Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve geldikten sonra katıldığı ilk televizyon programında dile getirdiği değerlendirmeler tartışma yarattı. Gürlek, tutuklu ve hükümlülerin avukat görüşmelerine ilişkin uygulamada boşluk bulunduğunu belirterek, bu konuda talimat verdiğini ve konunun Meclis gündemine taşınacağını ifade etmişti. Açıklamaların ardından 80 baro ortak bir bildiri yayımlayarak tepki gösterdi.

"SAVUNMA HAKKI TARİHSEL VE VAZGEÇİLMEZDİR"

Baroların ortak açıklamasında, savunma hakkının insanlık tarihinin gelişim süreciyle paralel biçimde güçlendiği ve uluslararası sözleşmeler ile yüksek yargı kararlarıyla koruma altına alındığı hatırlatıldı. Açıklamada, soruşturmanın başladığı andan özgürlüğün yeniden kazanıldığı ana kadar bireyin en temel güvencesinin avukat olduğu belirtilerek, “Özgürlüğü sınırlanan kişiler köle değil, temel hak ve özgürlüklere sahip bireylerdir” denildi.

Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

"BAĞIMSIZ SAVUNMA HEDEF ALINAMAZ"

Bakan Gürlek’in, bazı avukatların sabah saatlerinden gece yarısına kadar cezaevinde kalabildiği ve tutukluların not ya da talimatlarını bu yolla dışarıya iletebildiği yönündeki sözlerine de değinilen açıklamada, bu ifadelerin savunma makamını zan altında bıraktığı savunuldu. Barolar, avukatların yargının kurucu unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Bağımsız savunmanın temsilcisi avukatları yok sayan ve adeta hedef gösteren açıklamaları kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

"HUKUK DEVLETİNE ZARAR VERİR"

Ortak metinde, avukat-müvekkil görüşmelerine yönelik olası kısıtlamaların yalnızca mesleki faaliyeti değil, temel hak ve özgürlükleri de zedeleyeceği belirtildi. Barolar, insan haklarını koruma ve savunma yükümlülükleri gereği söz konusu düzenlemelere karşı olduklarını bildirerek, savunma hakkının sınırlandırılmasının hukuk devleti ilkesine zarar vereceğini kamuoyuna duyurdu.

Kaynak: HABER MERKEZİ