İstanbul’un hafızasında önemli bir yere sahip Tarlabaşı’nın yıllar içindeki değişimini fotoğraflarla belgeleyen “Tarlabaşı – Kayıp Şehir”, yeniden okurla buluştu. Belgesel fotoğraf sanatçısı Ali Öz’ün yıllarını alan çalışmasının ürünü olan kitap, ilk kez 2016 yılında yayımlandı. İlk baskıda 2 bin adet basılan eser, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle yaklaşık bir yıl içerisinde tamamen tükendi. Aradan geçen yıllarda yeniden basılmayan kitap, zaman içerisinde Tarlabaşı'nın değişen yüzünü belgeleyen önemli bir fotoğraf arşivine dönüştü. Kitabın ikinci baskısının yapılmasının ardından Ali Öz, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel açıklamalarda bulunarak yeni baskının gördüğü ilgiyi ve çalışmanın hikâyesini anlattı.
İKİNCİ BASKI 500 ADET YAPILDI
Öz’ün verdiği bilgilere göre kitabın ikinci baskısı 500 adet olarak hazırlandı. Ancak kitapların yeniden raflara çıkmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen satış rakamları dikkat çekti. 500 adetlik ikinci baskının yaklaşık 200'ü daha ilk hafta satıldı. Bu rakam, aradan 10 yıl geçmesine rağmen kitaba yönelik ilginin devam ettiğini ortaya koydu. Özellikle ilk baskıyı yıllar önce takip eden fotoğraf tutkunları ve Tarlabaşı'nın geçmişine ilgi duyan okurlar, kitabın yeniden yayımlanmasıyla birlikte esere ulaşma fırsatı buldu.

50 BİN KARELİK DEV ARŞİVDEN SÜZÜLDÜ
“Tarlabaşı – Kayıp Şehir”in arkasında ise oldukça uzun soluklu bir fotoğraf çalışması bulunuyor. Ali Öz, çok uzun yıllar Tarlabaşı sokaklarını fotoğrafladı. Bu süreçte yaklaşık 50 bin kare görüntü kaydetti. Öz'ün objektifine yalnızca Tarlabaşı'nın binaları ve sokakları değil, o sokaklarda yaşayan insanlar da girdi. Çocuklar, esnaf, mahalle sakinleri, kadınlar, gündelik hayat, düğünler, cenazeler ve sokak yaşamının farklı anları fotoğraflarla kayıt altına alındı. Bu yönüyle çalışma, yalnızca bir semtin mimari değişimini değil, sosyal hafızasını da belgeledi.
TARLABAŞI DEĞİŞTİ, FOTOĞRAFLAR KALDI
Aradan geçen yıllarda Tarlabaşı'nın çehresi önemli ölçüde değişti. Kentsel dönüşümle birlikte çok sayıda yapı ve sokak değişirken, Ali Öz'ün yıllar önce çektiği fotoğraflar bugün artık büyük ölçüde geride kalmış bir Tarlabaşı'nı gösteriyor. Bu nedenle kitap, yalnızca bir fotoğraf albümü olarak değil, İstanbul'un yakın tarihine ilişkin görsel bir arşiv olarak da değerlendiriliyor. Öz'ün yaklaşık 50 bin karelik arşivinden seçilen fotoğraflar, dönüşüm öncesindeki ve dönüşüm sürecindeki Tarlabaşı'nın gündelik yaşamını bugünün okuruyla buluşturuyor.

İSKENDERİYE KÜTÜPHANESİ ARŞİVİNE DE GİRDİ
Kitabın ilk baskısının gördüğü ilginin dikkat çeken göstergelerinden biri de eserin İskenderiye Kütüphanesi koleksiyonuna dahil edilmesi oldu. Böylece Tarlabaşı'nın geçmişini belgeleyen çalışma yalnızca bir fotoğraf kitabı olmanın ötesine geçerek, kentin kültürel hafızasına ilişkin önemli bir belge niteliği kazandı.
BİR SEMTİN DEĞİL, İNSANLARIN HİKÂYESİ
Ali Öz'ün çalışmasında Tarlabaşı yalnızca binalardan ibaret değil. Fotoğraflarda semtin sokaklarında yaşayan insanların hayatları, ilişkileri, günlük uğraşları ve yaşadıkları dönüşüm de görülüyor. Bu nedenle “Tarlabaşı – Kayıp Şehir”, bugün artık aynı şekilde görülmesi mümkün olmayan bir semtin insanlarını ve yaşam biçimini gelecek kuşaklara taşıyan görsel bir tanıklık niteliği taşıyor.

İSTANBUL'UN HAFIZASI
“Tarlabaşı – Kayıp Şehir” bugün yalnızca geçmişte kalan bir semtin fotoğraflarını göstermiyor.
Aynı zamanda İstanbul'un yıllar içerisindeki dönüşümünü, kentsel değişimin insan hayatına yansımalarını ve kaybolan mahalle kültürünü de kayıt altına alıyor. Ali Öz'ün yaklaşık 50 bin karelik arşivinden süzülen ve ilk baskısı 2 bin adetle bir yılda tükenen “Tarlabaşı – Kayıp Şehir”, 10 yıl sonra ikinci baskısıyla yeniden okurun karşısında. Öz'ün Türkinform'a verdiği özel bilgiler ise kitabın yeni baskısının daha ilk haftadan gördüğü ilgiyi ortaya koydu.





