Fenerbahçe’de olağanüstü seçimli genel kurul, yalnızca başkanlık yarışına değil, yönetim kuruluna verilecek yetkilerle ilgili büyük tartışmalara da sahne oldu. Özellikle 11, 12 ve 13. gündem maddeleri, kulübün geleceği açısından kritik önem taşıyordu. Ancak eski başkan
Aziz Yıldırım’ın çağrısı etkili oldu ve bu maddeler, genel kurul üyelerinin
oy çokluğuyla reddedildi.
Aziz Yıldırım’dan Net Mesaj: “Bu Yetkiler Kulübü Yönetimin Malı Haline Getirir”
Genel kurul öncesi yazılı bir açıklama yayınlayan Aziz Yıldırım, kulübün taşınmaz malları ve şirket hisseleri üzerinde yeni yönetime verilecek geniş kapsamlı yetkilere karşı çıkmıştı.
Yıldırım açıklamasında:
“Bu maddeler, kulübü yönetenlere, kulübün tüm mal varlıkları üzerinde sınırsız yetki tanıyor. Bu, genel kurul üyelerinin karar alma yetkilerini sıfırlar” diyerek tepki göstermişti.
Üyeler Yıldırım’ı Dinledi: 11, 12 ve 13. Maddeler Geçmedi
Yapılan oylamada,
kulüp taşınmazlarının satışı, kiralanması, yatırım yapılması ve şirket paylarının yönetim tarafından devredilmesine olanak tanıyacak maddeler, üyelerin oy çokluğuyla reddedildi. Bu durum, Aziz Yıldırım’ın camia üzerindeki etkisinin halen güçlü olduğunu da ortaya koydu.
Tartışmalı Maddeler Ne Anlama Geliyordu?
11. Madde: Kulübe ait taşınmazların satılması, kiralanması, devredilmesi ve bu mülklerle ilgili her türlü ortaklık ve yatırım kararlarının yönetim tarafından alınmasını öngörüyordu.
12. Madde: Arsa veya arazi üzerine uzun vadeli yatırımlar yapılması konusunda yönetimin tek başına yetkilendirilmesini istiyordu.
13. Madde: Kulübün ortak olduğu şirket hisselerinin satışı, yeni şirket kurulumu veya mevcut yapılarla ilgili tasfiye kararları için yönetim kuruluna tam yetki tanıyordu.
Bu maddeler kabul edilseydi, yeni seçilecek başkan ve yönetim kurulu,
kongre onayı olmaksızın milyonlarca dolarlık mülk ve yatırım işlemlerini gerçekleştirebilecekti.
Fenerbahçe’de Demokrasi Kazandı
Üyelerin aldığı bu karar, kulüp içi demokrasinin ve şeffaflığın önemini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle taşınmaz satışları ve şirket hisseleri gibi stratejik konuların, kongre iradesi dışında yönetilmesi ihtimali,
ciddi endişe yaratmıştı. Aziz Yıldırım’ın “veto çağrısı” da tam bu noktada karşılık buldu.