Aile ve avukatlar, olay yerinde bazı alanlardan parmak izi alınmadığını ve eve giren kişinin daha önce öne sürüldüğü gibi kısa bir süre değil, bir saatten fazla içeride kaldığını öne sürdü. Ayrıca dosyada bulunan “kanlı mektubun” Eraslan’ın el yazısıyla birebir uyumlu olmadığı ifade edildi.
EKSİK İNCELEME İDDİASI
Ailenin avukatı Mehtap Demir, olay yerinde normal kapı dışında arkadan girilebilen bir alan olduğunu, ancak buradan parmak izi alınmadığını belirtti. Demir, savcılığın yeniden inceleme talimatı verdiğini ve parmak izi alınması için çalışmaların sürdüğünü aktardı.
GÖRÜNTÜLER ŞÜPHELİ SÜREYİ ORTAYA KOYUYOR
Demir, eve giren kişinin 7 dakika içeride kaldığı yönündeki bilgilerin yanlış olduğunu vurgulayarak, “Görüntü izleme tutanağına göre 21.29’da giriş yapılıyor, 22.47’de çıkış yapılıyor. Yani bir saatten fazla içeride kalmış” dedi.
ÖLÜM NEDENİ HENÜZ NET DEĞİL
Ailenin diğer avukatı Hasan Yılmaz, ön otopsi raporunda Eraslan’ın intihar mı yoksa cinayete mi kurban gittiğinin net olarak belirlenemediğini söyledi. Yılmaz, dosyada şüpheli unsurlar bulunduğunu ve sürecin sonuna kadar takip edileceğini ifade etti.
Yılmaz ayrıca, dosyada yer alan kanlı mektubun Eraslan’ın el yazısıyla uyumlu olmadığını belirterek, kesin değerlendirme için kriminal incelemelerin devam ettiğini kaydetti.
TEHDİT İDDİALARI VE AİLENİN AÇIKLAMALARI
Mehtap Demir, Eraslan’ın ölümünden önce tehdit edildiğini aktardığını, farklı numaralardan aranarak “evinin adresini biliyoruz, tek yaşadığını biliyoruz” şeklinde ifadelerle tehdit edildiğini söyledi.
Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı’nın kurucuları arasında yer alan Erol Eraslan ise, kızının intihar etmesinin mümkün olmadığını belirterek, mektubun kesinlikle kızına ait olmadığını ve aileyle ilgili ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Av. Hasan Yılmaz, kamuoyunu yanıltıcı bilgi paylaşan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunma haklarının saklı olduğunu da dile getirdi.




