Gezi Parkı eylemleri sürecinde sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan ID İletişim’in sahibi menajer Ayşe Barım’ın davasında karar çıktı. İstanbul’da görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, Barım hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. Daha önce 30 yıla kadar hapis cezası istenen Barım için savcılık, esas hakkındaki mütalaasında talebini ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak değiştirmişti.

“SUÇ İŞLEMEDİM, BERAATİMİ İSTİYORUM”
Ayşe Barım, esas hakkındaki mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları reddetti. Sağlık durumuna da dikkat çeken Barım, şu ifadeleri kullandı:
“2025 yılının ocak ayından bu yana yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda bir kalp pili ve elektroşok cihazıyla hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi, sizden beraatimi istiyorum.”
“OLMAYANI SAVUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Barım’ın avukatlarından Sedat Özyurt, savunmasında dosyada suçun unsurlarının bulunmadığını belirtti. Özyurt, mahkeme heyetine şu sözlerle seslendi:
“Biz burada olmayanı ispat etmeye çalışıyoruz. Hiçbir şey yapmayan sanığın suç işlemediğini ispat etmeye çalışıyoruz. Anayasa’ya göre kanunsuz suç olmaz. Bu dosyada kanunsuz bir suç isnadı var ve mütalaa hiçbir delile dayanmıyor. ‘Kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesi Anayasa’nın 38’inci maddesinde düzenlenmiştir.”
Özyurt ayrıca, dosyada cebir ve şiddet unsurunun bulunmadığını vurgulayarak, sanatçıların Gezi Parkı’na Ayşe Barım’ın talimatıyla değil, kendi iradeleriyle gittiklerinin ortaya konulduğunu söyledi.
“Sanığın cebir ve şiddet içeren hiçbir eylemi yoktur. ID İletişim oyuncularının da cebir ve şiddeti öven herhangi bir sözleri ya da eylemleri bulunmamaktadır.”

“BU BİR DEMOKRATİK TEMASTI”
Avukat Sedat Özyurt, Halit Ergenç ve Ceyda Düvenci’nin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye de değinerek şunları söyledi:
“Bu görüşme Ankara’dan belirlenen isimlerle yapılmıştır. Ayşe Barım göndermiş olsa bile, bu temas seçilmiş başbakanla demokratik çözüm süreçleri kapsamında yapılan bir görüşmedir.”
“YARGITAY KARARLARI BERAATİ GEREKTİRİYOR”
Ayşe Barım’ın bir diğer avukatı Aslı Kibar ise Gezi ana davasına ilişkin Yargıtay kararlarını hatırlattı. Kibar, Mücella Yapıcı, Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında verilen beraat kararlarını anımsatarak şunları söyledi:
“Yargıtay, Gezi ana davasında suç vasfını değiştirerek 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında değerlendirme yaptı ve beraat kararı verdi. Aynı yaklaşım bu dosya için de geçerli olmalıdır.”
Kibar, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı’na yalnızca bir kez ve mesleki amaçla gittiğini belirterek, “Ortada cebir, şiddet ya da suç yoktur. Beraat kararı verilmelidir” dedi.
“SORUŞTURMA DELİLSİZ BAŞLADI”
Savunma yapan bir diğer avukat Deniz Ketenci ise dosyanın bir ihbarla başlatıldığını ve ihbarda somut hiçbir delil bulunmadığını söyledi:
“Bu soruşturma delilsiz şekilde başlamıştır. İhbarcı, sosyal medyada okuduklarını ihbara yazdığını ve Ayşe Barım’ı tanımadığını söyledi. ‘Vatandaşlık hassasiyetiyle yaptım’ dedi. Tanığın beyanları da güvenilir değildir.”
MAHKEMEDEN 12 YIL 6 AY HAPİS CEZASI KARARI ÇIKTI
Avukatların ve sanığın savunmalarının ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, cezanın gerekçesi olarak soruşturma savcısının talebi doğrultusunda “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçunu gösterdi. Mahkeme ayrıca Barım hakkında uygulanan ev hapsini kaldırdı, ancak yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmetti.

SUÇ VASFI SÜREÇTE DEĞİŞTİ
Savcılık, esas hakkındaki mütalaasında daha önce “yardım etme” suçundan ceza talep ederken, son mütalaada suç vasfını değiştirerek “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan cezalandırılmasını istemişti. Mütalaada, eylemlerin demokratik protesto görüntüsü altında kaos ve kargaşa yaratmayı hedeflediği öne sürülmüştü.
Ayşe Barım, 28 Ocak’ta tutuklanmış, Silivri Cezaevi’nde 248 gün kaldıktan sonra 1 Ekim’de sağlık sorunları gerekçesiyle ev hapsi ve yurt dışı yasağı şartıyla tahliye edilmişti. Savcılığın tahliyeye itirazı ise mahkeme tarafından reddedilmişti. Mahkemenin verdiği son kararla birlikte Barım’ın hukuki sürecinin istinaf aşamasına taşınması bekleniyor.




