MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TV100 Genel Yayın Yönetmeni Deniz Gürel ve TV100 Dış Haberler Müdürü Ahmet Yeşiltepe'nin sorularını yanıtladı. Gerçekleştirilen özel röportajda Bahçeli; Türk siyasetinin genel durumu, ana muhalefet partisinin tutumu, FETÖ ile mücadele, terörsüz Türkiye hedefleri ve Ortadoğu'da yaşanan son gelişmelere dair açıklamalarda bulundu.
"TÜRK SİYASETİ DE BENZER BİR ARINMA SÜRECİNE İHTİYAÇ DUYUYOR"
Bahçeli, toplumu bir arada tutan ahlaki değerlerin korunmasının önemine işaret ederek siyasetteki sorumluluk alanını şu sözlerle ifade etti:
“Toplumu huzurla bir arada tutan ahlaki değerler vardır. Bunların korunması gerekir. Aksi halde kirlenme yaygınlaşır. Siyaset bu işin sorumlu sahasıdır. Türk siyaseti de benzer bir arınma sürecine ihtiyaç duyuyor. Bu, tüm partiler için geçerli. Siyasette arınmaya ve durulmaya tüm partilerin ihtiyacı vardır. Siyaset daha şeffaf, daha tutarlı ve daha sorumlu bir zemine taşınmalı.”
"CHP KENDİ ARINMASINI YAPMALI"
Kendi partisi ve ana muhalefet partisinin süreçlerine dair değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, şunları kaydetti:
“MHP bu konuda her zaman üstüne düşeni yapmıştır; en ufak bir olay iddia olduğunda üstüne gider, kim olursa olsun gerekli arınmayı yapar. Ana muhalefetin buna ihtiyacı fazlasıyla vardır. CHP kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerine göre arınmalı ve durulmalıdır.”
Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:
“Zaman zaman Özgür Bey’e de söyledik. Parti 4S’ye sıkıştı: Saraçhane, Söğütözü, Silivri, Sosyal medya… CHP’nin buradan sıyrılıp yüzünü Anıtkabir’e ve millete dönmesi gerekiyor.”
"FETÖ İLE MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLMELİDİR"
Fethullahçı Terör Örgütü ile yürütülen mücadeleye değinen MHP lideri, tehlikenin boyutlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Terörle mücadele çok boyutludur. FETÖ ile mücadele kararlılıkla sürdürülmelidir. Son dönemde yine hareketlenmeye başladılar. En iyi bildikleri şeyi yapıp ülkeye, kurumlara ve kişilere operasyonlar yapıyorlar. İçeride de dışarıda da bunların uzantıları var. Bunlarla mücadele aralıksız devam etmelidir. FETÖ tamamen temizlenmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu kudrete sahiptir.”
"ŞİMDİ ARTIK SIRA MECLİS’TE ATILACAK SOMUT ADIMLARDA"
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevlerine işaret eden Bahçeli, şu açıklamayı yaptı:
“Burada siyaset üzerine düşeni yaptı. Şimdi artık sıra Meclis’te atılacak somut adımlarda. Hasta ve yaşlı hükümlüler konusu olsun, diğer konular olsun süreyi uzatmadan gerekli kanunlar çıkarılmalı. Uzadığı takdirde bu sürece karşı iç ve dış yapılar boş durmayacak. Beklemenin hiçbir anlamı yok. Kimlik siyasetiyle, mezhepsel ayrışmalarla bir yere varmak mümkün değildir. Bunun kazananı yoktur. Sabır ve sağduyu ile yürütülmesi gereklidir.”
"ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A YÖNELİK SALDIRILARI GEREKÇESİZDİR"
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in bölgedeki faaliyetleri ile İran'a yönelik hamlelerini değerlendiren Bahçeli, şunları aktardı:
“ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları gerekçesizdir. Bölgemizde yaşanan her gerilim, yeni kırılmaların ve yeni cepheleşmelerin önünü açmaktadır. Suriye ve Lübnan birlikte hareket edebilir. Bu, Ortadoğu’da yeni bir jeopolitik hat oluşturabilir. Türkiye bu süreçte geniş perspektifli bir güvenlik ve dış politika yaklaşımıyla hareket etmelidir.”
"TÜRKİYE’Yİ UZUN VADEDE BİR KUTUP BAŞI HALİNE GETİRECEK"
Terörle mücadelenin Türkiye'nin geleceği üzerindeki etkilerine dair geniş çaplı bir değerlendirme yapan Bahçeli, sürecin çok boyutlu yapısına vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı:
“PKK meselesine dar bir çerçeveden değil, tarihi bir perspektiften bakmak mecburiyetindeyiz. Terör sorunu sadece iç dinamiklerle açıklanamaz. Çevremizdeki bölgesel ve küresel oyuncuların etkisini görmeden yapılacak her analiz eksik kalacaktır."
"Bu mesele çözüldüğünde yalnızca güvenlik alanında değil; ekonomiden diplomasiye, toplumsal huzurdan devlet kapasitesine kadar geniş bir alanda rahatlama yaşanacaktır. Süreç, TBMM çatısı altında hukuki ve demokratik adımlarla ilerlemelidir. Terörle mücadele aynı zamanda tarihsel ve jeopolitik bir iddianın konusudur. Türkiye, Doğu ile Batı arasında denge kuran çok yönlü bir akıl geliştirmeli. Bu akıl ve irade, Türkiye’yi uzun vadede bir kutup başı haline getirecek kudrete sahiptir.”




