Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol’un haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundular. Saadet Partisi Lideri Arıkan, Orta Doğu'daki gelişmelerden Türkiye’nin dış politikasına, ekonomiden iç siyasete değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Arıkan, "Bu bayramı da maalesef İran'da vurulan okullar, Lübnan'a yağan bombalar ve Mescid-i Aksa’nın mahzun hali nedeniyle endişeli ve öfkeli geçirdik. İslam dünyasının en kutsal ayı ramazanda, en kutsal mabetlerinden Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması kabul edilemez bir durumdur" ifadelerini kullandı.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

“KİRLİ POSTALLARLA GİRİYOR!”

Orta Doğu’daki çatışmaları değerlendiren Arıkan, ABD ve İsrail politikalarını eleştirdi. Arıkan, "Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye kadar ABD’nin kirli postallarıyla girdiği her coğrafyada yıllardır yaşananlar ortada. ABD’nin bombardıman uçakları dünyanın neresine özgürlük vaadiyle gittiyse geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözü yaşlı anneler, yetim kalan evlatlar oldu” diye konuştu.

“TÜRKİYE İLE İRAN ARYNI TARAF OLMALI”

İran'a yönelik saldırılara ilişkin değerlendirmesinde Arıkan, şöyle konuştu:

“Amerika'nın Büyük Orta Doğu Projesi'nde, Türkiye ile İran’ın hiçbir farkı yoktur. İsrail’in Arz-ı Mev’ud hedefinde Türkiye ile İran’ın farkı yoktur. Günün sonunda Siyonizmin gözünde İran ne kadar hedefse, Türkiye o kadar hedeftir. O yüzden Türkiye ile İran, aynı tarafta olmak mecburiyetindedir. Bugün İran meselesi birtakım çevrelerin ısrarla kaşıdığı, mezhepler üzerinden ele alınacak bir 'ilahiyat' meselesi değildir. Yine birtakım çevrelerin ısrarla üzerinde durduğu tarihsel farklılıklar üzerinden ele alınacak bir 'tarih' meselesi de değildir. Bugün bu mesele jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Türkiye, bu üç konuda da İran’daki savaşın olumsuz etkileriyle karşı karşıyadır. Komşularımızın iç barışı, istikrarı ve güvenliği bölgemizin geleceği için kıymetlidir”

TRUMP’A TEPKİ: "SEN KİM OLUYORSUN?"

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik açıklamalarına tepki gösteren Arıkan, şu ifadeleri kullandı:

“İran’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları beş gün ertelediğini söylüyor. Bir dakika ya, sen kim oluyorsun? Kime ne süresi veriyorsun? Kime ne süresi veriyorsun. Ey Trump. Bunlar daha iyi günlerin. Yakında kaçacak delik bulamayacaksın. Senin bu açıklamaların köşeye sıkışmanın verdiği çaresizlikle zaman kazanma çabasından başka bir şey değildir. Washington’daki hesap Tahran’da tutmamıştır ve şimdi bunun üzerini örtmeye çalışıyorsunuz. Bölgedeki üsleri tarumar oldu, demir kubbeleri kevgire döndü, Hürmüz’ün sularında boğuldu.”

D-8 ÇAĞRISI

Arıkan, D-8’in aktif hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "D-8, 1 milyarı aşan nüfusu ile, 5 trilyon dolara yaklaşan ekonomik hacmi ile, eşi benzeri az bulunan bir potansiyeli temsil etmektedir. Bu kadar kaynağa ve stratejik güce sahip, daimi sekreterliği İstanbul’da bulunan bu kuruluşu tozlu raflarda bırakan iktidara soruyorum. Bu kadar olan biten karşısında ne zaman harekete geçeceksiniz? Ne zaman harekete geçireceksiniz?" dedi.

BAHÇELİ VE ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR

Toplumsal gerilimin azaltılmasına yönelik açıklamaları olumlu bulduğunu ifade eden Arıkan, "Gazze’de yaşanan insanlık dramının ilk gününden itibaren ve İran’a saldırılar başladığından bu tarafa Türkiye’de toplumsal hassasiyetin oluşmasına katkı sunan MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’ye ve İran ile ilgili gelişmelerin başladığı ilk andan itibaren etnik ve mezhep temelli gerilimlerin oluşmaması için mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ediyorum. İnanıyoruz ki gerilimlerin arttığı böylesi hassas dönemlerde itidal, basiret ve ortak akıl, her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır" dedi.

Ancak dış politikadaki bazı adımları eleştiren Arıkan, "Dışişleri Bakanı’nın Riyad’da imza attığı bildirge tarihe bir utanç vesikası olarak geçmiştir. ABD ve İsrail bölgeyi kan gölüne çevirirken tüm faturayı İran'a kesmeye kalkmak ne devlet ciddiyetine sığar ne de bölge gerçekleriyle örtüşür" ifadelerini kullandı.

‘ŞAİBESİZ TÜRKİYE’Yİ’ İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ"

Yolsuzlukla mücadele çağrısı yapan Arıkan, "İktidara ve muhalefete sesleniyorum. Gelin bu krizi bir fırsata çevirelim. İtalya’da 90’lı yıllarda yapılan o meşhur 'Temiz Eller' operasyonunu hatırlarsınız. Biz de Türkiye’de 'Temiz evler seferberliği' başlatalım. Siyasetçisinden bürokratına, hakiminden valisine kadar herkesin mal varlığını, şeffaf bir şekilde milletin denetimine açalım. ‘Nereden buldun?’ yasasını derhal çıkaralım. Yanlış anlaşılma olmasın. Biz kimin kaç tapusu, kaç evi, kaç dairesi olduğuyla değil o dairelerin, tapularının nasıl alındığıyla ilgileniyoruz. Yoksa helal yolla kazanılmış hiçbir tapuyla, zenginlikle problemimiz olamaz. Bugün, ‘Terörsüz bir Türkiye’ ile birlikte ‘Şaibesiz bir Türkiye’yi’ de inşa etmek zorundayız" diye konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ