Toplantının açılışında, Ardıç Katar’da gerçekleşen helikopter kazası ve Ağrı’daki trafik kazasında şehit olan askerleri de anarak başsağlığı dileklerini iletti.
Ardıç, “Dünya ekonomisinin gündemini artık üretim, ticaret ve büyüme değil, jeopolitik çatışmalar belirliyor” dedi. Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilimler ile Körfez’deki çatışmaların ekonomik etkilerinin devam ettiğini belirten Ardıç, “Küresel ekonomi artık sadece piyasaların değil, fay hatlarının da diliyle konuşuyor” ifadelerini kullandı.
SAVAŞIN EKEONOMİYE YANSIMALARI
Enerji fiyatlarındaki hızlı artışın küresel enflasyonu ve Türkiye’de mali dengeleri zorladığını vurgulayan Ardıç, “Savaş artık sadece sınır hattını değil, üretim bantlarını da titreten bir dalgaya dönüştü. Daha pahalı enerji, lojistik ve sigorta giderleri, yatırım ve dış ticarette zorluk yaratıyor” dedi.
SAVUNMA SANAYİ VE TEKNOLOJİ VURGUSU
Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı için güçlü bir savunma sanayiinin önemine işaret eden Ardıç, “Ordusu olmayanın yurdu olmaz. Güçlü savunma sadece sınırda değil, fabrikalarda, Ar-Ge merkezlerinde, laboratuvarlarda ve yazılım altyapısında başlar” dedi. Kritik sistemlerin ve teknolojilerin yerli olarak üretilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi.
ÜRETİM VE TARIMDA KAPASİTE ARTIŞI
Ardıç, Türkiye ekonomisinde arz yönlü kapasite güçlendirmesinin önemine değinerek, “Sadece para politikası ile enflasyonla mücadele edilemez. Tarımı, sanayiyi ve üretim kapasitesini güçlendirmeden sürdürülebilir büyüme mümkün değil” ifadelerini kullandı.
KADINLARIN EKONOMİDEKİ ROLÜ
ASO’nun kadın istihdamına verdiği önemi de vurgulayan Ardıç, “Odamız personelinin yarısı kadınlardan oluşuyor; 7 müdürümüzden 5’i kadın. Kadınların üretimde, yönetimde ve girişimcilikte daha güçlü yer alması inovasyonu ve kurumsal performansı artırıyor” dedi.





