İlkbahar ayları birçok kişi için güneşli havalar ve yeşeren doğa anlamına gelirken, alerjik bünyeye sahip kişiler için tam anlamıyla bir mücadele dönemine dönüşüyor. Özellikle ağaçlardan, çimenlerden ve yabani otlardan yayılan polenler havaya karışarak solunum yoluyla vücuda giriyor ve alerjik reaksiyonları tetikliyor. Uzmanlara göre son yıllarda iklim değişikliği, hava kirliliği ve düzensiz mevsim geçişleri nedeniyle polen yoğunluğu daha uzun süre etkili olmaya başladı. Bu durum da alerji şikâyetlerinin daha ağır hissedilmesine neden oluyor.
NEZLE SANILIYOR AMA HAFTALARCA SÜRÜYOR
Bahar alerjisi çoğu zaman grip veya soğuk algınlığıyla karıştırılıyor. Ancak uzmanlar iki durum arasında önemli farklar olduğunu belirtiyor. Alerjide genellikle ateş görülmezken, burun akıntısı, göz yaşarması ve art arda gelen hapşırıklar günlerce hatta haftalarca sürebiliyor. Özellikle sabah saatlerinde başlayan hapşırık nöbetleri, açık havaya çıkınca artan şikâyetler ve gece yaşanan nefes problemleri polen alerjisinin en önemli belirtileri arasında gösteriliyor.
ALERJİ İLAÇLARINA YOĞUN TALEP
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte eczanelerde alerji ilaçlarına olan talep de hızla artıyor. Antihistaminik ilaçlar, burun spreyleri ve göz damlaları en çok kullanılan ürünler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, birçok kişinin doktora danışmadan ilaç kullandığını ve bunun farklı sağlık sorunlarına yol açabileceğini söylüyor. Özellikle sosyal medya tavsiyeleriyle veya geçmişte kullanılan ilaçlarla tedavi uygulanmasının risk taşıdığı belirtiliyor.
DOKTOR TAVSİYESİ ŞART
Peki alerji ilaçlarının uzun süreli kullanımı güvenli mi? Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Zeynep Ferhan Özşeker Türkinform’a özel yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
“Alerji tedavisinde kullanılan antihistaminik tablet ilaçların çok uzun süreli kullanımına ilişkin bazı çalışmalarda kemik erimesi, dikkat bozukluğu, agresyon ve erken demans gibi durumlarla ilişki bildirilmektedir. Bu nedenle ilaçların doktor tavsiyesi ve hekim gözetiminde kullanılması uygun olur. Uygun hastalarda alerji aşıları (alerjen spesifik immünoterapi) uygulanarak ilaç ihtiyacı azaltılabilir.”
İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ HAFİFE ALINMAMALI
Alerji ilaçlarının bilinçsiz kullanımı bazı kişilerde ciddi yan etkilere neden olabiliyor. Uzmanlara göre özellikle eski nesil antihistaminik ilaçlar uyku hali, dikkat dağınıklığı, halsizlik ve reflekslerde yavaşlama gibi etkiler yaratabiliyor. Bu nedenle araç kullananların, yoğun dikkat gerektiren işlerde çalışanların ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin ilaç kullanımında daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Bazı kişilerde ise uzun süreli burun spreyi kullanımının bağımlılık benzeri etki oluşturabildiği belirtiliyor.
POLEN YOĞUNLUĞU HANGİ SAATLERDE ARTIYOR?
Uzmanlar, polenlerin özellikle sabah erken saatlerde ve rüzgârlı havalarda daha yoğun olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle alerjisi olan kişilere mümkün olduğunca bu saatlerde dışarı çıkmamaları öneriliyor. Ayrıca eve geldikten sonra kıyafet değiştirmek, duş almak ve saç temizliği yapmak polenlerin vücutta uzun süre kalmasını önlemek açısından önemli görülüyor. Ev ve araç klimalarının filtre temizliğinin düzenli yapılmaması da alerji şikâyetlerini artırabiliyor.
ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DAHA FAZLA ETKİLENİYOR
Doktorlara göre bahar alerjisi özellikle çocuklar, yaşlılar ve astım hastaları için daha riskli hale gelebiliyor. Çocuklarda sürekli burun tıkanıklığı ve uyku problemleri dikkat eksikliği ve okul başarısında düşüşe yol açabiliyor. Astım hastalarında ise polen yoğunluğu nefes darlığı krizlerini tetikleyebiliyor.
BESLENME VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ÖNEMLİ
Uzmanlar, bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasının alerji belirtilerinin hafiflemesine yardımcı olabileceğini belirtiyor. Düzenli uyku, bol su tüketimi ve dengeli beslenmenin bu süreçte önemli olduğu ifade ediliyor. Özellikle yoğurt, kefir ve probiyotik içeren besinlerin bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor.
KRİTİK UYARI
Doktorlar, uzun süren hapşırık krizleri, nefes darlığı ve gözlerde yoğun kaşıntı gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini söylüyor. Kontrol altına alınmayan alerjik rahatsızlıkların zamanla kronik solunum yolu problemlerine dönüşebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle belirtiler arttığında uzman desteği alınması gerektiği vurgulanıyor.




