Ankara’nın sağlık tarihini ve son yıllarda dev şehir hastaneleriyle yaşanan dönüşümü odağına alan “Betonlar Arasında Ankara Hastaneleri” belgeseli izleyiciyle buluştu.

Ankara Tabip Odası (ATO), Ankara Dişhekimleri Odası (ADO) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) yapımcılığında hayata geçirilen projeye, Hastanemi Açın Platformu (HAP) da destek verdi. Belgeselin yönetmenliğini Alper Şen üstlendi.

Yapım, Ankara’daki sağlık hizmetlerinin mekânsal dönüşümünü yalnızca fiziksel bir değişim olarak değil; sosyal, mesleki ve hafızaya dair bir kırılma olarak ele alıyor.

N U M U N E

“5 DAKİKADA BU İŞİN OLMAYACAĞINI BİLİYORUM”

Belgeselde söz alan hekimler, şehir hastaneleriyle birlikte artan poliklinik sayısına ve iş yüküne dikkat çekiyor.

Bir hekimin şu sözleri dikkat çekiyor:

“Hekimleri daha fazla hedef gösteren bir yaklaşım oluştu. Daha fazla poliklinik açıldı. Günde kaç hasta bakmam gerektiğine karar veren kişi ben değilim. Bu işin 5 dakikada olmayacağını biliyorum.”

Belgesel, sağlık çalışanlarının performans baskısı altında daha kısa sürede daha fazla hasta bakmaya zorlandığını öne sürerken, bunun hem hekim hem hasta açısından nitelikli sağlık hizmetini zorlaştırdığını savunuyor.

Bayazit İlhan

“SAĞLIK HAKKINA IŞIK TUTAN BİR ÇALIŞMA”

ATO eski Başkanı Bayazıt İlhan ise belgeseli yalnızca bir hafıza çalışması değil, aynı zamanda güncel sağlık politikalarına dair güçlü bir eleştiri olarak değerlendiriyor:

“Bu belgesel bir yönüyle Cumhuriyet’in köklü sağlık kurumlarına saygı duruşu. Öte yandan günümüz sağlık düzenine tutulan kuvvetli bir ışık. Piyasalaşan sağlığa karşı direniş öyküsü.”

Sultan Ozer

HAFIZA VE MEKÂN ELEŞTİRİSİ

Yapımın en güçlü vurgularından biri, kapatılan köklü hastanelerin Ankara’nın kolektif hafızasındaki yeri.

Gazeteci Sultan Özer, süreci şu sözlerle anlatıyor:

“Çok heyecanlı bir çalışma yürütüldü. Gerçekten tarihe kalması gereken bir belgesel çıktı. Ankara’nın bir tarihi, çok önemli hastaneleri yok artık.”

Özer, özellikle 10 Ekim saldırısında yaralananların en yakın hastane olarak Numune’de tedavi görmesini hatırlatarak, kapatılan hastanelerin sadece bir bina değil, kriz anlarında hayati rol oynayan kurumlar olduğunu vurguluyor.

Belgeselde şehir hastanelerinin fiziksel büyüklüğünün, erişim ve mekânsal dağınıklık açısından yeni zorluklar yarattığına da dikkat çekiliyor. “Doktorlar bile zorlanıyor; hasta, yaşlı ve engelliler için durum çok daha ağır” değerlendirmesi yapılıyor.
Ulucanlar Goz Egitim Ve Arastirma Hastanesi

KAMUSAL MEKÂNLAR DA SAĞLIKLA BİRLİKTE DÖNÜŞTÜ”

Belgeselin yönetmeni Alper Şen, çalışmanın yalnızca sağlık sistemindeki dönüşümü değil, Ankara’nın kent merkezindeki kamusal alan kaybını da görünür kıldığını vurguladı.

Şen, sürece bir Ankaralı olarak tanıklık ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bir Ankaralı olarak bu belgesel çalışması boyunca sağlıkta dönüşüm kadar son dönemde kent merkezindeki kamusal mekânların da dönüşümüne tanık oldum. Numune Hastanesi, Yüksek İhtisas Hastanesi, Ulus Devlet Hastanesi gibi tarihi ve kültürel değeri olan kurumların kapatılması ve yıkılmasıyla, kent merkezinde kamu hizmeti sağlayan yapıların nasıl ve hangi gerekçelerle kaybettirildiğini sürecin tanıklarıyla birlikte öğrenmiş oldum.”

Şen, şehir hastanelerine erişimin zorluğuna ve sistemin yarattığı yabancılaşmaya da dikkat çekti:

“Hepimizin kentin çeperlerindeki devasa şehir hastanelerine gitmek zorunda kalması ve devlet hastanelerinde tedavi olmanın giderek karmaşıklaştığı bir düzende, sağlık çalışanlarının yaşadığı zorlukları gözlemlemek çok çarpıcıydı. Bu sistem hastayı müşteriye, sağlık çalışanını ise bantta çalışan işçiye dönüştürüyor.”

Images-84

Belgeselin, dönüşen sistem içinde hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının birbirini anlaması açısından önemli bir hafıza çalışması olduğuna işaret eden Şen, kapatılan devlet hastanelerine ait görsel arşivin derlenmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını belirtti.

Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
İçeriği Görüntüle

“Hastanelerin kapatılmaması için mücadele edenlerin çabasını görünür kılmak, sağlık alanında yok edilmeye çalışılan kurumsal hafızaya sahip çıkmak ve her şeye rağmen başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu düşünmek bu belgeselin temel motivasyonlarından biri oldu.”

Kaynak: HABER MERKEZİ