ABD Ticaret Temsilciliği'nin (USTR) zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlere yönelik yürüttüğü Section 301 soruşturmasının sonuçları 2 Haziran'da yayımlandı. Raporda Türkiye, Çin, Japonya, Güney Kore gibi 60 ekonomi içerisinden 54’ünün, zorla çalıştırma ile üretilen malların ABD'ye ithalatını engelleyecek yeterli yasal düzenlemeye sahip olmadığı tespit edildi. Bu ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor ve hukuki düzenlemeler ile uygulamalardaki eksiklikler özellikle vurgulanıyor.
ANKARA VE WASHINGTON İSTİŞARE SÜRECİNDE
Türkiye’nin de aralarında olduğu 46 ülke, soruşturma çerçevesinde ABD ile hükümetler arası görüşmeler yaparken, Ankara Washington ile yürütülen istişare sürecinde aktif rol oynadı. Raporda özellikle Türkiye’nin tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektörlerine ilişkin sorunlara dikkat çekildi. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi’nin (CBP) mevcut yaptırımlarının büyük kısmının bu sektörlere odaklandığı belirtiliyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine dayandırılan analizde, zorla çalıştırmadan kaynaklanan yıllık yasa dışı kazancın 63,9 milyar dolar olduğu; bunun 35,4 milyar dolarının ise imalat sanayinden kaynaklandığı ifade edildi. Zorla çalıştırma riski birçok sektörde görülmekle birlikte, tekstil, hazır giyim ve ayakkabı en hassas alanlar arasında gösterildi. Ayrıca, zorla çalıştırılarak üretilen pamuğun iplik, kumaş ve hazır giyim üretiminde kullanılması, küresel tedarik zincirlerinde maliyetleri yapay olarak düşürmekte ve haksız rekabete yol açmaktadır.
TÜRKİYE İÇİN YÜZDE 12,5 EK GÜMRÜK VERGİSİ
USTR, Türkiye dahil bazı ülkeler için yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasını önerirken, pamuk ve tekstil ithalat hacmi gibi faktörlere göre farklı tarife sistemleri üzerinde çalışıldığı kaydedildi. Türkiye'nin ABD’den yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık tekstil, hazır giyim, deri ve ayakkabı ithalatı bulunduğu dikkate alındığında, alınacak kararların emek yoğun sektörler açısından önemli etkileri olacağı öngörülüyor.
ABD Ticaret Temsilciliği'nin 12 Mart 2026'da başlattığı soruşturma kapsamında kamu ve sektör temsilcilerinin görüşleri alındı. Raporun ardından Temmuz ayında yapılacak değerlendirmelerle nihai karar açıklanacak. Bu gelişme, Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim sektörlerini yakından ilgilendiriyor.

Orta Doğu'daki genel jeopolitik gerilimlerin ve küresel ticarette yaşanan diğer gelişmelerin ışığında, bu tür ticari yaptırımlar bölgesel ve uluslararası ekonomik dengeleri etkiler niteliktedir. Özellikle ABD'nin uyguladığı müşteri onay sistemleri ve yaptırımların artırılması, küresel tedarik zincirlerinde baskı oluşturmakta ve Türkiye gibi ülkeleri de kapsamaktadır. ABD'nin Türkiye'ye yönelik ek gümrük vergisi önerisi, küresel ticarette zorla çalıştırmanın önlenmesi ve rekabet eşitliğinin sağlanması amacını taşısa da, etkilerinin Türkiye'nin ekonomi politikaları ve dış ilişkilerinde yol açacağı dönüşümler dikkate alınmalıdır.





