Bahar aylarında artış gösteren polen alerjisi şikayetleri, birçok kişide burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Uzmanlar, iklim değişikliği ve çevresel faktörlerin etkisiyle bu şikayetlerin son yıllarda daha sık ve daha yoğun görüldüğüne dikkat çekiyor. TÜSAD Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ferhan Özşeker, bahar aylarında görülen polen alerjisi şikayetlerine ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.

Maymun ısırırsa sakın beklemeyin: Prof. Dr. Doğancı, kritik saati açıkladı!
Maymun ısırırsa sakın beklemeyin: Prof. Dr. Doğancı, kritik saati açıkladı!
İçeriği Görüntüle

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ POLEN DENGESİNİ BOZUYOR

Ferhan Özşeker, son yıllarda alerjik yakınmalarda belirgin bir artış yaşandığını belirterek, bu tablonun sadece mevsimsel bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Polen alerjisinin özellikle ilkbahar döneminde daha yoğun görüldüğünü ifade eden Özşeker, artışın arkasında birden fazla çevresel ve iklimsel faktör bulunduğunu vurguladı.

İklim değişikliğinin polenlerin hem miktarını hem de yayılım süresini doğrudan etkediğini söyleyen Özşeker, rüzgar ve fırtına gibi meteorolojik olayların da polenlerin daha geniş alanlara taşınmasına neden olduğunu belirtti. Özşeker, “Bir bölgede oluşan polen yükü, çok uzak noktalarda bile alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor” dedi.

YENİ BİTKİ TÜRLERİ ALERJİ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Öşeker, iklim değişikliğiyle birlikte bazı yabancı bitki türlerinin farklı coğrafyalarda yayılmasının da alerji riskini artırdığını ifade ederek, özellikle yabani ot polenlerinin son yıllarda daha görünür hale geldiğine dikkati çekti.

Özşeker, daha önce Türkiye’de yaygın olmayan bazı alerjen bitki türlerinin artık farklı bölgelerde görülmeye başladığını, bunun da toplumda yeni alerji vakalarına zemin hazırladığını söyledi.

SADECE MEVSİMSEL DEĞİL, YIL BOYUNA YAYILABİLİYOR

Alerjik hastalıkların yalnızca bahar aylarıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Özşeker, tedavi edilmeyen vakalarda şikayetlerin yıl boyunca devam edebileceğini belirtti. Özşeker, bağışıklık sisteminin sürekli alerjenlere maruz kalması halinde daha hassas hale geldiğini ve zamanla farklı maddelere karşı da reaksiyon gelişebildiğini ifade etti.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER ETKİLİ ROL OYNUYOR

Özşeker, hava kirliliği, egzoz gazları, kentleşme ve kapalı yaşam alanlarının artmasının alerjik hastalıkların yükselişinde önemli rol oynadığını belirterek, özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireylerde polen alerjisinin daha sık görüldüğünü vurguladı. Özşeker, çevresel faktörlerin kontrol altına alınmamasının tabloyu daha da ağırlaştırabileceğine dikkat çekerek, “Önlem alınmadığı sürece alerjik hastalıkların görülme sıklığı artmaya devam edecektir” diyerek tamamladı.

Muhabir: Sümeyye Aksu