Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son enflasyon verileri, fiyat artışlarının hız kesmeden devam ettiğini gösteriyor. Ancak bu rakamların sahadaki karşılığı, Ankara’nın en büyük mobilya üretim merkezlerinden Siteler’de çok daha ağır hissediliyor. Siteler’de çalışan mobilya işçileri, artan hayat pahalılığı karşısında yaşadıkları geçim sıkıntısını Türkinform muhabiri Sema Ersoy’a anlatarak, asgari ücretle ay sonunu getirmenin neredeyse imkansız hale geldiğini dile getirdi.

KİRA, ASGARİ ÜCRETİN YARISINI GÖTÜRÜYOR

TÜİK’e göre konut ve kira harcamaları, enflasyon sepetinde en hızlı artan kalemler arasında yer alıyor. Bu artış, özellikle asgari ücretle çalışanlar için barınmayı bile başlı başına bir sorun haline getiriyor. Siteler’de yıllardır mobilya sektöründe çalışan emekçiler de bu tablonun birebir içinde.

Bu isimlerden biri 58 yaşındaki mobilya ustası Celal A. Yaklaşık 44 yıldır sektörde çalışan Celal A., günde 12 saate varan mesailere rağmen ay sonunda eline geçen ücretin asgari ücretle sınırlı kaldığını söylüyor. Artan yaşam maliyetlerinin maaşını nasıl erittiğini ise şu sözlerle anlatıyor:

“30 bin liraya yakın para alıyorum. Bunun 13 bin 500 lirası kiraya gidiyor. Elektrik, su, doğalgaz derken geriye bir şey kalmıyor. TÜİK enflasyonu açıklıyor ama bizim mutfaktaki yangın çok daha büyük. Torunlarıma gönül rahatlığıyla harçlık veremiyorum.”

TÜİK ENFLASYONU AÇIKLIYOR, MUTFAKTAKİ YANGIN BÜYÜYOR

TÜİK verilerine göre enflasyon artış hızında dönemsel dalgalanmalar yaşansa da, gıda, enerji ve barınma gibi zorunlu harcamalardaki yükseliş dar gelirli kesimleri doğrudan etkiliyor. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, çalışan nüfusun önemli bir bölümünün geçimini sağlamakta zorlandığını ortaya koyuyor. Siteler’de görüştüğümüz işçiler de maaşlara yapılan artışların daha cebe girmeden eridiğini söylüyor. Birçok işçi için ay sonunu getirmek, borçla ve kısıtlamayla mümkün olabiliyor.

“ZAM YAPIYORUZ AMA YETİŞEMİYORUZ”

Geçim baskısı yalnızca işçilerle sınırlı değil. Mobilya atölyelerinde ustabaşı olarak çalışan Celal A., üretim maliyetlerindeki artışın işverenleri de zorladığını dile getiriyor. TÜİK’in Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerinin de bu tabloyu doğruladığını belirten Celal A., yaşanan sıkışmayı şöyle özetliyor:

Putin'den akaryakıta sert müdahale: İhracata yasak, iç piyasaya öncelik
Putin'den akaryakıta sert müdahale: İhracata yasak, iç piyasaya öncelik
İçeriği Görüntüle

“Sünger, kumaş, suntanın fiyatı neredeyse iki katına çıktı. İşçiye zam yapmak istiyoruz ama bu sefer müşteri zamlı ürünü almıyor. Herkes arada kaldı.”

UZUN MESAİ, DÜŞÜK ÜCRET, GÜVENCESİZLİK

Siteler’deki mobilya atölyelerinin büyük çoğunluğu küçük ölçekli işletmelerden oluşuyor. Bu yapı, işçilerin büyük bölümünün asgari ücretle ve uzun mesai saatleriyle çalışmasına neden oluyor. Sendikalı işçi sayısı ise yok denecek kadar az. TÜİK istihdam verileri ücretli çalışan sayısında artış olduğunu gösterse de, saha gerçekliği bu artışın güvenceli ve insanca çalışma koşullarına yansımadığını ortaya koyuyor.

ORTAK DUYGU: "GELECEK KAYGISI"

Siteler’de konuştuğumuz işçilerin ortaklaştığı nokta yalnızca bugünü geçiremiyor olmak değil, geleceğe dair umutlarını da kaybetmiş olmaları. Yıllardır çalışan emekçiler, ev sahibi olmayı bir yana bırakın, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmenin bile her geçen gün zorlaştığını söylüyor. Uzmanlara göre TÜİK verileri, ekonomik gidişatın fotoğrafını çekerken; Siteler’deki tablo, asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin yaşadığı derin geçim krizinin somut bir örneğini sunuyor.

Muhabir: SEMA ERSOY