Yeniçağ Gazetesi'nin haberine göre, uzun süredir çeşitli iddialarla kamuoyunun gündeminde yer alan Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış'ın sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşım yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Haberde, Alkış'ın üniversitedeki bazı atamaların liyakat yerine sadakat esasına göre yapıldığı yönündeki eleştirilere yanıt verirken, akraba ve yakın çevresine yönelik görevlendirmeleri savunduğu aktarıldı.

"AKRABALARA SAHİP ÇIKMAK İNANCIMIN GEREĞİ"

Alkış, yeğeni, akrabaları ve yakın çalışma arkadaşlarını üniversitede çeşitli görevlere getirdiğini ifade ederek, bunu "akrabalara sahip çıkmanın inancının gereği" olduğunu belirterek savundu. Alkış'ın yeğenini öğretim üyesi kadrosuna atadığını, amcaoğlunu üniversite yönetiminde görevlendirdiğini ve yakın bir arkadaşını farklı idari görevlere getirdiğini paylaştığı öne sürüldü.

"ATANACAK İSİMLERİ İLAN SÜRECİ BİTMEDEN AÇIKLADI" İDDİASI

Alkış, 17 Haziran tarihli öğretim üyesi ilanı kapsamında henüz başvuru süreci tamamlanmadan hangi kadrolara hangi isimlerin atanacağını sosyal medya paylaşımında tek tek açıkladı.

Söz konusu paylaşımın akademik çevrelerde "kişiye özel kadro" ve "adrese teslim ilan" tartışmalarını yeniden gündeme getirdiği ifade edildi.

“Neden bakıyorsun?” tartışması şiddete dönüştü: O anlar kamerada
“Neden bakıyorsun?” tartışması şiddete dönüştü: O anlar kamerada
İçeriği Görüntüle

YÖK YÖNETİMİNİN ADINI DA ANDIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ

Alkış, paylaşımında kendisine yönelik itirazlarda bulunan akademisyenlerle ilgili süreçlerde YÖK Başkanı ve YÖK Başkanvekili'nden destek gördüğünü de öne sürdü. Bu ifadelerin yükseköğretim sistemindeki denetim mekanizmalarına ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini yazdı.

MEDYA KURULUŞLARINI HEDEF ALDIĞI İDDİASI

Alkış'ın paylaşımında bazı basın kuruluşlarını da hedef aldığı öne sürüldü.

Alkış’ın Oda TV, Halk TV, Yeniçağ ve Sözcü gibi medya kuruluşlarını "marjinal medya grupları" olarak nitelendirdiği, bu yayın organlarını takip eden kişiler hakkında da hakaret içeren ifadeler kullandığı iddia edildi.

Şırnak Üniversitesi Rektörlüğü veya Prof. Dr. Abdurrahim Alkış tarafından söz konusu habere ilişkin yeni bir açıklama yapılıp yapılmadığına dair bilgi paylaşılmadı.

İşte Şırnak rektörünün o paylaşımı:

"BENİ SEVEN, TEKİP EDEN TÜM AKADEMİK VE İDARİ PERSONELİME DUYURULUR

Rektörlük vazifemi, üniversitemiz içindeki ve dışındaki şer odaklarıyla sürekli mücadele etmeme rağmen, üç buçuk yıldan fazla süredir başarıyla, kararlılıkla ve dirayetle sürdürmekteyim. Ben Rektörlük vazifesine atandığımda bu üniversite çökmüştü; ben ayağa kaldırdım. Her anlamda bitmişti; ben yeniden hayat verdim. Kampüsü çöle dönmüştü; ben ağaçlandırıp yeşillendirdim. Fakülteler bakımsızlıktan dökülüyordu; neredeyse her fakülteyi ben yeniledim, onardım ve ayağa kaldırdım. Kampüsün çevre düzenlemesini ben yaptırdım. Yetersiz bilgi işlem sistemini ben güçlendirdim. Üniversitemize yeni bir sistem odasını bile ben kurdurdum. Her sene çok sayıda sempozyum düzenledim. Sadece bununla da kalmadım; üniversitemizin görünür yüzü olan anlamsız, köhnemiş ve saçma amblemini ben değiştirdim, yenisini oluşturdum ve yürürlüğe soktum. Üniversitenin sloganını bile ben belirledim. Yeni bölümler açtırdım. Akademik ve idari kadro sayımız yetersizdi; bunu gördüm, YÖK’teki ve Cumhurbaşkanlığı’ndaki ağırlığımı ve etkimi kullanarak üniversitemize her sene çok sayıda kadro tahsisi yaptırdım. Bu kadrolara, atanmaya layık gördüğüm yüzlerce kişinin atamasını yaptım. Bu süreçte benim Rektörlük irademe karşı gelip bana dik başlılık eden başıbozukların hepsini YÖK Başkanımız Erol ÖZVAR ve YÖK Başkanvekilimiz Metin TOPÇUOĞLU ile görüşerek, durumu anlatarak, desteklerini alarak tek tek üniversiteden attım. Saymakla bitmeyecek daha birçok hizmeti göreve getirdiğim kutlu ekibimle birlikte yaparak üniversitemizi ülkenin en saygın üniversiteleri arasına soktum. Şırnak Üniversitesi’nin adını ve başarılarını dünyaya duyurdum. Bunları yaparken, ülkemizde hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayan, işe yaramaz, ahmak ve dinsiz-imansız azınlık bir güruhun yayın organı olan ODA TV, Halk TV, Yeniçağ, Sözcü gibi marjinal medya gruplarının ve bunların taşeronluğunu yapan bizim cenahtaki avanak medyanın hakkımda yaptığı haberleri çokta dikkate almadım. Fakat gerektiğinde de verdiğim cevaplarla, ortaya koyduğum icraatla ve sergilediğim dirayetle onları her zaman alt etmeyi başardım.

Hasıl-ı kelam, iradeli ve dirayetli Rektörünüz olarak az zamanda çok büyük işler yaptım. Bunu emrim altında çalışan hiç kimse inkâr edemez. Bugüne kadar her mücadeleyi kazanmış Rektörünüz olarak üzülerek öğrendim ki; çok sevdiğim kız kardeşim Halime’min kızı, biricik yeğenim Gülizar ARTUÇ'u İlahiyat Fakültesi’nde doktor öğretim üyesi kadrosuna atamamdan; amcaoğlum Emrullah ALKIŞ’ı Müftülükten üniversitemize naklen geçirerek Fakülte Sekreterliği görevine yükseltmemden ve ardından Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirmemden; sır küpüm ve yakın dostum Mesut BAYRAM’ı MEB’de öğretmen iken üniversitemize geçirerek İdil Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Hukuk Müşaviri görevlerine atamamdan bazı haddini bilmez ahmaklar rahatsız olmuş. Tabii bu fitneyi yayanlar inançsız oldukları için, akrabaya sahip çıkmanın, yakın çevresine destek olmanın ve güvendiğin insanları yönetici pozisyona getirip bihakkın görev yapmalarını sağlamanın bizim inancımız gereği olduğunu bilmezler. Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler. Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır. Dirayetli bir Rektör olarak, irademle yapılan bu atamalardan rahatsız olup arkamdan dedikodu yapanları, fitne üretenleri ve üniversitemizde kurduğum bu kusursuz düzeni tartışmaya açmaya çalışanları da tek tek tespit ettim. Yakın zamanda onların da hakkında gelip bu üniversitede barındırmayacağım, göreceksiniz.

Herkesin bilmesi gerekir ki, Şırnak Üniversitesi sahipsiz değildir; bu üniversitede Rektörlük makamının otoritesini, kurduğum düzeni ve irademi yıpratmaya çalışan hiç kimseye acımadım, acımam. Bu gerçeği bugüne kadar kadro açıp, atamasını yapıp, cübbesini giydirdiğim kişilerden anlamanız gerekiyordu; fakat ben bir kez daha anlamayanlara göstermek istiyorum. Bu üniversitede benim ortaya koyduğum vizyona uygun çalışan, Rektörüne sadakatle şereflenenlerin akademide önünü açıyorum, onları destekliyorum, ödüllendiriyorum ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlıyorum. Bu hakikati, bugün çıktığımız Öğretim Üyesi ilanıyla bir kez daha görmenizi istiyorum. Bugün Resmi Gazete'de ilan ettiğimiz kadrolara aşağıda belirttiğim güvenime mazhar olan, Rektörüne sadakatte ve bağlılıkta kusur etmeyen kişileri atamaya karar verdim. En yakın zamanda bu arkadaşlarımızın da atamasını yapıp cübbelerini bizzat ben giydireceğim. Bu arkadaşlarımızı da şimdiden tebrik ediyorum. Emrimdir; siz de şimdiden bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin.

* Mühendislik Fakültemiz Maden Mühendisliği Bölümü için açtığımız Profesör kadrosuna, Öykü BİLGİN'i 2026/10 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.

* İlahiyat Fakültemiz Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü için açtığımız Doçent kadrosuna, Nazan YEŞİLKAYA'yı 2026/11 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.

* İlahiyat Fakültemiz İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü için açtığımız Doçent kadrosuna, Yakup AKYÜREK'i 2026/12 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.

* Şırnak Meslek Yüksekokulumuz Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü için açtığımız Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna, Kübra ŞANLI'yı 2026/13 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.

* Mühendislik Fakültemiz Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü için açtığımız Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna, Besra İNAN'ı 2026/14 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm."

Muhabir: Sümeyye Aksu