ABD ile İran arasında ilan edilen "süresiz ateşkes" anlaşmasına rağmen, Washington yönetiminin Orta Doğu'daki askeri varlığını güçlendirme süreci hızla devam ediyor. Son radar verileri ve uçuş takip sistemleri, Avrupa’dan kalkış yapan çok sayıda ABD askeri nakliye uçağının Ürdün, Katar, ve İsrail'deki stratejik noktalara iniş gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. Özellikle Katar’daki El-Udeyd Üssü ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki tesisler yoğun hava ve deniz trafiğine sahne oluyor, bu da ateşkes sürecinde bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenmekte olduğuna işaret ediyor.

6 BİN 500 TON MÜHİMMAT SEVK EDİLDİ
İsrail Savunma Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen sevkiyatlar kapsamında toplamda 6 bin 500 ton mühimmat, hafif zırhlı araçlar ve Müşterek Hafif Taktik Araçlar (JLTV) dahil askeri teçhizatın ülkeye ulaştığını resmen doğruladı. Hayfa ve Aşdod limanlarına yanaşan kargo gemilerinin getirdiği bu malzemeler, ülke içindeki askeri üslerde dağıtıldı. Savunma Bakanı Yisrael Katz, bu lojistik operasyonların amacının "İsrail ordusunun her an tam kapasite ile operasyonel kalmasını sağlamak" olduğunu belirtti ve önümüzdeki haftalarda lojistik destek çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti.

GÜVENSİZLİK Mİ, CAYDIRICILIK MI?
Küresel askeri lojistiğin bir parçası olarak, 28 Şubat’tan itibaren ABD’nin İsrail’e taşıdığı askeri teçhizatın toplam ağırlığı 115 bin 600 tonu aşmış durumda. Bu, modern askeri tarih açısından en büyük ve en hızlı lojistik köprülerden biri olarak değerlendiriliyor. Askeri analistler, süresiz ateşkes kararına rağmen bu denli büyük bir mühimmat ve hava savunma sistemi takviyesinin tarafların karşılıklı güvensizlik hissettiğinin yanı sıra olası bir caydırıcılık yarışının somut göstergesi olduğunu vurguluyor.
Diplomatik kaynaklara göre, ABD’nin bu sevkiyatları bölgedeki müttefiklerinin güvenliğini sağlama taahhüdü olarak görülürken, Tahran yönetimi ise bu askeri hareketliliğin barış çabalarını olumsuz etkilediğini ileri sürüyor. Katar’daki El-Udeyd ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki üslerin aktif kullanımı, ABD’nin sadece İsrail değil tüm Körfez bölgesinde kalıcı bir lojistik güç inşa ettiğini gösteriyor.
Sevkiyatlarda yer alan gelişmiş hava savunma sistemleri, ateşkesin sürdüğü ortamda dahi bölgedeki hava sahası kontrolünün büyük önem taşıdığını ve ABD’nin bu alanda da hazırlıklı olduğunu ortaya koyuyor.





