Türkinform’un ulaştığı siyasi kaynaklara göre, saldırılardan hemen önce Tahran yönetimi, nükleer program konusunda “tarihi bir geri adım” olarak nitelenen bir teklifi masaya koydu.

İddiaya göre İran, zenginleştirilmiş uranyum stokunu tamamen sıfırlamayı ve denetimlerin 7 gün 24 saat esasına göre yürütülmesini kabul etti. Bu gelişmenin, bölgede tansiyonun zirve yaptığı günlerde yaşanmış olması dikkat çekti.

“SIFIR STOK” TEKLİFİ NASIL GÜNDEME GELDİ?

Türkinform’un edindiği bilgilere göre, arabuluculuk trafiğinde kilit rol oynayan isim Badr Albusaidi oldu. Umman Dışişleri Bakanı’nın, taraflar arasında yürütülen görüşmelerde İran’ın “nükleer bomba üretmeme” taahhüdünü somut bir garantiye bağlamak istediğini ilettiği belirtiliyor.

Kaynaklara göre İran heyeti, elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunu sıfırlamayı ve tüm nükleer faaliyetlerini Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetimine açmayı teklif etti. Bu çerçevede Ajans’ın tesislerde kesintisiz ve anlık gözetim yapmasına da prensipte onay verildiği ileri sürülüyor.

SALDIRILAR ÖNCESİ DİPLOMATİK TRAFİK

Diplomatik kaynaklar, söz konusu teklifin saldırılardan hemen önce gündeme geldiğini ifade ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik “önleyici saldırı” kararının alındığı süreçte bu önerinin masada olduğu iddia ediliyor.

Körfez’deki temasları yakından izleyen siyasi analistler, bu gelişmenin zamanlamasına dikkat çekiyor. Türkinform’a konuşan bir bölgesel güvenlik uzmanı, “Eğer bu teklif resmiyet kazanmış ve doğrulanmışsa, saldırıların gerekçesi ve zamanlaması küresel ölçekte sorgulanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“GİZLİ BARIŞ FIRSATI” MI KAÇIRILDI?

Batı medyasında yer alan yorumlarda, söz konusu teklif “kaçırılmış bir diplomatik fırsat” olarak nitelendiriliyor. Özellikle Körfez merkezli analizlerde, İran’ın ilk kez bu denli net bir “stok sıfırlama” formülüne yaklaştığı öne sürülüyor.

Ancak Washington ve Tel Aviv cephesinden konuya ilişkin resmi bir doğrulama gelmedi. Diplomatik kulislerde ise teklifin kapsamı, denetim mekanizmasının ayrıntıları ve uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğu ifade ediliyor.

BÖLGESEL DENGELER VE KÜRESEL YANSIMALAR

Uzmanlara göre eğer iddialar doğruysa, bu gelişme yalnızca İran-ABD-İsrail hattını değil; Körfez güvenlik mimarisini ve küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilecek bir diplomatik kırılma anlamına geliyor.

Türkinform’un ulaştığı siyasi kaynaklar, “Bu teklifin neden hayata geçmediği ve hangi aşamada tıkandığı önümüzdeki günlerde daha netleşecek” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kazalarda bunlara dikkat! Sigorta şirketleri ödeme yapmaktan kaçınabiliyor
Kazalarda bunlara dikkat! Sigorta şirketleri ödeme yapmaktan kaçınabiliyor
İçeriği Görüntüle

Saldırıların, böylesi bir mutabakat ihtimali gündemdeyken gerçekleşmiş olması ise uluslararası kamuoyunda “barışı engelleyen faktörler” tartışmasını alevlendirmiş durumda.

Önümüzdeki süreçte taraflardan gelecek resmi açıklamalar, “sıfır stok” iddiasının gerçekliğini ve diplomatik sürecin perde arkasını aydınlatacak.

Muhabir: BÜLENT SARIDİKEN