İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Direktörü Şant Manukyan, son dönemde dalgalı seyir izleyen altın fiyatlarıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Küresel jeopolitik gerilimler, merkez bankalarının stratejileri ve dolar likiditesi gibi faktörlerin altının seyrini doğrudan etkilediğini belirten Manukyan, altın yatırımcılarını yakından ilgilendiren önemli tespitler paylaştı.
"Gerçek Düşüş Merkez Bankalarından Gelecek"
Manukyan, altın ons fiyatındaki geri çekilmenin geçici olup olmayacağı konusunda önemli bir uyarıda bulundu. Ona göre, altın fiyatlarında kalıcı bir düşüş yaşanacaksa, bunun en güçlü nedeni merkez bankalarının altın alımlarını azaltması ya da altın rezervlerini elden çıkarması olacak.
"Eğer dolar likiditesi krize girerse, merkez bankaları ellerindeki altınları satmak zorunda kalabilir" diyen Manukyan, fiyatlardaki düşüşün bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kısa Vadede Dalgalanma, Uzun Vadede Belirsizlik
Altın yatırımcısının en büyük sorusu olan "Altın yükselecek mi?" sorusuna net bir yanıt vermek şu aşamada zor olsa da, Manukyan kısa vadede bir miktar değer kaybının yaşanabileceğine işaret ediyor. Ancak ABD ile Çin arasında süregelen jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve politik belirsizlikler, altının bu düşüşten sonra tekrar yükseleceği yönündeki beklentileri destekliyor.
“Dolar güçleniyor olabilir ama bu altının sonu anlamına gelmiyor,” diyen Manukyan, geçmişte de benzer süreçlerin yaşandığını ve altının yine güçlü kalmayı başardığını hatırlattı.
Jeopolitik Riskler ve Askerî Gelişmeler Fiyatları Etkiliyor
Altın fiyatlarını sadece ekonomik göstergeler değil, jeopolitik gelişmeler de şekillendiriyor. Manukyan, Rusya’nın 8-10 Mayıs tarihlerinde yapacağı Zafer Günü kutlamaları sırasında Ukrayna'dan gelebilecek olası bir saldırının altın fiyatlarını ani şekilde yukarı çekebileceğini belirtti.
Buna ek olarak Hindistan ve Pakistan arasında tırmanan gerilimin de altına olan talebi tetikleyebileceğini ifade eden uzman isim, bu tür olayların çoğu zaman piyasalarda sert hareketlere neden olduğunu söyledi.
Gümüş Altının Yerini Alabilir mi?
Altın piyasalarıyla birlikte gümüş de zaman zaman yatırımcıların ilgisini çekse de, Manukyan’a göre gümüş henüz altın kadar güçlü bir yatırım aracı değil.
"Gümüş, altının alternatifi değildir. Merkez bankaları gümüş almaz," diyen Manukyan, ancak spekülatif hareketlerin yaşandığı dönemlerde gümüşte hızlı fiyat artışlarının görülebileceğini ekledi.
Altın-gümüş rasyosuna da değinen uzman isim, rasyonun 100 seviyesine çıkmasının sürpriz olmadığını, ancak bu seviyenin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirtti. "Finansal sistemin yeniden dengeye kavuşmasıyla bu oran 80'lere gerileyebilir," yorumunu yaptı.
ABD-Çin Gerginliği Altın Talebini Nasıl Etkileyecek?
Küresel ekonomideki büyük dönüşüm süreci altın fiyatlarını da doğrudan etkiliyor. ABD'nin, Çin'in üretim gücünü sınırlandırma planlarının başarılı olması hâlinde, Batı’nın yeniden sanayileşme süreci başlayabilir. Bu da altın talebinde bölgesel farklılıklara yol açabilir.
Ancak Manukyan’a göre, bu geçiş döneminde yaşanacak kırılmalar altın fiyatlarında yeni dalgalanmalara zemin hazırlayabilir.




