Altındaki yükseliş Merkez Bankası’na can suyu oldu
Uluslararası altın fiyatlarının hızla artması, döviz rezervlerinde yaşanan gerilemeye rağmen Merkez Bankası'nın toplam rezerv dengesini destekledi. Yılın başında toplam rezervin yüzde 41,5’i altınken, bugün bu oran yüzde 50,6’ya kadar yükselmiş durumda. Uzmanlara göre bu tablo, altın politikalarının ne kadar stratejik bir hamle olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Ekonomist Ufuk Korcan’ın değerlendirmesine göre, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerinde yaşanan 7,5 milyar dolarlık düşüş, altının rezervler içindeki ağırlığını artıran bir diğer etken oldu. 2025 yılı başında 64,3 milyar dolar seviyesinde olan altın rezervi, Temmuz ortası itibarıyla 85,3 milyar dolara ulaştı. Net artış: 21 milyar dolar.Altının kazancı tesadüf değil: Berat Albayrak dönemi etkisi
Altının Merkez Bankası rezervlerindeki bu güçlü etkisinin geçmişe dayanan bir stratejiyle şekillendiği ifade ediliyor. Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde ABD, İngiltere ve İsviçre'de bulunan yaklaşık 350 tonluk altının Türkiye’ye getirilmesi, bugün yaşanan bu finansal artışın temel taşlarından biri olarak görülüyor.Kritik dönemde alınan bu kararın, Türkiye'nin kendi altın rezervlerini fiziki olarak ülke içinde tutmasını sağladığı ve piyasalardaki oynaklık karşısında güçlü bir tampon etkisi yarattığı ifade ediliyor. Bugün geldiğimiz noktada bu rezervlerin değerinin katlanması, alınan stratejik kararların önemini gözler önüne serdi.
Altın, yatırımcısına ve devlete kazandırdı
Vatandaşın yatırım sepetinde güvenli liman olma özelliğini koruyan altın, 2025 yılında da yatırımcısının yüzünü güldürdü. Altındaki bu yükseliş, bireysel yatırımcıların yanı sıra devlet rezervlerinin de ciddi anlamda değer kazanmasını sağladı. Uzmanlara göre, altın politikalarının sürdürülebilirliği ve rezerv yönetimindeki hassasiyet, Türkiye’nin ekonomik istikrarı açısından büyük önem taşıyor.- ü





