CHP’de mutlak butlan kararı çıkmasının ardından Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, siyasi partilerin kurultay süreçlerine ilişkin verilen mahkeme kararları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Konunun yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Köroğlu, siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu ifade etti. Verilen kararların seçmenin iradesi, parti içi demokrasi ve hukuk güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Köroğlu, kararların hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde denetlenmesinin önem taşıdığını söyledi.

Chp1

“YARGININ SİYASİ ALANI ŞEKİLLENDİRDİĞİ ALGISI OLUŞUYOR”

Köroğlu, sürece ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Meselenin yalnızca bir siyasi partinin iç tartışması gibi görülmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurudur. Dolayısıyla onların kurultayına ilişkin verilen kararlar seçmenin iradesi, parti içi demokrasi ve hukuk güvenliğiyle ilgilidir.”

Kararın toplumda yargının siyasi alanı şekillendiren bir araç gibi kullanıldığı yönünde bir algı oluşturduğunu belirten Köroğlu, “Burada bir tarafta yargının siyasi alanı yeniden şekillendiren bir araç gibi kullanılması algısı yaratılıyor toplum nezdinde” dedi.

Ergenekon mağdurları için HSK kararı
Ergenekon mağdurları için HSK kararı
İçeriği Görüntüle

“YÜKSEK SEÇİM KURULU YETKİLİ MERCİDİR”

Kurultay süreçlerinde yetkili merciin Yüksek Seçim Kurulu olduğunu ifade eden Köroğlu, mahkemelerin verdiği kararların hukuki tartışmaları beraberinde getireceğini söyledi.

Köroğlu, “Yüksek Seçim Kurulu bir siyasi partinin kurultay süreçleriyle ilgili yetkili bir yerken ve bu konuda verilmiş kararları varken, bir asliye hukuk mahkemesinin partilerin kurultay süreçlerine ilişkin böyle kararlar vermesi, üstelik tedbir kararı uygulayarak partinin mevcut organlarını görevden alıp yerine önceki organları getirmesi ciddi hukuki tartışmalar yaratacaktır” ifadelerini kullandı.

“DEMOKRATİK HAYAT ASKIDA KALIR”

Kararın etkilerinin yalnızca bir siyasi partiyle sınırlı kalmayacağını belirten Köroğlu, bunun tüm siyasi partiler ve demokratik kurumlar açısından hukuki güvenlik sorunu oluşturacağını söyledi.

Köroğlu, “Eğer bu yaklaşımı kabul edersek siyasi partiler seçimle oluşan iradeden çok yargı kararlarıyla yeniden dizayn edilen bir hale gelir. Bu yalnızca bir parti için değil, bütün siyasi partiler ve demokratik kurumlar açısından ciddi bir hukuki güvenlik açığı yaratır” dedi.

Ankara Barosunun yaptığı açıklamanın başlığının “Mutlak demokrasi” olduğunu hatırlatan Köroğlu, “Ne olursa olsun mutlak demokrasiden taviz verilmemeli. Hukuk bunun bir aracı değil, tam tersine güvencesi olmalıdır” diye konuştu.

Muhabir: Yaren Tekin