DİSİPLİN CEZALARINDA HUKUKİ BELİRLİLİK EKSİKLİĞİ
Danıştay 8. Dairesi tarafından yapılan başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 6643 sayılı Kanun'un 30. maddesini mercek altına aldı. Başvuruda, mevcut yasal düzenlemenin eczacıların hangi somut fiillerine hangi cezaların verileceğini öngörülebilir bir kesinlikte sunmadığı savunuldu. Yüksek Mahkeme, bireylerin karşılaşacakları yaptırımları önceden net bir şekilde bilmelerinin hukuk devletinin temel gereği olduğunu vurgulayarak itirazı haklı buldu.
AYNI FİİLE FARKLI CEZA RİSKİ ANAYASA'YA AYKIRI
AYM'nin iptal gerekçesinde, söz konusu maddede disiplin suçları ile cezaları arasında yeterli ve kopmaz bir bağ kurulmadığı ifade edildi. "Yazılı ihtar", "para cezası" ve "sanat icrasından men" gibi ağır yaptırımların hangi durumlarda uygulanacağının yasa metninde muğlak bırakıldığı belirtildi. Kararda, fiil ile ceza arasında adil bir denge gözetilse dahi, bu durumun kişilere yasal çerçevede yeterli bir hukuki güvence sağlamadığına dikkat çekildi.
DAHA ÖNCE DE İPTAL EDİLMİŞTİ ANCAK DÜZELTİLMEDİ
Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın benzer gerekçelerle 2021 yılında da iptal edildiğini hatırlattı. İptal sonrası yapılan yeniden düzenlemede, önceki kararın gerekçelerini karşılayacak nitelikte köklü bir değişikliğe gidilmediği saptandı. AYM, disiplin suç ve cezalarının yasama organı tarafından açık ve net bir hiyerarşiyle düzenlenmesi gerektiğini belirterek, mevcut yapının Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğuna hükmetti.
KARAR ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK
Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca, disiplin cezalarına ilişkin bu maddenin iptali hemen yürürlüğe girmeyecek. Yasama organına yeni ve anayasaya uygun bir düzenleme yapabilmesi için zaman tanıyan AYM, iptal hükmünün 6 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdı. Bu süre zarfında Türk Eczacıları Birliği ve ilgili kurumların, hukuki belirlilik ilkesine uygun yeni bir disiplin yönetmeliği veya kanun değişikliği üzerinde çalışması bekleniyor.




