MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve toplumda derin yankı uyandıran olaylara ilişkin yazılı bir değerlendirme yayımladı. Bahçeli, yaşanan hadiselerin yalnızca bireysel düzeyde ele alınmasının yeterli olmayacağını belirterek, olayların arka planında sosyal ve dijital dönüşümün etkilerinin de incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

“OLAYLAR ÇOK BOYUTLU ELE ALINMALI”

Bahçeli açıklamasında, yaşanan elim olayların yalnızca görünen yönleriyle değerlendirilmesinin yanlış sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Olayların tüm yönleriyle, sakin ve kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.

DİJİTALLEŞME VE SOSYAL MEDYA VURGUSU

Açıklamasında özellikle dijitalleşme ve sosyal medyanın etkilerine dikkat çeken Bahçeli, denetimsiz dijital ortamların çocuklar ve gençler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ifade etti. Bahçeli, hızlı tüketilen içerikler ve kontrolsüz sosyal medya akışının, genç bireylerin gerçeklik algısını zayıflattığını ve duygusal dalgalanmaları artırdığını belirtti.

“GERÇEKLİK ALGISI ZAYIFLIYOR”

Gençlerin sanal dünyada maruz kaldıkları içeriklerin etkisiyle gerçek hayatla bağ kurmakta zorlanabileceğini dile getiren Bahçeli, bu durumun toplumsal açıdan riskler barındırdığına dikkat çekti. Bahçeli, olaylarla ilgili değerlendirmelerin soruşturmalar tamamlanmadan yapılmasının doğru olmayacağını belirterek, sürecin devlet ciddiyeti ve sükûnet içinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

“SİYASİ İSTİSMARDAN UZAK DURULMALI”

Açıklamasında siyasi tartışmalara da değinen Bahçeli, bu tür acı olayların gündelik siyasetin malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Her türlü değerlendirmede sağduyunun korunmasının önemine işaret etti. Bahçeli, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayda hayatını kaybedenler için rahmet dilerken, ailelere başsağlığı mesajı iletti. Yaralılara ise acil şifalar temennisinde bulundu. Bahçeli'nin açıklamasının tamamı şöyle:

"Dün Şanlıurfa’da, bugün ise Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin; sığ, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemeyeceği açıktır. Bu vahim gelişmelerin, tüm sebepleri, sonuçları ve arka plan dinamikleriyle birlikte; serinkanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması, hakikatin tam manasıyla ortaya çıkarılması açısından zaruri bir mecburiyettir. Yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemez.

Dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, sosyal medya mecralarının denetimsiz etkisi ve giderek derinleşen akran zorbalığı, maalesef çocuklarımızın ruh dünyasında telafisi güç tahribatlar meydana getirmektedir.Günümüz dünyasında evlatlarımız, sosyal medyanın adeta emzirdiği; parmak uçlarıyla ekranlara yön verdiği, saniyeler içinde birbirine zıt duyguların yaşanıp tüketildiği yapay bir iklimin içinde büyümektedir.Bir kaydırma hareketiyle sevinçten öfkeye, merhametten şiddete savrulan bu hızlı duygu geçişleri, henüz gelişim çağındaki zihinlerde gerçek ile sanal arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır.

Sanal alemde kolaylıkla değiştirilebilen, silinebilen ve yeniden kurgulanabilen hayatların, gerçek dünyada da aynı şekilde yönlendirilebileceği yönünde tehlikeli bir vehim oluşmaktadır. Bilhassa ergenlik çağındaki bireylerin, bu sanal akışın etkisiyle gerçekliği basitleştirme, sonuçları hafife alma ve anlık tepkilerle hareket etme eğilimleri artmaktadır. Bu durum, kontrolsüz bırakıldığında, telafisi mümkün olmayan sonuçlara kapı aralayabilecek bir zemin hazırlamaktadır. Nitekim benzer hadiselerin farklı toplumlarda da yaşandığı gerçeği, meselenin küresel bir tehdit boyutu kazandığını açıkça göstermektedir.

Unutulmamalıdır ki; insan, biyolojik varlığının yanı sıra, kültürel ve milli değerlerle yoğrulan bir şahsiyettir. Dijitalleşme bu değerleri aşındırdığında, toplumsal dokuyu hedef alıp zayıflattığında, böylesi trajediler kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu nedenle meseleyi yalnızca fail üzerinden okumak, hakikatin eksik anlaşılmasına yol açacaktır. Asıl sorgulanması gereken, çocuklarımızı böylesi karanlık eylemlere iten sosyal çevre, dijitalleşme, değer erozyonu ve kontrolsüz etki alanlarıdır. Böylesi vahim ve hassas hadiselerde, yetkili makamların görevlerini hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmadan, sükûnet ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesi hayati önemdedir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması beklenmeden yapılacak siyasi yorumlar, hakikatin üzerini örtmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.

Şayet gerekli görülüyorsa değerlendirmeler, ancak süreç tamamlandıktan sonra yapılmalıdır. Hiç kimse böylesine elim bir hadiseyi günübirlik siyasetin malzemesi haline getirmemeli; acı üzerinden istismar arayışına tevessül etmemelidir. Bütün bu tespitlerin ışığında, yaşanan acı hadisenin vicdanlarımızda açtığı derin yarayı da ifade etmek zaruridir.Bu alçak saldırıda Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden yavrularımıza ve fedakâr öğretmen kardeşimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Her iki menfur saldırı da yaralanan evlatlarımıza da acil şifalar temenni ediyorum."

Kaynak: HABER MERKEZİ