallinden anlaşmak üzere Ali Sarıtaş, yeğenim, ben ve kaza yapan süt tankerinin sahibi ile birlikte Ali Sarıtaş’ın patpat malzemesi sattığı iş yerine gittik. Burada kaza ile ilgili konuşuldu, kaza raporu tutulmadan tüm sorumluluğu yeğenim aldı ve oradan ayrıldık.

Kaza dönemi ve sonrasında Ali Sarıtaş 4 adet tapu aldı. Tapular hisseliydi ve her biri için ayrı ayrı işlem başlattı. İşlem bittikçe yenisini başlattı ve bu nedenle birçok kere Tapu Müdürlüğüne geldi. Başvurunun bir tanesinde satıcıların hepsi toplanmadığı için ben müracaat almayınca beni bölge müdürlüğüne de şikâyet etmiştir. Ali Sarıtaş ile bu anlattıklarım dışında özel, kişisel hiçbir görüşmem, bağım veya ilişkim yoktur.

Basında çıkan eski CHP il başkanı Faruk Duha Erhan isimli şahsı tanımam. Bu şahısla hiçbir iletişimim olmamıştır. Kendisini görsem de tanımam. Ben TAKBİS sisteminden isim soyisimden Akın Gürlek isim ve soyismi ile basit sorgulama yaptım. Sorgulama sonucu kaç tane Akın Gürlek çıktığını hatırlamıyorum. Sorgulama sonucu karşıma çıkan ekrandan Akın Gürlek ismi ile bir tanesini tıkladım. Karşıma çıkan ekranda kaç tane taşınmaz olduğunu gördüm, ancak taşınmazın ne olduğu, ne kadar olduğu ve nerede olduğu hakkında detaylı sorgu yapmadım.

Bu basit sorgulama ile ilgili de belirttiğim gibi kimseye bilgi vermedim. Hatta bu sorgulama sonucu çıkan kayıtların Sayın Bakanımız Akın Gürlek’e ait olup olmadığından da emin değilim. Ben belirttiğim gibi basında Sayın Bakanımız hakkında tarihini hatırlamadığım zamanlarda sosyal medyada çıkan birçok mal varlığı var yönündeki haberleri görerek salaklığımdan, bir anlık gaflet ve merakımdan kendi bilgisayarımdan Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek’in isim ve soy ismi ile TAKBİS sisteminden hatırlamadığım tarihte mesai saatleri içerisinde basit sorgulama yaptım. Ancak bu bilgileri kimseyle paylaşmadım.

Sorgulama yaptığım bilgisayar makam odasında bulunan HP marka masaüstü bilgisayardır. Sorgulamadan sonra hiçbir şekilde bilgisayarda silme veya bilgisayara format atma ya da hard diski sökme, değiştirme gibi bir işlem yapmadım. Ben bu sorgulamanın adli suç olduğunu bilmiyordum. İdari yönden ise suç olduğunu biliyordum. Bu sorgulama sonucu maddi manevi hiçbir menfaat elde etmedim. Banka kayıtlarım, telefon kayıtlarım ve baz kayıtlarım incelenebilir. Bu bir kere yaptığım basit bir sorgulamadır. Bugüne kadar hiç kimseyi kişisel olarak bu şekilde sorgulamadım. Herhangi bir kastım ve bir zararım yoktur. Bu olaydan dolayı çok pişmanım. Diyecek başkaca bir şeyim yoktur."

Kaynak: HABER MERKEZİ