Konuyu Türkinform’a değerlendiren uzmanlar, yetersiz ve dengesiz beslenmenin yalnızca fiziksel sağlığı değil, beynin çalışma sistemini de etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle modern yaşamda yaygınlaşan ultra işlenmiş gıdalar, düzensiz öğünler ve hızlı tüketim alışkanlıklarının ruh hali üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre beyin-bağırsak ilişkisinin önemine işaret ederek, bağırsakların yalnızca sindirim sistemi değil, aynı zamanda sinir sistemiyle yakın çalışan bir merkez gibi davrandığının altını çiziyor. Bağırsaklar için kullanılan “ikinci beyin” tanımını hatırlatan uzmanlar, mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin önemli bir kısmının bağırsaklarda üretildiğine işaret ediyor.

Kene için kritik uyarı: Tarlaya çıkmadan bunları yapın! “Can kayıplarının önüne geçilebilir”
Kene için kritik uyarı: Tarlaya çıkmadan bunları yapın! “Can kayıplarının önüne geçilebilir”
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle bağırsak sağlığını bozan beslenme alışkanlıklarının ruh halini de etkileyebileceği ifade ediliyor.

Aşırı şekerli, katkı maddesi yoğun ve ultra işlenmiş gıdaların uzun vadede hem metabolizmayı hem de beyin kimyasını olumsuz etkileyeceğine işaret eden uzmanlar, bazı araştırmaların, yoğun işlenmiş gıda tüketimi ile depresif belirtiler arasında bağlantı olabileceğini ortaya koyduğuna işaret ediyor.

Uzmanlar özellikle sürekli hazır gıda tüketen kişilerde enerji düşüklüğü, halsizlik ve motivasyon kaybının daha sık görülebileceğini belirtiyor.

RUH HALİNİ ETKİLİYOR

Uzmanlara göre bazı besin öğelerinin eksikliği ruh hali üzerinde etkili olabiliyor. Özellikle omega-3 yağ asitleri, B12 vitamini, D vitamini, demir, magnezyum ve folik asit eksikliklerinin zihinsel sağlıkla ilişkili olabileceği belirtiliyor. Balık, ceviz, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, yoğurt ve kefir gibi besinlerin beyin fonksiyonlarını destekleyebileceği ifade ediliyor.

Ancak uzmanlar, tek bir besinin “depresyonu iyileştireceği” gibi iddiaların bilimsel olmadığını da vurguluyor.

ŞEKERE DİKKAT

Uzmanlar, aşırı şeker tüketiminin kısa süreli mutluluk hissi oluşturabileceğini, ancak bu etkinin kısa sürdüğü ve sonrasında enerji düşüşüyle birlikte yorgunluk, huzursuzluk ve mutsuzluk hissi oluşabileceğini belirtiyor.

Psikiyatristler ise sürekli şeker tüketiminin zamanla ruh hali dalgalanmalarını artırabileceğini ifade ediyor.

Uzmanlar, öğün atlamanın ve uzun süre aç kalmanın kan şekeri dengesini bozabileceğine işaret ederek, kan şekerindeki ani değişimlerin ise dikkat dağınıklığı, sinirlilik ve enerji düşüklüğü gibi belirtilere yol açabileceği belirtiliyor.

Özellikle yoğun stres altında yaşayan kişilerde düzensiz beslenmenin psikolojik yükü daha da artırabileceği ifade ediliyor.

DEPRESYON BELİRTİLERİ

Uzmanlar, yalnızca beslenmenin ruh halini değil, depresyonun da beslenme alışkanlıklarını değiştirdiğini vurguluyor. Bazı kişilerin depresyon dönemlerinde aşırı yemek yerken, bazı kişilerde iştahsızlık görülebildiği, bu nedenle depresyonun hem fiziksel hem psikolojik yönleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Uzmanlar, depresyonun ciddi bir sağlık sorunu olduğunu, dengeli beslenmenin ruh sağlığını destekleyebileceği belirtilse de tek başına tedavi yerine geçmeyeceğine dikkat çekiyor.

Psikiyatristler, uzun süren mutsuzluk, isteksizlik, uyku bozukluğu, enerji kaybı ve umutsuzluk hissi yaşayan kişilerin profesyonel destek almasının önemli olduğunu vurguluyor.

Muhabir: Ömür Melih ÜZELCE