Bayramlar toplumda genellikle mutluluk, aile birliği ve paylaşım duygularıyla özdeşleşiyor. Ancak ebeveynleri ayrı yaşayan çocuklar için bu dönem, farklı bir duygusal tablo ortaya çıkarabiliyor. Çocuklar bir yandan her iki ebeveyniyle de vakit geçirmek isterken, diğer yandan hangi tarafla ne kadar zaman geçireceğine dair baskı hissedebiliyor. Bu durum, özellikle küçük yaş gruplarında “tercih yapmak zorunda kalma” algısını güçlendirerek duygusal stres yaratabiliyor.

Pedagog Ebru Şen, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada “Bazı boşanmış ebeveynlerin çocukları için tatiller, rol çatışması, program karmaşası ve duygusal sadakat bölünmesi nedeniyle stres kaynağıdır. Araştırmalar şu mekanizmaları ortaya koymaktadır. Duygusal çatışma; Çocuk, bir ebeveynle tatil geçirirken diğerinin yalnızlığını veya üzüntüsünü içselleştirebilir. ‘Annem yalnız kalacak, ben babamla eğlenirsem onu üzer miyim?’ gibi bilişsel çatışmalar yaşayabilirler” ifadesini kullandı.

SÜREKLİ ÇATIŞMA ÇOCUKTA DEPRESYON RİSKİNİ ARTIRIYOR MU?

Şen, konuşmalarına şu sözlerle devam etti:

“Eşitsizlik amplifikasyonu: Tatiller, ‘mutlu aile’ imajının toplumsal olarak yoğunlaştığı dönemlerdir. Reklam ve sosyal medya, bütün aile yapısının olmadığı gerçeğini çocuk için daha acı hale getirir. Program ve lojistik stres: İki hane arasında koordinasyon, maddi kaygılar ve geniş aile baskıları ebeveyn stresini artırır; bu stresin çocuğa yansıması ihtimal dahilindedir. Ebeveyn çatışması: Boşanmanın kendisinden ziyade, ebeveynlik kalitesi çocuğun ruh sağlığını belirler. Sürekli çatışma, çocukta depresyon riskini yüzde 29 artırabilir. Sonuç olarak, tatillerin hassasiyeti, çocuğun duygusal sadakat bölünmesi yaşamasından ve ebeveynler arası iş birliğinin zayıflamasından kaynaklanır. Tutarlı ve çatışmadan uzak eşli ebeveynlik, bu riski minimize eder.”

Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
İçeriği Görüntüle

“İKİ EV, İKİ DÜNYA” HİSSİ DUYGUSAL YÜKÜ ARTIRIYOR

Psikologlara göre ayrılık sonrası aile düzeni, çocukların güvenlik ve aidiyet duygusunu doğrudan etkileyebiliyor. Bayram gibi özel günlerde bu durum daha belirgin hale geliyor. Çocuk, anne ve baba arasında bölünmüş zaman planı nedeniyle hem sevinç hem de kaygı duygusunu aynı anda yaşayabiliyor. Özellikle ziyaret planlarının belirsiz olması ya da son anda değişmesi, çocukta kontrol kaybı hissini artırabiliyor.

“ÇOCUK TARAF SEÇMEYE ZORLANMAMALI”

Psikologlara göre, en önemli risklerden birinin çocuğun ebeveynler arasında “taraf seçmeye” zorlanması olduğunu belirtiyor. Bu durumun çocukta suçluluk duygusu, kaygı ve içsel çatışma yaratabileceği ifade ediliyor. Çocuğun her iki ebeveynle de sağlıklı ve düzenli ilişki kurmasının desteklenmesi gerektiği, bayram planlarının çocuğun ihtiyaçları gözetilerek yapılmasının kritik olduğu vurgulanıyor.

ESNEKLİK VE İLETİŞİM

Psikolojik danışmanlara göre bayram dönemlerinde en sağlıklı yaklaşım, ebeveynlerin önceden net ve esnek bir plan oluşturması. Çocuğun kimle ne zaman vakit geçireceğinin açık olması, belirsizliği azaltarak stres seviyesini düşürebiliyor. Ayrıca ebeveynler arasında sağlıklı iletişim kurulması, çocuğun duygusal yükünü hafifletmede önemli bir rol oynuyor. Uzmanlar, bu süreçte en sık yapılan hatalardan birinin çocuğun duygularının ikinci plana atılması olduğunu belirtiyor. Bayramın “zorunlu bir mutluluk” olarak dayatılması yerine, çocuğun duygularını ifade edebilmesine alan açılması gerektiği vurgulanıyor.

BASKI DEĞİL, BAĞ KURMAK OLMALI

Her ne kadar bayramlar aile birliğini simgelese de, uzmanlara göre asıl amaç çocuk için güvenli, sevgi dolu ve baskıdan uzak bir ortam oluşturmak olmalı. Ayrı ebeveynlerin bu dönemi bir rekabet alanına çevirmemesi, aksine çocuğun ruhsal iyiliğini önceliklendirmesi gerektiği ifade ediliyor.

Kısacası uzmanlar, bayramların ayrı yaşayan ebeveynlerin çocukları için hassas bir dönem olabileceğini vurgularken, doğru iletişim ve planlamanın bu süreci çok daha sağlıklı hale getirebileceğine dikkat çekiyor.

Muhabir: BEYZA COŞKUN