Antalya 3 gün boyunca çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğine düzenlenen Antalya Diplomasi formu, birçok dünya liderini ağırladı. Formun kapanış panelinde konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ve 50 bakanın ağırlandığını bildirdi. Fidan, "Birçok farklı program ve içerikte kapsamlı bir programı hep birlikte icra ettik. Dünyanın dört bir yanından gelen liderleri, karar alıcıları ve uzmanları aynı çatı altında dinleme fırsatımız oldu. Bu yıl 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldı. Cumhurbaşkanımız forum kapsamında verimli temaslarda bulundular” dedi.
AFRİKA VURGUSU
Fidan, çok sayıda uluslararası kurum ve temsilcilerle temaslarda bulunduklarına dikkat çekerek, “Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz toplantıda, bölgemizin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon geliştirmek için atacağımız adımları değerlendirdik. Afrika kıtasına bu yıl da özel bir önem veriyoruz. Güvenlik ile kalkınma arasındaki kritik bağlantıyı değerlendirdik. Bugün de Afrika konulu bir etkinliğimiz var. Burada da Afrikalı kardeşlerimizle bir araya gelme imkânımız olacak” ifadelerini kullandı.
“ARABULUCUK ROLU ÜSTELENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bakan Fidan, forumda diplomasiyi geleneksel sınırlardan çıkarıp yarının dünyası için şekillenecek bir alana taşıdıklarına vurgu yaparak, “Kültürel diplomasi alanında düzenlenen etkinlikler forumumuzun çok katmanlı yapısını tamamlayan anlamlı oturumlardan biri oldu. Yarının gerçek sahiplerini de ihmal etmedik. ADF Gençlik oturumu kapsamında gençlerle bir araya gelme imkânımız olacak. Diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek iş birliğimizi çeşitlendirmeyi sürdüreceğiz. Kritik başlıklarda arabulucu rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye'nin diplomasi alanındaki gücü önümüzdeki dönemde de artmaya devam edecek” diye konuştu.
“BÖLGE KENDİ GÜCÜNÜ KULLANMALI”
Bakan Fidan, konuşmalarına şu sözlerle devam etti:
“Pakistan-Türkiye-Mısır-Suudi Arabistan dörtlü toplantısının üçüncüsünü yaptık. Bizim, bölgenin olması gereken iş birliği imkanlarını kullanmadığı için potansiyelini gerçekleştiremediği tespitimiz var. Biz İsrail gibi değiliz. Onlar GKRY ve Yunanistan'la bir araya gelerek bölgedeki Müslüman ülkelere karşı ittifak kurdu. Dışarıdan kurtarıcı beklemeye devam ederse bölge bu sorunlarla karşı karşıya kalmaya devam edecek. Gazze konusunda ise; Gazze barış kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Gazze soykırımını durdurmaya yönelik çabalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede, bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık.”
HÜRMÜZ’DEKİ SON DURUM
Fidan, Hürmüz Boğazı’ndaki son durum ile ilgili de, “Hürmüz Boğazı ile ilgili şu anda karışık bir durum var. Zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Bu konuda gelişmeler oldukça kamuoyunu bilgilendireceğiz. İran ve ABD arasında Pakistan'ın arabuluculuğuyla süren müzakerelere elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindiği ortada. Her iki taraf da ciddi bir samimiyetle görüşmelere devam ediyorlar. Devam etme iradeleri var. Ateşkesten bütün dünya bir rahatlama içinde. Ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bütün aktörler savaşın tekrar başlamaması için endişelerini bize iletiyorlar” dedi.
“YENİ BİR UZATMAYA İHTİYAÇ OLACAK”
Fidan, tarafların belli konularda tartışma içinde olduklarını bildiklerini ifade ederek, “Gelmeden önce Pakistan tarafıyla önemli bir görüşme yaptım, atmamız gereken adımların ne olması gerektiği kapsamında. Umudumuz tarafların dünya kamuoyunun yaptığı baskı neticesinde ateşkes süresini uzatmaları. Yeni bir uzatmaya ihtiyaç olacak. Ben o konuda iyimserim. Büyük ölçüde müzakerelerin tamamlandığını görüyoruz ancak kritik 1-2 konuda görüş ayrılıkları devam ediyor. Her bölgede barışı ve istikrarı önceleyen bir duruşumuz var ki bunun üzerine kalkınma ve refahı inşa edebilelim” diye konuştu.
“İSRAİL FIRSATTAN İSTİFADE EDİYOR”
Bakan Fidan, Lübnan’ın bir kez daha savaşın acımasız pençesine kurban gittiğini belirterek, “Maalesef Lübnan bir kez daha savaşın acımasız pençesine kurban gidiyor. Son aylarda İsrail işgaliyle karşı karşıya kalması ve 1 milyondan fazla insanın evinden olması, yetmiyormuş gibi İsrail'in Gazze'de uyguladığı işgal politikalarını burada da uygulamaya başladığını görüyoruz. Bölge istikrarını çok ciddi etkileyecek bir işgaldir bu. İsrail fırsattan istifade olayı oldu-bittiye getirmeye çalışıyor. Bunu engellemek için elimizden geleni yapacağız” dedi.
“BÖLGEDEKİ İTTİFAKLAR MÜSLÜMAN ÜLKELERDE ENDİŞE YARATIYOR”
Fidan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“(İsrail-Yunanistan-GKRY ittifakı) Bu ittifaklar oluşturulurken kimse bize güvence vermedi. Bu ittifakın ruhunu tanımlayan beyanlar var. Bu işbirliği ruhunu biz rahatsız etmek istemedik. Ama o toplantıda İsrail Başbakanı'nın söylediği şeyler var. Avrupa'da Yunanistan dışında böyle bir işbirliği anlaşması imzalayan kimse yok. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler bu gelişmelerden endişeli. Ortada realiteler var, gerçekler var bölge ülkelerinin endişeleri var. Türkiye kendisini koruyacak güçte ama bölgede daha zayıf durumda olup bu ittifaka endişeyle bakanlar var.”
“GAZZE’Yİ İNSANSIZLAŞTIRMA POLİTİKASI DEĞİŞMEDİ”
Fidan, İsrail’in yaklaşımını eleştirerek, “İsrail'in asli niyeti olan Gazze'yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek, insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini herkes biliyor. Uluslararası toplum, diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda çok ciddi bir çaba ortaya koyuyor. İsrail yayılmacılığı sorunu dünyanın bir sorunu haline gelmiştir. Ben bu konuda olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum çünkü bir araya geldiğimiz bütün aktörler bu yönde görüş bildirdi” ifadelerini kaydetti.
ABD VE İRAN ARASINDA MÜZAKERELER SÜRECEK Mİ?
Bakan Fidan, “Müzakerelerin devam etmesini bütün dünya kamuoyu istiyor. Kimse savaşın tekrar başlamasını istemiyor. Bazı ülkeler deklare etmiyor ama birçok ülkenin bütçesinde şimdiden telafi edilemez sıkıntı getirmiş durumda. Ben tarafların barış müzakerelerine devam etmek için ateşkesin uzatılması konusunda bir problem görmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Belki de inşallah daha iyimser bir senaryo olur. O zamana kadar müzakerelerin ana hattı tamamlanmış olabilir” diye konuştu.





