Meteoroloji’nin “önce yalancı bahar, ardından soğuma ve kar” uyarılarının ardından Türkinform, konuyu uzmanına sordu. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, hava olaylarının doğası gereği değişken olduğunu vurguladı. Her sıcak hava dalgasının ya da her şiddetli yağışın doğrudan iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Kadıoğlu, esas sorunun iklim değişikliğine uyum sağlanmaması ve çarpık kentleşme olduğunu söyledi.

86 milletvekiliyle transfer iddiasına Özgür Özel'den açıklama
86 milletvekiliyle transfer iddiasına Özgür Özel'den açıklama
İçeriği Görüntüle

Thumbs B C 317A3Dbd147Fa2Ab11Eee8B63793F976

“HAVA, HAVAİ BİR ŞEYDİR"

“Yalancı bahar” olarak adlandırılan ani sıcak hava dalgaları ve ardından gelen soğuk, fırtına ya da kar gibi geçişlerin doğanın karakteri olduğunu belirten Kadıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hava çok kaotik bir ortamdır. Bunun normali yoktur. Bir sıcak olur, bir çok soğuk olur. Biz ortalamasını alırız, ona normal deriz ama hava hiçbir zaman o ortalamada kalmaz.”

Her hava olayını doğrudan iklim değişikliğine bağlamanın doğru olmadığını söyleyen Kadıoğlu, “İklim değişmese de hava zaten böyleydi” dedi.

“ASIL SORUN İKLİM DEĞİL, ÇARPIK KENTLEŞME"

İklim değişikliğinin trendleri artırdığını; daha sıcak, daha kurak ya da daha şiddetli yağışların görülebileceğini kabul eden Kadıoğlu, esas problemin yanlış kentleşme ve altyapı eksikliği olduğunu vurgulayarak, “Yağmur suyu akar yolunu bulur derdik, artık bulamıyor. Dere yatakları dolu, drenaj sistemleri yetersiz. İklim değişiyor ama biz değişmiyoruz” açıklamasını yaptı. Kadıoğlu’na göre, artan risklere karşı şehir planlamasının, su yönetiminin ve altyapının yeniden düzenlenmesi gerekiyor. “Sürekli ‘iklim değişti’ deyip suçu oraya atıyoruz ama çözüm üretmiyoruz” diyerek eleştiride bulundu.

Thumbs B C 2F5D897Aa6541B3Addc8213B95111D4A

“HER SICAKLIK ARTIŞI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMEK DEĞİL”

Son dönemde yaşanan sıcaklık artışları, lodos ve çöl tozu taşınımı gibi olaylara da değinen Kadıoğlu, bunların atmosferin doğal değişkenliği içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kadıoğlu, “Her sıcak havayı, her yağmuru iklim değişikliğine bağlarsak hava hava olmaktan çıkar” diyen Kadıoğlu, iklim değişikliğinin etkilerinin uzun vadeli ortalamalar üzerinden okunması gerektiğini ifade etti.

“YÜZYILIN KIŞI” MANŞETLERİNE TEPKİ

Her yıl ortaya atılan “Bu kış çok sert geçecek”, “40 yılın en sıcak yazı” gibi iddialara da sert çıkan Kadıoğlu, bu tür söylemlerin bilimsel temelden uzak olduğunu vurguladı. “Türkiye çok büyük bir ülke. Karadeniz’i var, Ege’si var, Doğu Anadolu’su var. ‘Türkiye’de kış şöyle olacak’ demek doğru değil” diyen Kadıoğlu, meteorolojik okuryazarlığın düşük olduğuna dikkat çekti. Mevsimsel tahminlerin bulunduğunu ancak bunların bölgesel değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kadıoğlu, “Basında yüzeysel yaklaşımlar manşet oluyor. Kimse de dönüp hesap sormuyor” dedi.

Thumbs B C 47D6510Be49860B524A3B653B95Bf92A

“İKLİM DEĞİŞİRKEN BİZ DE DEĞİŞMELİYİZ”

Kadıoğlu, önümüzdeki dönemde daha şiddetli yağışlar ve kuraklık risklerinin artabileceğini belirten Kadıoğlu, çözümün uyum politikalarında olduğunun altını çizerek, “Şiddetli yağış artacak diyorsak kentleşmeyi buna göre yapmalıyız. Kuraklık artacak diyorsak su kullanımını düzenlemeliyiz. İklim değişikliğine uyum sağlamazsak sorun büyür” açıklamasını yaptı.

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun mesajı net: Hava olaylarını sansasyonel başlıklarla değil, bilimsel çerçevede ve doğru planlama ile değerlendirmek gerekiyor.

Muhabir: SEMA ERSOY