İkinci Dünya Savaşı sonrası refah odaklı bir düzen kurarak savunma reflekslerini ikinci plana atan Avrupa, kapıya dayanan savaş gerçekliğiyle büyük bir krizin eşiğine geldi. Kıta genelinde milyarlarca avro harcanan devasa ortak savunma projeleri birer birer çökerken, Avrupa Birliği (AB) kulislerinde Türkiye’nin vazgeçilmez bir "savunma ortağı" olduğu yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
100 MİLYAR AVROLUK DEV PROJE İPTAL EDİLDİ
Avrupa savunmasındaki en büyük darbe, lokomotif ülkelerden geldi. Almanya ve Fransa, 2019 yılında büyük umutlarla imzaladıkları ve 100 milyar avro bütçeli yeni nesil savaş uçağı programını 8 Mayıs 2026'da iptal etti. Benzer şekilde, Alman donanması için Hollanda’dan tedarik edilmesi planlanan 9 milyar avroluk savaş gemisi projesi de yıllar süren çabalara ve harcanan paralara rağmen başarısızlıkla sonuçlandı.
AVRUPA’NIN ZAMANI DARALIYOR: ARA ÇÖZÜM ŞART
Avrupalı devletlerin yol haritasında yapay zeka destekli, insansız platformlarla koordineli çalışacak 6. nesil savaş uçakları yer alıyordu. Ancak mevcut jeopolitik kırılmalar ve patlak veren savaşlar, sıfırdan bir uçak üretmek için gereken sürenin Avrupa'nın aleyhine işlediğini gösterdi. Kıta genelinde yükselen aşırı sağ dalga ve AB içindeki çatlaklar, sıfırdan ortak bir uçak geliştirme ihtimalini neredeyse imkansız kılıyor. Tekil üretim bütçeleri ve iş gücü krizleri de alarm verirken, eldeki 4,5. nesil Eurofighter'ların ötesinde güçlü bir "ara çözüm" ihtiyacı doğdu.
NATO'DA 5. NESİL ÜRETEBİLEN İKİ ÜLKEDEN BİRİ: TÜRKİYE
Şu an NATO bünyesinde 5. nesil savaş uçağını gökyüzüyle buluşturabilen sadece iki aktör var: ABD ve Türkiye. Ancak Avrupalıların, özellikle Trump’ın ikinci döneminde ABD ile ilişkilere çekinceli yaklaşması ve F-35’lerin fahiş işletim maliyetleri ile güncelleme krizleri ciddi soru işaretleri yaratıyor. İspanya ve İsviçre gibi ülkeler F-35 alımlarını iptal ederken, birçok ülke filosunu büyütmekten vazgeçti. Tam bu noktada, Türkiye'nin kendi imkanlarıyla geliştirip uçurduğu ve 2030 sonrasında tam operasyonel hale gelmesi beklenen KAAN öne çıkıyor.
ESNEK TÜRK SAVUNMA SANAYİİ VE HÜRJET ÖRNEĞİ
Türkiye, KAAN’ı kendi milli ihtiyaçlarına göre tasarlasa da Türk savunma sanayiinin esnek kabiliyetleri yabancı ortaklar için büyük avantaj sunuyor. Herhangi bir AB veya NATO ülkesi KAAN’ı kendi radar, sensör veya alt sistemleriyle donatmak isterse, Ankara buna hızla entegre olabiliyor. Bunun en somut örneği yakın zamanda HÜRJET ve İspanya arasında yaşandı; İspanyol sistemleriyle donatılan HÜRJET, İspanya Hava Kuvvetleri envanterine girmeye hazırlanıyor. Benzer bir modelin KAAN için uygulanması, savunmasız yakalanan Avrupa için en güçlü formül olarak görülüyor.
ANKARA'DAKİ NATO ZİRVESİ'NDE GÖZLER KAAN'DA OLACAK
Tüm bu jeopolitik ve askeri denklemler alt alta konulduğunda, 7-8 Temmuz’da Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi’nde, liderlerin masasında KAAN projesinin en sıcak gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.




