Küresel enerji ve ham madde tedarikindeki aksamaların çok boyutlu bir şok yarattığını belirten Bakan Şimşek, OVP kapsamında inşa edilen ekonomik tamponların bu tür dış etkilere karşı direnç sağladığını vurguladı.
"ŞOK ÖNGÖRÜLENİN ÇOK ÜZERİNDE"
CNN Türk yayınında gündemi değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD ile İran arasındaki gerilimin 200 günü aşkın süredir devam ettiğine dikkat çekti. Başlangıçta kısa süreli bir müdahale beklentisinin aksine sürecin uzamasının, ham petrol, gübre ve petro-kimya ürünleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade eden Şimşek, "Bugünkü şokun etkileri, geçmişteki benzer krizlerden çok daha büyük" dedi.
ENFLASYONDA 5 PUANLIK "SAVAŞ PRİMİ"
Ekonomik veriler üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri analiz eden Şimşek, savaşın yarattığı tabloyu şu sözlerle özetledi: "Bu şok olmasaydı enflasyon yüzde 20 bandında seyretme ihtimaline sahipti. Mevcut fiyatlamalara baktığımızda, savaşın enflasyon rakamları üzerinde en az 5 puanlık ilave bir etkisi olduğunu görüyoruz." Bakan, sürecin uzaması durumunda bu etkinin derinleşebileceği konusunda uyarılarda bulundu.
"TAMPONLARI İNŞA ETTİK, ŞOKLARI YÖNETEBİLİRİZ"
Türkiye'nin zor bir coğrafyada bulunduğu gerçeğine atıfta bulunan Şimşek, uygulanan Orta Vadeli Program'ın (OVP) temel amacının tam da bu tip makro riskleri yönetmek olduğunu belirtti. 2023'teki büyük deprem felaketinin yarattığı finansal yükü piyasadan kaynak temin ederek yönettiklerini, aksi takdirde enflasyonun üç haneli rakamlara çıkma riskinin bulunduğunu hatırlattı. Şimşek, "Biz tamponlar inşa ettik, rezerv biriktirdik. Yaşanan şok yönetilebilir bir şoktur" diyerek ekonomi programına olan güvenini tazeledi.
"DİREKT VE DOLAYLI ETKİLER DEVREDE"
Savaşın sadece petrol fiyatlarını değil; giyimden teknolojiye, ticaretten büyümeye kadar her alanı etkilediğini kaydeden Bakan, özellikle gübre üretiminin büyük bölümünün Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşmasının gıda ve tarımsal maliyetler üzerinde de risk oluşturduğunu belirtti. Bakan Şimşek, ticaretin aksamaması ve cari dengenin korunması adına yoğun bir mesai harcadıklarını sözlerine ekledi.
KİRA ENFLASYONU YIL SONUNDA YÜZDE 30-35'E İNER
2025 yılı verilerine göre Türkiye genelinde harcamaların yüzde 67'sini kira-konut, gıda ve ulaştırma kalemleri oluştururken, bu oran dar gelirli gruplarda yüzde 77'ye kadar çıkıyor. Kira enflasyonunu dizginlemek adına konut arzını artırmaya odaklanan hükümet, özellikle deprem bölgesindeki konut teslimleriyle somut sonuçlar elde etti. Kira enflasyonunun yüzde 118'e ulaştığı deprem bölgesinde, 500 bini tamamlanan ve 120 bini bu yıl teslim edilecek konutlarla bu oran yüzde 20 seviyelerine geriledi. Ülke genelinde de yüzde 50'nin altına inen kira enflasyonunun, önümüzdeki 2 yıl içinde devreye alınacak 750 bin konutla birlikte yıl sonunda yüzde 30-35 bandına çekilmesi hedefleniyor.
İHRACATÇIYA VE SANAYİCİYE TARİHİ FİNANSMAN DESTEĞİ
Enflasyonu kalıcı olarak tek haneye indirmeden vatandaş ve sanayici için gerçek bir rahatlamanın mümkün olmayacağını belirten Bakan Şimşek, reel sektörün finansmana erişimindeki zorlukları aşmak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı'nın yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı yaklaşımı doğrultusunda, ihracatçıya sağlanan destekler tarihi seviyelere çıkarıldı. 2023 yılında 300 milyon lira olan günlük reeskont kredi hacmi 15 kat artırılarak 4,5 milyar liraya yükseltilirken, Türk Eximbank'ın sermayesi 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkarılarak sektörün bugüne kadarki en güçlü desteğe ulaşması sağlandı.




