Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ambalajlarında yıllardır tartışma konusu olan “doğal”, “taze” ve “günlük” ifadelerine neşter vurdu. Yeni düzenlemeyle birlikte tüketiciyi yanıltan etiketler, abartılı görseller ve özellikle çocukları hedef alan ambalaj tasarımları ciddi şekilde sınırlandırılıyor. Artık raftaki ürünler “göründüğü gibi” olmak zorunda.
“MIŞ GİBİ” DÖNEMİ BİTİYOR
Yapılan kapsamlı revizyonla birlikte gıda sektöründe sıkça karşılaşılan paket-içerik uyumsuzluğuna son verilmesi hedefleniyor. İçinde gerçek meyve bulunmayan ürünlerin ambalajına meyve görselleri koymak ya da ürünü olduğundan daha sağlıklı gösteren ifadeler kullanmak artık kolay olmayacak. Uzmanlara göre bu adım, yıllardır süren “mış gibi yapma” döneminin sonunu getirebilir.
ÇOCUKLARI HEDEF ALAN TASARIMLARA SINIR
Yeni düzenleme, özellikle çocukları cezbeden ambalajlara da kısıtlama getiriyor. Çizgi karakterler, parlak renkler ve yanıltıcı figürlerle sağlıksız ürünlerin cazip hale getirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bu sayede çocukların zararlı gıdalara yöneliminin azaltılması hedefleniyor.
SADECE ETİKET DEĞİL, SAĞLIK MESELESİ
Gıda mühendisi Ece Birinci, yapılan değişikliğin sadece bir etiket düzenlemesi olmadığını, doğrudan halk sağlığını ilgilendirdiğini vurguluyor. Birinci’ye göre bazı üreticiler, tüketiciyi etkilemek için ambalajlarda meyve görselleri kullanırken ürünün içinde bu içerikler yer almıyor. Hatta bazı durumlarda uzun vadede sağlık riskleri taşıyan aroma vericiler devreye giriyor.
CEZALAR YETERLİ Mİ? TARTIŞMA BÜYÜYOR
Yeni düzenleme umut verse de, denetim ve cezaların yeterliliği tartışma konusu. Aynı firmanın defalarca tağşiş listesine girmesine rağmen faaliyetlerine devam edebilmesi, sistemin caydırıcılığına dair soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, özellikle tekrar eden ihlallerde daha ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunuyor.
GIDADA ÇİFTE STANDART İDDİASI
Dikkat çeken bir diğer konu ise “çifte standart” eleştirisi. Aynı ürünün yurt dışında daha yüksek kaliteli içeriklerle satılırken Türkiye’de daha düşük standartlarla piyasaya sunulduğu iddiaları, tüketici güvenini zedeliyor. Bu durumun hem etik hem de sağlık açısından ciddi bir problem olduğu belirtiliyor.
TÜKETİCİYE DE GÖREV DÜŞÜYOR
Uzmanlar, sadece bakanlık düzenlemelerinin yeterli olmadığını, tüketicilerin de bilinçli olması gerektiğini vurguluyor. Etiket okuma alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiği ifade edilirken, yanlış ürünleri satın almamanın en güçlü tepki olduğu belirtiliyor.




