Bakan Alparslan Bayraktar, maden sektöründe sağlanan teşviklerin temel amacının 30 bin çalışanın istihdamını korumak olduğunu vurgulayarak, sorumluluklarını yerine getirmeyen holdinglere karşı denetimlerin artırılacağını ve yasal yaptırımların kararlılıkla uygulanacağını açıkladı.
30 BİN ÇALIŞANIN GELECEĞİ VE TEŞVİK TARTIŞMALARI
Bakan Bayraktar, yerli kömür üretimi için 2029 yılına kadar sağlanan alım garantilerinin ve teşviklerin kamuoyunda eleştirildiğini, ancak bu desteğin aslında 30 bin çalışanın geleceğini korumak adına olduğunu savundu. "Peşkeş" iddialarına yanıt veren Bayraktar, bu desteğin asıl faydalanıcısının çalışanlar olduğunu vurguladı. Alım garantisi olmaksızın mevcut iş gücünün korunmasının mümkün olmadığını belirten Bakan, stratejik bir denge kurmaya çalıştıklarını ifade etti.
TEŞVİKLERDE KRİTİK ŞARTLAR VE MAAŞ ÖDEMELERİ
Teşviklerin gelişigüzel verilmediğini açıklayan Bayraktar; maaş borcu olan, çevre standartlarını (baca ve filtre) karşılamayan ve devlete borcu bulunan hiçbir firmaya destek sağlanmadığını hatırlattı. Bakan, tüm bu sıkı kriterlere rağmen bazı işletmelerin hala işçi maaşlarını ödemediğini ve bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtti. Denetimlerin titizlikle devam ettiğini söyleyen Bayraktar, kuralların dışına çıkan hiçbir işletmenin teşviklerden yararlanamayacağını yineledi.

RUHSAT İPTALİ TARTIŞMALARI
Bazı kesimlerden gelen "ruhsat iptal edilsin" çağrılarını da değerlendiren Bayraktar, bu noktada hassas bir karar mekanizması işlettiklerini belirtti. Ruhsatın doğrudan iptal edilmesinin işçilerin işsiz kalmasına yol açabileceği uyarısında bulunan Bakan, sosyal etkileri gözettiklerini ancak yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda tavizsiz davranacaklarını söyledi. Bayraktar, "Bu firmaya bir daha ruhsat vermeyiz. Yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ruhsatlarını iptal edebiliriz" diyerek çözüm yolundaki kararlılıklarını ortaya koydu.
"BAKANLIK YERİNE HOLDİNGİN ÖNÜNDE EYLEM YAPILMALIYDI"
İşçilerin protestolarının adresi konusunda da net bir tavır sergileyen Bakan Bayraktar, Bakanlık binası önünde gerçekleştirilen eylemlerin aslında işverenin işine geldiğini savundu. İşçilerin hak arayışlarını doğrudan holding yönetimlerine yöneltmeleri gerektiğini ifade eden Bakan, muhatabın Bakanlık değil işletme sahipleri olduğunu hatırlattı.




